52 yıldır kardeşini arıyor: “Esir alındığına dair kayıtlar var”
Maria Karefyllidou-Ioannou, 1974’te kaybolan kardeşi Christos Karefyllides’in akıbetini öğrenmek için 52 yıldır mücadele ediyor. Karefyllidou-Ioannou, elindeki tanıklık ve kayıtlara göre kardeşinin çatışmalardan sağ kurtulduğunu, yaralı halde esir alındığını ve Uluslararası Kızılhaç listelerinde yer aldığını söylüyor.
52 yıldır kardeşini arıyor: “Esir alındığına dair kayıtlar var”
Maria Karefyllidou-Ioannou, 1974’te kaybolan kardeşi Christos Karefyllides’in akıbetini öğrenmek için 52 yıldır mücadele ediyor. Karefyllidou-Ioannou, elindeki tanıklık ve kayıtlara göre kardeşinin çatışmalardan sağ kurtulduğunu, yaralı halde esir alındığını ve Uluslararası Kızılhaç listelerinde yer aldığını söylüyor.
Bugün Kıbrıs
Philenews’in dosyasında, 1974’ten bu yana kayıp olan Christos Karefyllides’in kız kardeşi Maria Karefyllidou-Ioannou’nun yarım asrı aşan arayışı anlatıldı.
Karefyllides, 1974’te 33’üncü Komando Birliği’nde yedek çavuş olarak görev yapıyordu. Kız kardeşi, elde ettiği tanıklık ve belgelerin kardeşinin çatışmalardan sağ çıktığını ve esir alındığını gösterdiğini savunuyor.
KIZILHAÇ KAYITLARINDA ADI VAR
Karefyllidou-Ioannou, araştırmasında bir Kıbrıslı yüzbaşının ve bir Yunan teğmenin tanıklıklarına, Kıbrıs Kızılhaçı kayıtlarına, dönemin basınında yayımlanan bilgilere ve Uluslararası Kızılhaç listelerindeki referans numarasına ulaştığını belirtti.
Kardeşinin akıbetini araştırmak için Kayıp Şahıslar Servisi’nin yanı sıra BM, Kızılhaç ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi dahil çok sayıda kuruma başvurduğunu söyleyen Karefyllidou-Ioannou, 52 yıldır araştırmasını kendi imkanlarıyla sürdürdüğünü ifade etti.
TARİHİ ARŞİV ÇAĞRISI
Karefyllidou-Ioannou, kayıp kişiler, savaş esirleri ve 1974’te hayatını kaybedenlere ilişkin kapsamlı bir Tarihsel Arşiv kurulması çağrısı yaptı.
Resmi bilgilerin eksik kaldığını savunan Karefyllidou-Ioannou, kayıpların yalnızca kalıntıların bulunması meselesi olarak ele alınmaması gerektiğini; kayboldukları andan akıbetlerinin belirlenmesine kadar geçen sürecin de araştırılması gerektiğini söyledi.
Dosyada ayrıca, Kıbrıs Cumhuriyeti Yüksek Mahkemesi’nin 4 Eylül 2026’da iki kayıp kişinin akıbetinin etkili biçimde soruşturulmaması nedeniyle tazminata hükmettiği de hatırlatıldı.
















