Evrensel Çocuk Hakları Derneğinden seçim çağrısı: “Çocuklar siyasetin propaganda aracı değildir!”
Evrensel Çocuk Hakları Derneği, seçim kampanyalarında çocukların siyasi propaganda amacıyla kullanılmaması, mahremiyetlerinin korunması ve haklarına saygı gösterilmesi için 10 maddelik etik ilkeler bildirgesi hazırladı. Dernek, “Seçimler geçer, çocukların görüntüleri ve dijital izleri kalır” uyarısıyla tüm siyasi partileri, adayları ve ilgili kurumları çocuk haklarına saygılı bir seçim süreci yürütmeye çağırdı.
Evrensel Çocuk Hakları Derneğinden seçim çağrısı: “Çocuklar siyasetin propaganda aracı değildir!”
Evrensel Çocuk Hakları Derneği, seçim kampanyalarında çocukların siyasi propaganda amacıyla kullanılmaması, mahremiyetlerinin korunması ve haklarına saygı gösterilmesi için 10 maddelik etik ilkeler bildirgesi hazırladı. Dernek, “Seçimler geçer, çocukların görüntüleri ve dijital izleri kalır” uyarısıyla tüm siyasi partileri, adayları ve ilgili kurumları çocuk haklarına saygılı bir seçim süreci yürütmeye çağırdı.
Bugün Kıbrıs
Evrensel Çocuk Hakları Derneği, seçim dönemlerinde çocukların siyasi propaganda aracı haline getirilmesine karşı “Çocuk Haklarına Saygılı Seçim Kampanyası Etik İlkeleri Bildirgesi” başlıklı bir metin hazırladı. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ve uluslararası çocuk hakları ilkelerini esas alan bildirgede, çocukların korunmasının siyasi partiler, adaylar, kampanya ekipleri, medya kuruluşları ve ilgili kurumların ortak sorumluluğu olduğu belirtildi.
Dernek, seçim süreçlerinin demokratik toplumlar açısından önemini hatırlatırken, “Ancak hiçbir siyasi hedef, çocuğun üstün yararının, güvenliğinin, kişilik haklarının ve mahremiyetinin önüne geçemez” uyarısında bulundu.
ÇOCUKLAR SİYASİ PROPAGANDA UNSURU OLARAK KULLANILMAMALI
Bildirgenin ilk iki maddesinde, seçim kampanyalarının hiçbir aşamasında siyasi çıkarların çocuğun üstün yararının önüne geçirilemeyeceği ve çocukların siyasi partilerin, adayların veya seçim kampanyalarının tanıtım ve propaganda unsuru olarak kullanılmaması gerektiği belirtildi.
Çocukların siyasi görüş ve tercihlerine saygı gösterilmesi gerektiğinin de altı çizilen bildirgede, “Çocuklara herhangi bir siyasi parti veya aday lehine slogan söyletilmemeli, açıklama yaptırılmamalı veya siyasi tercihte bulunmaları yönünde baskı uygulanmamalıdır” denildi.
ÇOCUKLARIN GÖRÜNTÜLERİ VE KİŞİSEL BİLGİLERİ KORUNMALI
Bildirgenin önemli başlıklarından birini çocukların görüntü ve mahremiyet hakkı oluşturdu. Çocukların fotoğraf, video, isim ve kişisel bilgilerinin siyasi reklam ve propaganda amacıyla kullanılmaması, özel hayatlarının gizliliğinin korunması istendi.
Dijital platformlardaki risklere de yer verilen metinde, “Çocukların görüntüleri ve kişisel verileri sosyal medya ve diğer dijital platformlarda onların güvenliğini, itibarını veya geleceğini tehlikeye düşürecek biçimde paylaşılmamalıdır” ifadesi kullanıldı.
Çocukların görüntülerinin veya kişisel verilerinin kullanımı için gerekli izinlerin alınmasının tek başına yeterli olmadığına da işaret edildi. Bildirgede, “Çocuğun görüşü ve mahremiyeti dikkate alınmalı; görüntü veya kişisel veri kullanımında gerekli izinler alınsa dahi çocuğun üstün yararı ve zarar görmeme ilkesi esas alınmalıdır” denildi.
MİTİNG VE SİYASİ ETKİNLİKLERDE ÇOCUKLARIN GÜVENLİĞİ GÖZETİLMELİ
Siyasi miting ve etkinliklerde çocukların propaganda unsuru haline getirilmemesi gerektiği belirtilen bildirgede, etkinliklere katılımlarının söz konusu olması halinde güvenliklerinin, gönüllülüklerinin ve yaşlarına uygun koşulların gözetilmesi istendi.
Ayrımcılık yasağına da yer verilerek, çocukların ve ailelerinin siyasi görüşleri, tercihleri, kimlikleri veya sosyal koşulları nedeniyle ayrımcılığa maruz bırakılmaması gerektiği ifade edildi.
MEDYA KURULUŞLARINA VE SİVİL TOPLUMA DA SORUMLULUK ÇAĞRISI
Bildirgenin dokuzuncu maddesinde, “Siyasi partiler, adaylar, medya kuruluşları ve kampanya ekipleri çocuk haklarına duyarlı bir iletişim dili benimsemeli ve çocukları koruyucu yaklaşım geliştirmelidir” denildi.
Sivil toplum örgütlerinin seçim dönemlerindeki izleme sorumluluğuna da dikkat çekilerek, çocuk hakları ihlallerinin takip edilmesi, farkındalık yaratılması ve gerekli durumlarda ilgili kurumlara bildirimde bulunulmasının desteklenmesi istendi.
“SEÇİMLER GEÇER, ÇOCUKLARIN GÖRÜNTÜLERİ VE DİJİTAL İZLERİ KALIR”
Bildirgenin “Ortak Taahhüdümüz” başlıklı sonuç bölümünde, çocukların seçmen olmasalar da toplumun eşit haklara sahip bireyleri olduğu hatırlatıldı.
Dernek, çocukların siyasi amaçlarla araçsallaştırılmasına karşı tutumunu şu sözlerle ortaya koydu:
“Çocuklar seçmen olmayabilir; ancak bu toplumun eşit haklara sahip bireyleridir.
Çocukların siyasi görüşleri şekillendirmek, oy toplamak, sempati yaratmak veya seçim kazanmak amacıyla araçsallaştırılmasını kabul etmiyoruz.
Seçimler geçer, çocukların görüntüleri ve dijital izleri kalır.”
Tüm siyasi partilere, adaylara ve ilgili kurumlara bildirgedeki ilkelere uyma çağrısı yapılan açıklama, şu ifadelerle tamamlandı:
“Siyasi rekabetin çocuk haklarını gölgelememesi gerektiğine inanıyor; tüm siyasi partileri, adayları ve ilgili kurumları bu bildirgeye uymaya ve çocuk haklarına saygılı bir seçim süreci yürütmeye davet ediyoruz.
Çocukları korumak siyasi tercih değil, ortak sorumluluğumuzdur.”
















