“Türkiye’nin Kıbrıs ve Ege hamlesi gerilimi artırıyor”
Philenews, Türkiye’nin deniz yetki alanlarını yasalaştırma hazırlığını “Kıbrıs ve Ege için Türk manifestosu” olarak yorumladı. Habere göre Atina ve Lefkoşa, Ankara’nın MEB hamlesini AB gündemine taşımaya hazırlanırken, Lefkoşa ittifaklarını güçlendirerek Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki fiili durum politikasına karşı strateji kuruyor.
“Türkiye’nin Kıbrıs ve Ege hamlesi gerilimi artırıyor”
Philenews, Türkiye’nin deniz yetki alanlarını yasalaştırma hazırlığını “Kıbrıs ve Ege için Türk manifestosu” olarak yorumladı. Habere göre Atina ve Lefkoşa, Ankara’nın MEB hamlesini AB gündemine taşımaya hazırlanırken, Lefkoşa ittifaklarını güçlendirerek Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki fiili durum politikasına karşı strateji kuruyor.
Bugün Kıbrıs
Philenews yazarı Kostas Venizelos, Ankara’nın deniz yetki alanlarına ilişkin iddialarını “iç hukuk” haline getirme girişiminin bölgede yeni gerilimlerin habercisi olduğunu yazdı. Haberde, Türkiye’nin “Mavi Vatan” vizyonunu yasalaştırmaya çalıştığı, bunun Ege ve Doğu Akdeniz’deki jeopolitik gelişmelerle doğrudan bağlantılı olduğu savunuldu.
ANKARA’NIN HAZİRAN HAMLESİ BEKLENİYOR
Habere göre Atina ve Lefkoşa, Türkiye’de haziran ayında Meclis’e sunulması beklenen yasa tasarısının içeriğini ve Ankara’nın bundan sonra atabileceği adımları değerlendiriyor. Philenews, Türkiye’nin tasarıyı sert söylemle birlikte gündemde tutarak gerilimi canlı tutmak istediğini öne sürdü. Haberde, “sakin sular” döneminin artık geride kaldığı yorumu yapıldı.
“EGE’Yİ BÖLÜYOR, KIBRIS’TAN DENİZ KOPARIYOR”
Haberde, tasarıya ilişkin dolaşımda olan haritanın doğru olması halinde, bunun Ege’yi bölen ve Kıbrıs’ın deniz yetki alanlarından pay alan bir yaklaşımı yansıttığı belirtildi. Philenews, bu düzenlemenin uluslararası meşruiyeti olmayan bir iç hukuk adımı olduğunu, ancak Türkiye’nin geleneksel taktiğinin önce fiili durum yaratmak, sonra bunu müzakere gündemine taşımak olduğunu savundu.
LEFKOŞA VE ATİNA KONUYU AB’YE TAŞIYACAK
Haberde, Türkiye’nin deniz yetki alanı iddialarını yasalaştırma çabasının yalnızca Yunanistan ve Kıbrıs’ı değil, Avrupa Birliği’ni de ilgilendirdiği vurgulandı. Denizler, hidrokarbon kaynakları ve balıkçılık alanlarının AB’nin de yetki alanına girdiği belirtilerek, Atina ve Lefkoşa’nın konuyu Avrupa kurumları önüne taşıyacağı ve meseleyi “Avrupa-Türkiye ilişkileri” başlığına dönüştüreceği ifade edildi.
TÜRKİYE’NİN HEDEFİ STRATEJİK ALAN AÇMAK
Philenews’e göre Ankara, İran’ın bölgesel gücünün zayıflamasıyla oluşan jeopolitik boşluğu değerlendirmek ve Doğu Akdeniz’de daha güçlü rol üstlenmek istiyor. Yazıda, Türkiye’nin hedefinin yalnızca deniz yetki alanları olmadığı, Kıbrıs’ta ara bölgeye ilişkin tartışmalı alanlarda da adım adım fiili durum yaratmaya çalıştığı ileri sürüldü.
KIBRIS’IN BATISINDA MEB İDDİASINA RET
Haberde, Türkiye’nin uzun süredir Kıbrıs Cumhuriyeti’nin batısında, kuzeyinde ve doğusunda münhasır ekonomik bölge ya da kıta sahanlığı bulunmadığı tezini savunduğu hatırlatıldı. Ankara’nın bu yaklaşım üzerinden Mısır’la deniz sınırı olduğu iddiasını gündeme getirdiği belirtildi. Philenews, Türkiye’nin 2011’de kuzeydeki yönetimle yaptığı deniz yetki alanı anlaşmasını da bu politikanın parçası olarak değerlendirdi.
ATİNA’DAN ÖN UYARI, LEFKOŞA’DAN İTTİFAK HAMLESİ
Habere göre Atina, Türk tasarısına karşı Dışişleri ve Savunma bakanları aracılığıyla önleyici uyarılarda bulundu. Ancak Yunan hükümetinin asıl sınavının, Türkiye’nin bir sonraki adımı atması halinde vereceği karşılık olacağı kaydedildi. Lefkoşa’nın ise stratejisini ittifakları güçlendirmek üzerine kurduğu belirtildi. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Kıbrıs ziyareti ve Nikos Hristodulidis’in Hindistan ziyareti, bu stratejik açılımın parçaları olarak sunuldu.
GUTERRES’İN EYLÜL HAMLESİ BEKLENİYOR
Haberde Kıbrıs sorununa ilişkin diplomatik sürecin de yeniden hareketlendiği belirtildi. Philenews’e göre BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in eylül ayında New York’ta son bir girişim yapması bekleniyor. Haberde, Guterres’in Crans Montana’da sunulan çerçeveden daha ayrıntılı bir çerçeve oluşturmaya çalıştığı, yeni bir gayriresmi beşli konferansın ise genel bir çerçevede uzlaşı sağlanmasına bağlı olduğu aktarıldı.
LEFKOŞA’DA KIRMIZI ÇİZGİLER YENİLENİYOR
Philenews, Türkiye’nin iki devletli çözüm ısrarının sürecin önündeki temel zorluklardan biri olduğunu yazdı. Haberde, Guterres’in Türk tarafına iki devletli çözüm vurgularından kaçınılmasının daha verimli olacağını ilettiği öne sürüldü. Hristodulidis’in Atina’da Yunanistan Parlamentosu’na hitabında, “yasadışılığın meşrulaştırılmasını” ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin idari, siyasi ve toprak bütünlüğünün kalıcı biçimde parçalanmasını kabul etmeyeceklerini söylediği aktarıldı.













