Sendikalardan AÖA yasa tasarısına sert tepki: “Yine dava edeceğiz”
KTÖS, KTOEÖS ve DAÜ-SEN, Atatürk Öğretmen Akademisi Kuruluş (Değişiklik) Yasa Tasarısı’na karşı Akademi önünde eylem yaptı. Sendikalar, düzenlemenin liyakat ilkesini ortadan kaldıracağını savunarak siyasi, eylemsel ve hukuki mücadeleyi büyüteceklerini açıkladı. KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, tasarının yasalaşması halinde yeniden dava açacaklarını söyledi.
Sendikalardan AÖA yasa tasarısına sert tepki: “Yine dava edeceğiz”
KTÖS, KTOEÖS ve DAÜ-SEN, Atatürk Öğretmen Akademisi Kuruluş (Değişiklik) Yasa Tasarısı’na karşı Akademi önünde eylem yaptı. Sendikalar, düzenlemenin liyakat ilkesini ortadan kaldıracağını savunarak siyasi, eylemsel ve hukuki mücadeleyi büyüteceklerini açıkladı. KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, tasarının yasalaşması halinde yeniden dava açacaklarını söyledi.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) ve Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN), Atatürk Öğretmen Akademisi Kuruluş (Değişiklik) Yasa Tasarısı’na karşı Atatürk Öğretmen Akademisi’nde eylem düzenledi.
Eyleme Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, bazı muhalefet milletvekilleri, siyasi parti ve sendika temsilcileri ile AÖA öğrencileri katıldı.
Sendikalar, yasa tasarısına yönelik eleştirilerini sembolik bir eylemle de ortaya koydu. Eylem alanına getirilen çamaşır makinesi, konuşmaların merkezindeki simgelerden biri oldu.
“AÖA SAHTE DİPLOMA DÜZENİNİN ARACI YAPILMAK İSTENİYOR”
Eylemde ilk konuşmayı yapan KTÖS Başkanı Mustafa Baybora, 1937 yılından bu yana Kıbrıslı Türklerin kimliğinin, kültürünün ve yaşam biçiminin gelecek kuşaklara aktarılmasında önemli rol oynayan Atatürk Öğretmen Akademisi’ne sahip çıkmak için toplandıklarını söyledi.
Ülkede siyasi, ekonomik ve kültürel anlamda ciddi bir çürüme yaşandığını savunan Baybora, rüşvet, ihale usulsüzlükleri ve sahte diploma tartışmalarına işaret ederek, Akademi’nin bu süreçte araç haline getirilmek istendiğini öne sürdü.
Baybora, “Sahte diploma konusunda AÖA aracı olarak kullanılmak isteniyor. Biz buna asla müsaade etmeyeceğiz. Siyasi, eylemsel ve hukuki olarak mücadelemizi ileri taşıyacağız. Hukukun üstünlüğünü hiçe sayan bu anlayışa da gereken cevabı vereceğiz.” dedi.
“BUGÜN BURADA OLMA NEDENİMİZ MİNAREYİ ÇALDIRMAMAK”
KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş ise Anayasa Mahkemesi kararının etrafından dolaşılmaya çalışıldığını savunarak, “Bugün burada olma nedenimiz minareyi çaldırmamak, kılıfına uydurmamak.” ifadelerini kullandı.
Yasa tasarısının alelacele hazırlandığını ileri süren Maviş, kamuoyunda yeterli tartışma zemini yaratılmadan komiteye sevk edildiğini söyledi.
“Ben yaparım olur zihniyeti son beş yıldır bu ülkeye yapabileceği kadar kötülük yapmıştır.” diyen Maviş, aynı anlayışla hazırlanan birçok düzenlemenin mahkemeden döndüğünü kaydetti.
1937’den bu yana öğretmen yetiştiren Atatürk Öğretmen Akademisi’nin bu sürece alet edilmek istendiğini savunan Maviş, AÖA Yönetim Kurulu Başkanı Nazım Burgul ile Akademi’nin hukuk işlerini yürüten Gençlik Federasyonu Başkanı Mustafa Özbilgehan’ın da yasa tasarısının hazırlanmasında etkili rol oynadığını ileri sürdü.
“ÇAMAŞIR MAKİNESİ OLMAK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ”
Konuşmasının bir bölümünü eylem alanına getirilen çamaşır makinesinin önünde yapan Maviş, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nu hedef aldı.
Makinenin içine karşı oldukları uygulamaların yazılı olduğu kağıtları atan Maviş, “Bir başkasının kirli çamaşırlarını yıkıyorsanız, çamaşır makinesisiniz. Çamaşır makinesi olmak zorunda değilsiniz.” dedi.
Tasarıda bilimin değil, “kadrolaşma, usulsüzlük, eşitsizlik, ayrımcılık, yasadışılık, hukuksuzluk, partizanlık ve yetkiyi kötüye kullanma anlayışının” bulunduğunu öne süren Maviş, düzenlemenin öğretmen yetiştirme sistemini bozacağını savundu.
“EN AZ 2 BİN KİŞİYE YOL AÇILIYOR”
AÖA’ya yaklaşık 100 yıldır tek bir sınavla öğrenci alındığını belirten Maviş, yeni düzenlemeyle yaş sınırının kaldırıldığını ve farklı kriterler getirildiğini söyledi.
“Lisansınız varsa ve kamuda veya özelde belirli bir süre öğretmenlik yapmışsanız, seviye tespit sınavına girebilirsiniz deniyor. En az 2 bin kişi. Kimin için yaptık demişlerdi? Haklı beklentisi olan geçici öğretmenlerle ilgili. Onlar kaç kişi? 400 kişi.” diyen Maviş, düzenlemenin gerekçesi ile kapsamı arasında çelişki bulunduğunu savundu.
Komitede Anayasa’ya uygun öneriler sunduklarını ancak bunların reddedildiğini söyleyen Maviş, amacın oy avcılığı olduğunu ileri sürdü.
“YASA YİNE DAVA EDİLECEK”
Burak Maviş, yasa tasarısının Meclis Genel Kurulu’ndan geçmesi halinde yeniden yargıya taşınacağını belirterek, “Yasa değişikliği yine dava edilecek.” dedi.
Maviş konuşmasının sonunda, “Sahte diplomaya tenezzül ederseniz yargılanacaksınız. Sahte diplomaya kimse tenezzül etmesin.” ifadelerini kullandı.
“LİYAKATTEN UZAK BİR ANLAYIŞ AÖA’YA ENJEKTE EDİLMEK İSTENİYOR”
KTOEÖS Başkanı Ahmet Karaoğulları da AÖA’nın liyakat esaslı yapısının değiştirilmek istendiğini savundu.
Kamusal eğitimin temel unsurunun öğretmen olduğunu belirten Karaoğulları, öğretmenin niteliğini belirleyen unsurun aldığı bilimsel ve çağdaş eğitim olduğunu söyledi.
AÖA’nın yaklaşık 90 yıldır okul öncesi ve ilkokul öğretmeni yetiştiren temel kurumlardan biri olduğunu kaydeden Karaoğulları, “Liyakat ve nitelikten yoksun bir anlayış AÖA’ya enjekte edilmek isteniyor.” dedi.
“KALİTENİN DÜŞÜŞÜNE İZİN VERİLMEMELİ”
DAÜ-SEN Başkanı Mustafa Rıza ise yükseköğretimde yaşanan büyümenin kaliteyi geriye götürdüğünü savundu.
2000’li yılların başında birkaç üniversite bulunduğunu, bugün ise sayının 23’e ulaştığını belirten Rıza, “Kalite git gide düşüyor.” dedi.
AÖA’nın Kıbrıslı Türklerin ilk yükseköğretim kurumu olduğuna işaret eden Rıza, temel unsurun kalite olduğunu belirterek bunun korunması gerektiğini söyledi.
Rıza, “Seçim için ucuz yatırımlar yaparak 20 sene sonrasını kaybedeceğiz.” ifadelerini kullandı.
İNCİRLİ: “YASA KOMİTEYE GERİ ÇEKİLMELİ”
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli de öğretmenlik mesleğinin ve gençlerin geleceğinin ciddi bir tehdit altında olduğunu savundu.
AÖA’nın yaklaşık bir asırdır kendi kültürü, tarihi ve gelenekleriyle öğretmen yetiştirdiğini belirten İncirli, öğretmenliğin toplumun gelişimi açısından vazgeçilmez bir meslek olduğunu söyledi.
Öğretmen açığının yıllardır bilinen bir sorun olduğunu ifade eden İncirli, buna rağmen gerekli planlamaların yapılmadığını belirterek, geçici öğretmenlik uygulamalarıyla sorunun ertelendiğini kaydetti.
“İhmallerini, aslında kasıtlı olarak bugünlere hazırlıklarını örtbas etmeye çalışıyorlar.” diyen İncirli, yapılması gerekenin yasa tasarısının komiteye geri çekilmesi olduğunu söyledi.
Düzenlemenin mevcut haliyle kabul edilmesinin ülkenin geleceğini olumsuz etkileyeceğini savunan İncirli, “Eğitim bilimini, ülkenin gerçeklerini bir kenara atıp oldukça kaotik bir yapıyı dayatıyorsunuz.” dedi.
CTP olarak tasarının geri çekilmesi için siyasi mücadele yürüteceklerini belirten İncirli, “Bu yönetim anlayışı ülkeyi karanlığa ve felakete sürüklüyor.” ifadelerini kullandı.
AÖA ÖĞRENCİLERİ DE TEPKİ GÖSTERDİ
AÖA öğrencileri adına konuşan Özbil Kiremitcioğlu ise Anayasa Mahkemesi kararının ardından hazırlanan düzenlemenin Akademi’ye özel bir giriş yolu oluşturduğunu savundu.
Mevcut öğrencilerin bu modeli doğru bulmadığını söyleyen Kiremitcioğlu, geçici öğretmenlik yapan kişilerin sürece geçici statüde dahil olduklarını belirterek, “AÖA’ya özel bir giriş yolu açılmasına kesinlikle karşıyız.” dedi.
Kiremitcioğlu, Akademi’nin niteliğinin, öğrencilerin haklarının ve mevcut giriş sisteminin korunmasını talep ettiklerini ifade etti.
TAK














