Liyakatsiz yönetim, şaibeli ihaleler ve kaybedilen enerji potansiyeli: Güngör yangını tartışması büyüyor

Halkın Partisi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Avcıoğlu, günlerdir yanan Güngör Katı Atık Depolama Tesisi'ndeki yangının bir çevre kazası olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, yaşananların yıllardır süren kötü yönetimin sonucu olduğunu söyledi. Avcıoğlu, tesisin modern standartlardan uzaklaştırıldığını, enerjiye dönüştürülebilecek metan gazının ise boşa harcandığını ifade etti.

Bugün Kıbrıs

Halkın Partisi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Avcıoğlu, Güngör Katı Atık Depolama Tesisi’nde günlerdir devam eden yangınla ilgili yazılı açıklama yaptı.

Avcıoğlu, Güngör’de yaşananların yalnızca dönemsel bir çevre kazası olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Gökyüzünü kaplayan koyu duman; teknik analizin, liyakatin ve kamusal sorumluluğun kasten saf dışı bırakılmasının kaçınılmaz bir sonucudur” dedi.

Yangında yalnızca çöplerin değil, ülkenin kaynaklarının, sağlığının ve geleceğinin yandığını ifade eden Avcıoğlu, “Konuya mühendislik vizyonu ve toplumsal sorumluluk bilinciyle yaklaşıldığında, yananın yalnızca atıklar değil, bilimin ve ülke ekonomisinin ta kendisi olduğu açıkça görülmektedir” değerlendirmesinde bulundu.

DİKMEN’DEN GÜNGÖR’E UZANAN SORUN
Avcıoğlu, ülkenin benzer bir tabloyu yıllar önce Dikmen Çöplüğü’nde de yaşadığını hatırlatarak, günlerce süren yangınlar ve çevre kirliliğinin ardından vahşi depolama uygulamalarına son verileceği sözünün verildiğini kaydetti.

Bu kapsamda Avrupa Birliği finansmanıyla milyonlarca Euro harcanarak Güngör Düzenli Depolama Tesisi’nin kurulduğunu belirten Avcıoğlu, bugün gelinen noktada tesisin sürdürülebilir bir yönetim anlayışından uzaklaştırıldığını söyledi.

“Çağdaş standartlarda teslim alınan bu modern tesis, sürdürülebilir bir yönetim stratejisinin olmaması sebebiyle adım adım vahşi bir çöplüğe geri dönüştürüldü. Ayrıştırma ve geri dönüşüm mekanizmaları etkin şekilde çalıştırılmadığı için milyarlık bir kamusal yatırım, kötü yönetim eliyle adeta bir enkaz haline getirildi.”

“LİYAKATSİZ İHALELER ÇÖKÜŞÜ HIZLANDIRDI”
Güngör’deki sorunların teknik yeterliliğe sahip olmayan yapıların sürece dahil edilmesiyle derinleştiğini ifade eden Avcıoğlu, geçmişte tesisin işletmesinin kamuoyunda “perdeci firma” olarak anılan şirketlere verilmek istendiğini hatırlattı.

“Geçmiş dönemlerde bu stratejik tesisin işletmesinin, atık yönetimi konusunda hiçbir uzmanlığı ve liyakati bulunmayan, kamuoyunda ‘perdeci firma’ olarak anılan şirketlere şaibeli ihale yöntemleriyle devredilmeye çalışılması hafızalardaki yerini korumaktadır.”

Atık yönetiminin çevre, kimya ve enerji disiplinlerini bir araya getiren karmaşık bir süreç olduğunu vurgulayan Avcıoğlu, teknik yeterlilikten uzak kararların çevre krizlerine yol açtığını belirtti.

“Siyasi baskılar ve ahbap-çavuş ilişkileriyle teknik yeterliliği olmayan yapılara teslim edilen her kamusal değer, en nihayetinde böyle büyük çevre krizleriyle patlak vermektedir.”

“ÇÖPTEN ENERJİ ÜRETMEK YERİNE MİLLİ SERVETİ YAKIYORUZ”
Yangınların temel nedenlerinden biri olarak gösterilen metan gazının gelişmiş ülkelerde enerji üretiminde kullanıldığını belirten Avcıoğlu, Güngör’de ise bu potansiyelin boşa harcandığını söyledi.

“İşin enerji ve ekonomik boyutuna bakıldığında ise, ortada devasa bir millî servet kaybı vardır. Güngör’de kontrolsüzce biriken ve yangınları tetikleyen metan gazı, gelişmiş ülkelerde teknolojik altyapılarla deşarj edilerek biyogaz enerjisine ve elektrik üretimine dönüştürülmektedir.”

Ülkede enerji arzı sorunları yaşanırken çöpten enerji üretiminin değerlendirilemediğini ifade eden Avcıoğlu, “Çöpten enerji üretimi, dünyanın çoktan standartlaştırdığı rasyonel bir mühendislik çözümüyken, bizde liyakatsız yönetimlerin basiretsizliği yüzünden gökyüzüne zehirli gaz olarak salınmaktadır” dedi.

AB STANDARTLARINI HATIRLATTI
Avcıoğlu, Avrupa Birliği’nin katı atık yönetimi standartlarının atıkların kaynağında ayrıştırılmasını, mekanik ve biyolojik işlemlerden geçirilmesini ve düzenli depolama alanlarında minimum hacme indirilmesini öngördüğünü belirtti.

Güngör’de ise bu kuralların uygulanmadığını savunan Avcıoğlu, “Pillerden endüstriyel atıklara, organik maddelerden plastiğe kadar her şey denetimsizce aynı alana yığılmıştır” ifadelerini kullandı.

Tesisin AB kriterlerine göre işletilmediğini belirten Avcıoğlu, bu nedenle içeride biriken metan gazının yangınları kaçınılmaz hale getirdiğini söyledi.

“TOPLUM SAĞLIĞI RANT DÜZENİNE KURBAN EDİLEMEZ”
Yangından çıkan dumanın içerdiği gazlar, kül ve ağır metallerin bölge halkı için ciddi sağlık riski oluşturduğunu ifade eden Avcıoğlu, karar vericilerin süreci seyretmekle yetinmesini kabul edilemez olarak nitelendirdi.

“Güngör Çöplüğü, ahbap-çavuş ilişkileriyle, adrese teslim ihalelerle veya geçici çözümlerle geçiştirilecek bir alan değildir. Bu tesisin kurtuluşu; ranta dayalı yaklaşımlardan derhal vazgeçilerek, bilimi, mühendisliği ve liyakati temel alan, çöpten enerji üreten modern bir yapıya kavuşturulmasından geçmektedir.”

Avcıoğlu açıklamasını, “Akıl ve bilimle yönetilmeyen bir ülkenin kaynakları enerjiye değil, kendi geleceğini yakan birer enkaza dönüşür” sözleriyle tamamladı.

DAUSEN

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi