Keleşzade: “Federasyonu, emekçilerin sorunlarını ve iradeyi gündemde tutacağız”
Bağımsızlık Yolu Mağusa milletvekili adayı Mustafa Keleşzade, 6 Aralık seçimlerinde emekçilerin haklarını, federal çözümü ve Kıbrıslı Türklerin iradesini ön plana çıkaracaklarını söyledi. CTP'nin federasyon konusundaki tutumunu eleştiren Keleşzade, basın emekçilerine yönelik saldırıların da münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti.
Keleşzade: “Federasyonu, emekçilerin sorunlarını ve iradeyi gündemde tutacağız”
Bağımsızlık Yolu Mağusa milletvekili adayı Mustafa Keleşzade, 6 Aralık seçimlerinde emekçilerin haklarını, federal çözümü ve Kıbrıslı Türklerin iradesini ön plana çıkaracaklarını söyledi. CTP'nin federasyon konusundaki tutumunu eleştiren Keleşzade, basın emekçilerine yönelik saldırıların da münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti.
Bugün Kıbrıs/Genel Seçim 2026
Bağımsızlık Yolu Mağusa milletvekili adayı Mustafa Keleşzade, Emeğin Gündemi programında seçim süreci, çalışma yaşamı, Kıbrıs sorunu, kamusal hizmetler ve basın özgürlüğüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Partisinin sermaye karşısında emekten yana siyaset yürüttüğünü belirten Keleşzade, seçim çalışmalarında adayların kişisel popülerliği yerine siyasi fikirleri ve emeğin iktidarını öne çıkardıklarını ifade etti.
“SERMAYENİN ÇIKARLARIYLA EMEKÇİNİN ÇIKARLARI AYNI DEĞİLDİR”
Diğer siyasi partilerin aday listelerinde sermayedarların ve bürokratların ağırlıkta olduğunu belirten Keleşzade, Bağımsızlık Yolu adaylarının yüzde 80-90’ının beyaz ve mavi yakalı emekçilerden oluştuğunu söyledi. Özellikle özel sektörde çalışan kişilerin işlerini kaybetme veya ekonomik zarar görme riskine rağmen adaylık üstlenmelerinin önemine değindi.
Keleşzade, siyasette kullanılan “herkesi kucaklama” söyleminin sınıfsal eşitsizlikleri görünmez kıldığını belirterek, haftanın altı günü, günde 10 saat çalışmasına rağmen ek mesai ücreti alamayan emekçilerle bu çalışma düzeninden kazanç sağlayan patronların çıkarlarının aynı olamayacağını ifade etti.
Sınıfsal sorunlar karşısında tarafsızlık iddiasını da eleştiren Keleşzade, “Ben taraf olmuyorum” yaklaşımının gerçekte sermayeden yana tutum almak anlamına geldiğini belirtti.
Kamu çalışanlarının da emekçi olduğunu hatırlatan Keleşzade, özel sektördeki çalışma koşullarının daha ağır olmasının, kamu emekçilerinin barınma, sağlık ve eğitim giderleri karşısında yaşadığı sorunları ortadan kaldırmadığını kaydetti.
“FEDERASYON TEZİNDEN GERİ ADIM ATILMASINI KABUL ETMEYECEĞİZ”
Seçim kampanyalarında Kıbrıs sorununun yeterince tartışılmamasını eleştiren Keleşzade, CTP’den federasyon konusunda net açıklamalar göremediğini söyledi. Türkiye’deki AKP-MHP iktidarının iki devlet politikasının Kıbrıs’taki siyasi partileri etkileyebildiğine işaret etti.
İki toplumlu federal çözümü uzun vadede halkların çıkarına olacak tek çözüm olarak değerlendirdiklerini belirten Keleşzade, federasyon konusunu seçim sürecinde daha güçlü biçimde gündeme taşıyacaklarını ifade etti.
TDP’nin CTP ile hükümet kurma yönündeki açıklamalarını da değerlendiren Keleşzade, olası bir hükümet ortaklığından önce federasyon konusunda açık bir siyasi tutum belirlenmesi gerektiğini söyledi.
“HALKIN YANINDA OLMAK İÇİN ADAYIZ”
Neoliberal politikaların kamusal hizmetleri piyasalaştırdığını belirten Keleşzade, barınma, sağlık ve eğitim hakkı alanlarındaki sorunların yalnızca Kıbrıs’a özgü olmadığını ifade etti. İspanya’daki barınma ve Fransa’daki eğitim hakkı mücadelelerini örnek göstererek bu sorunlara karşı toplumsal mücadelenin önemine değindi.
Kıbrıs’ın kuzeyinde son 10 yılda 2+1 konut fiyatlarının 40-50 bin sterlin düzeyinden 120-140 bin sterline yükseldiğini belirten Keleşzade, artan konut fiyatlarının insanların barınma hakkına erişimini zorlaştırdığını söyledi.
Sağlık sisteminin kötüleştiğini ve insanların özel hastanelere yönelmek zorunda bırakıldığını ifade eden Keleşzade, kamusal eğitimin de zayıflatıldığını kaydetti. Eğitim ve inşaat sektörlerinde yüksek kar odaklı sermaye çevrelerinin yarattığı sorunlara işaret ederek, kamusal eğitim, sağlık ve barınma olanaklarının güçlendirilmesi için mücadele ettiklerini söyledi.
Keleşzade, Bağımsızlık Yolu’nun seçimlerdeki yaklaşımını “Halkın yanında olmak için adayız” sözleriyle özetledi.
“BASIN EMEKÇİLERİ BİZİM ONURUMUZDUR”
Basın emekçilerine yönelik saldırılara da değinen Keleşzade, yaşananların birbirinden bağımsız ve münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Gazetecilere yönelik baskıların tehditlerden siber saldırılara, yasal kısıtlamalardan fiziksel saldırılara kadar uzandığını ifade etti.
Basın emekçilerinin tüm baskılara rağmen sahte diploma meselesinin takipçisi olduğunu belirten Keleşzade, saldırıya uğrayan gazeteci Pınar Barut’un kararlılığına da değindi.
“Basın emekçileri bizim onurumuzdur” diyen Keleşzade, gazetecilerin özgür ve güvenli çalışma koşullarına sahip olması gerektiğini söyledi.
“SEÇİMLERİ EŞİTLİK VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİNİN BİR ARACI OLARAK GÖRÜYORUZ”
Seçimlerin yalnızca milletvekillerinin belirlendiği bir süreç olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Keleşzade, mevcut rejime karşı eşitlik ve özgürlük mücadelesinin farklı araçlarla sürdürüleceğini ifade etti.
Seçim döneminde federasyonun, emekçilerin yaşadığı sorunların ve irade meselesinin gündem dışında bırakılmak istendiğini söyleyen Keleşzade, Bağımsızlık Yolu’nun bu başlıkları gündemde tutmakta kararlı olduğunu belirtti.
















