AÖA tartışmasında tansiyon yükseldi: “Bu kurumun köküne kezzap döküyorsunuz”

Atatürk Öğretmen Akademisi Kuruluş (Değişiklik) Yasa Tasarısı'nın görüşmelerinde muhalefet milletvekilleri hükümete yüklendi. Erkut Şahali, Jale Refik Rogers, Biray Hamzaoğulları ve Asım Akansoy, düzenlemenin Akademi'nin tarihsel misyonunu zayıflatacağını, öğretmenlik mesleğinin söyledi.

Bugün Kıbrıs

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda Atatürk Öğretmen Akademisi Kuruluş (Değişiklik) Yasa Tasarısı görüşülürken söz alan CTP Grup Başkan Vekili Erkut Şahali, hükümetin öğretmen yetiştirme sistemini kökten değiştirmeye çalıştığını söyledi.

Şahali, bugün görüşülen düzenlemenin yeni olmadığını savunarak, sürecin ilk kez 2022 yılında imzalanan Türkiye-Kıbrıs’ın kuzeyi İktisadi ve Mali İş Birliği Anlaşması’nda yer alan hükümlerle başladığını belirtti. O dönemde anlaşmada, akredite yükseköğrenim kurumlarından öğretmenlik mesleğine girişin önünün açılacağının yazıldığını hatırlatan Şahali, bugün görüşülen yasa ile bu hedefin hayata geçirildiğini söyledi.

“HERKESİN ÖĞRETMEN OLABİLECEĞİ BİR DÜZENE GEÇİYORUZ”
Atatürk Öğretmen Akademisi’nin Kıbrıslı Türklerin yarattığı en önemli kurumlardan biri olduğunu söyleyen Şahali, kurumun öğretmen yetiştirmek amacıyla onlarca yıl boyunca geliştirildiğini ifade etti.

“Atatürk Öğretmen Akademisi anıtsal değeri olan bir kurumdur” diyen Şahali, düzenlemenin öğretmenlik mesleğini sıradanlaştıracağını savundu.

Bir eczacının, ziraat mühendisinin ya da iletişim fakültesi mezununun kısa süreli ek eğitimlerle öğretmenlik yapmasının kabul edilemez olduğunu belirten Şahali, “Bugün herkesin öğretmen olabileceği, üstelik bunun başarılmasına da Akademi’nin taşeronluk yapacağı bir düzleme geçirmiş vaziyetteyiz” ifadelerini kullandı.

“MESLEK MAHREMİYETİ VE MESLEK AYRICALIĞI VARDIR”
Öğretmenlik mesleğinin kendine özgü bir uzmanlık alanı olduğunu vurgulayan Şahali, öğretmen yetiştirmenin yalnızca belirli dersleri almakla mümkün olmayacağını söyledi.

Spor akademilerinde okuyan öğrencilerin anatomi eğitimi aldığını ancak bunun onları doktor yapmadığını belirten Şahali, aynı mantıkla farklı alanlardan mezun olan kişilerin de öğretmenlik mesleğine doğrudan yönlendirilmemesi gerektiğini savundu.

“Meslek mahremiyeti vardır. Meslek ayrıcalığı vardır” diyen Şahali, öğretmenlik unvanının ve bu unvanı kazanmak için verilen emeğin değersizleştirildiğini ileri sürdü.

“YASA DEĞİL, TÜZÜKLE YÖNETİLECEK BİR SİSTEM KURUYORSUNUZ”
Şahali’nin en sert eleştirilerinden biri de tasarıyla birçok yetkinin tüzüklere bırakılmasına yönelik oldu.

Akademiye giriş koşulları, sınavlar, aday kategorileri, başarı kriterleri ve yerleştirme işlemlerinin büyük ölçüde bakanlık tarafından hazırlanacak tüzüklerle düzenleneceğini belirten Şahali, bunun yasama yetkisinin yürütmeye devredilmesi anlamına geldiğini söyledi.

“Yasanın söylemediği her şeyi tüzük düzenleyebiliyor. O zaman bu yasaya ne gerek var?” diye soran Şahali, Meclis’in çizmesi gereken çerçevenin hükümete bırakıldığını savundu.

“HALKIN TOKADIYLA VE YARGININ TOKADIYLA KARŞILAŞACAKSINIZ”
Şahali, düzenlemenin bu haliyle yürürlüğe girmesi halinde hem siyasi hem de hukuki sonuçlar doğuracağını söyledi.

“Birincisi halkın tokadıdır. İkincisi de mutlak olan yargı tokadıdır” diyen Şahali, hükümeti tasarıyı geri çekmeye çağırdı.

Atatürk Öğretmen Akademisi’nin kapatılması isteniyorsa bunun açıkça söylenmesi gerektiğini belirten Şahali, “Varsa cesaretiniz kapatınız. Ama eğitim fakültelerinden ve eğitim kurumlarından çıkmayan kişileri öğretmenlik mesleğine dahil etmeyiniz” dedi.

Şahali, konuşmasının sonunda hükümete seslenerek, “Bu toplumun yarattığı değerlerle bu kadar kolay oynamayın. Atatürk Öğretmen Akademisi’ni Kıbrıs Türk halkının hizmetindeki güzide ve kadim bir kurum olarak yaşatın” çağrısında bulundu.

ROGERS: “BU HÜKÜMET GİDERAYAK ATATÜRK ÖĞRETMEN AKADEMİSİ’Nİ TEHLİKEYE ATIYOR”
Bağımsız milletvekili Jale Refik Rogers da Genel Kurul’da yaptığı konuşmada, İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi’nin gündeminde halkın hayatına doğrudan dokunan çok sayıda yasa tasarısı bulunduğunu ancak hükümetin önceliğini farklı alanlara verdiğini söyledi.

Rogers, yaşlı bakım evleri, İlaç ve Eczacılık Dairesi, Bayrak Radyo Televizyon Kurumu ve çeşitli teşkilat yasalarının beklediğini hatırlatarak, hükümetin buna rağmen Atatürk Öğretmen Akademisi’yle ilgili düzenlemeyi gündeme getirdiğini belirtti.

“1937’DEN BERİ VAR OLAN BİR KURUMU TEHLİKEYE ATIYORSUNUZ”
Rogers, Atatürk Öğretmen Akademisi’nin 1937 yılından beri bu toplumun öğretmenlerini yetiştiren köklü bir kurum olduğunu vurguladı.

Tasarıyla birlikte birçok temel konunun yasada değil, tüzüklerde düzenlenmesinin öngörüldüğünü belirten Rogers, bunun keyfi uygulamalara zemin hazırlayacağını savundu.

“Kendi istedikleri gibi at koşturabileceklerini düşünüyorlar” diyen Rogers, hükümetin birilerine verilen sözleri yerine getirmek uğruna kurumların itibarını zedelediğini söyledi.

“ANAYASAYA AYKIRI OLDUĞUNU BİLE BİLE İLERLİYORLAR”
Rogers, Meclis hukukçusunun tasarıyla ilgili anayasal çekinceler ortaya koyduğunu hatırlatarak hükümetin buna rağmen düzenlemeyi ilerlettiğini söyledi.

“Anayasaya aykırı da olsa bunu geçireceğiz anlayışıyla hareket ediliyor” diyen Rogers, hükümetin daha sonra olası bir Anayasa Mahkemesi kararını gerekçe göstererek siyasi sorumluluktan kaçmaya çalışacağını savundu.

“SORUN ÖĞRETMEN YETİŞTİRME SİSTEMİNİN ZAYIFLATILMASIDIR”
Rogers, itirazlarının geçici öğretmenlere yönelik olmadığını özellikle vurguladı.

Öğretmen açığının yıllardır doğru planlama yapılmaması nedeniyle büyüdüğünü belirten Rogers, hükümetlerin ihtiyaç duyulan sayıda kadrolu öğretmen alımı yapmadığını söyledi.

“Bu ülkenin ihtiyacı olan şey öğretmen yetiştirme sistemini zayıflatmak değil, daha güçlü, daha şeffaf ve daha nitelikli hale getirmektir” diyen Rogers, Atatürk Öğretmen Akademisi’nin kapasitesinin bilimsel planlamayla geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Rogers, konuşmasının sonunda hükümete tasarıyı geri çekme çağrısı yaparak, “Bu kadar önemli bir konu çalakalem yapılamaz” dedi.

HAMZAOĞULLARI: “ÖĞRETMENLERİ DEĞERSİZLEŞTİREMEZSİNİZ”
CTP milletvekili Biray Hamzaoğulları, öğretmenlik mesleğinin toplumdaki yerinin tartışılmaz olduğunu belirterek konuşmasına, “Öğretmen altında imzası olmayan eserlerin sahibidir” sözleriyle başladı.

Hamzaoğulları, Atatürk Öğretmen Akademisi’nin yıllar boyunca öğretmen yetiştiren temel kurum olduğunu ve öğretmen açığının ortaya çıkmasında hükümetlerin gerekli planlamaları yapmamasının etkili olduğunu söyledi.

Geçmiş yıllarda Akademi’ye yeterli sayıda öğrenci alınmadığını, bunun sonucunda öğretmen açığının büyüdüğünü savunan Hamzaoğulları, daha sonra geçici öğretmen uygulamalarıyla bu açığın kapatılmaya çalışıldığını ifade etti.

Kendi ailesinden örnekler vererek Akademi mezunlarının geçmişte yüksek lisans yapabilmek için yaşadığı sorunları da anlatan Hamzaoğulları, yıllardır biriken problemlerin bugün yeni bir yasa değişikliğiyle çözülmeye çalışıldığını söyledi.

“ÖĞRETMENLER AYAKLAR ALTINA ALINACAK MESLEK SAHİPLERİ DEĞİLDİR”

Hamzaoğulları, hükümetin seçim öncesinde geçici öğretmenlerin beklentilerine yanıt vermeye çalıştığını ancak bunun doğru yöntem olmadığını savundu.

“Bu yasayı geri çekin. Baştan komiteye götürün. Doğru çerçevede yeniden düzenleyin” diyen Hamzaoğulları, öğretmenlerin siyasi hesaplara kurban edilmemesi gerektiğini söyledi.

Konuşmasının sonunda, “Öğretmenler ayaklar altına alınacak meslek sahipleri değildirler. Hepimizi yaratanlardır onlar” ifadelerini kullandı.

AKANSOY: “BU BİR OKUL DEĞİL, BİR EKOLDÜR”
CTP Grup Başkan Vekili Asım Akansoy da Atatürk Öğretmen Akademisi’nin yalnızca öğretmen yetiştiren bir okul olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti.

“Atatürk Öğretmen Akademisi sadece bir okul değildir, sadece bir eğitim müessesesi değildir. Aynı zamanda bir ekoldür” diyen Akansoy, kurumun Kıbrıslı Türklerin kimliği, kültürü ve toplumsal varlığı açısından özel bir yere sahip olduğunu söyledi.

Akansoy, kurumların giderek zayıfladığı bir dönemde Atatürk Öğretmen Akademisi’nin daha da güçlendirilmesi gerektiğini savunarak, eğitim kurumlarının siyasetin etkisinden uzak tutulmasının önemine dikkat çekti.

“TOPLUMDA CİDDİ BİR KORKU VAR”
Tasarıyla ilgili en büyük sorunun belirsizlik olduğunu söyleyen Akansoy, birçok kriterin yasa yerine tüzüklere bırakılmasının ciddi riskler yarattığını belirtti.

Hükümetin öğretmen açığını kapatma gerekçesiyle hareket ettiğini söylediğini ancak hangi kriterlerle kimlerin sisteme dahil edileceğinin net olmadığını ifade eden Akansoy, bu nedenle toplumda ve eğitim çevrelerinde ciddi bir kaygı oluştuğunu söyledi.

“Bu yasa tasarısı ciddi belirsizliklere, ciddi risklere ve ne olacağı belli olmayan hamlelere gebedir” diyen Akansoy, öğretmen açığının giderilmesi için daha dar ve açık bir düzenleme yapılabileceğini savundu.

Akansoy, konuşmasının sonunda hükümete seslenerek, “Bu okulu değil, bu ekolü bozmayın” çağrısında bulundu ve tasarının geri çekilmesini istedi.

DAUSEN

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi