Güney basını ‘son fırsat’ diyor
BM Temsilcisi Maria Angela Holguin’in iki liderle yaptığı görüşmelerden yeni bir somut takvim çıkmadı ancak Kıbrıslı Rum tarafında ve İngilizce basında, yaz aylarında yapılması beklenen genişletilmiş toplantıya “yeniden birleşme için son fırsat” anlamı yükleniyor.
Güney basını ‘son fırsat’ diyor
BM Temsilcisi Maria Angela Holguin’in iki liderle yaptığı görüşmelerden yeni bir somut takvim çıkmadı ancak Kıbrıslı Rum tarafında ve İngilizce basında, yaz aylarında yapılması beklenen genişletilmiş toplantıya “yeniden birleşme için son fırsat” anlamı yükleniyor.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıs sorununda BM Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in 8 Haziran’da iki liderle yaptığı temasların ardından diplomasi trafiği hızlanırken, basına yansıyan bilgilerde yeni bir somut takvim ya da kırılma noktası görünmüyor.
Ancak Rum ve İngilizce basında, olası 5+1 toplantı giderek daha fazla “son fırsat” söylemiyle ele alınıyor. Cyprus Mail’in başyazısında, Holguin’in temaslarının ardından Temmuz ya da Ağustos ayında genişletilmiş toplantı yapılabileceği belirtilirken, bunun yeniden birleşme için “son fırsat” olabileceği yorumu öne çıkarıldı.
BASKI ARTIYOR, YENİ TAKVİM YOK
Holguin’in iki liderle görüşmesinin ardından kamuoyuna yansıyan en net bilgi, BM’nin yaz aylarında genişletilmiş toplantı hedefinden vazgeçmediği oldu. Ancak toplantının tarihi, gündemi ve müzakerelerin yeniden başladığının ilan edilip edilmeyeceği konusunda henüz resmi bir netlik bulunmuyor.
Bu nedenle diplomatik kulislerde asıl tartışma, toplantının yapılıp yapılmayacağından çok, nasıl bir içerikle yapılacağına odaklanmış durumda.
Rum tarafı, genişletilmiş toplantının müzakerelerin yeniden başlamasının ilan edileceği bir zemine dönüşmesini istiyor. Türk tarafı ise hazırlıksız, sonucu belirsiz ve yalnızca uluslararası fotoğraf üretmeye dönük bir konferansa mesafeli yaklaşıyor.
RUM BASININDA “SON FIRSAT” ÇERÇEVESİ
Cyprus Mail’in “yeniden birleşme için son fırsat” yorumu, Rum ve İngilizce basındaki beklenti çıtasının yükseldiğini gösterdi. Gazete, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in görev süresinin sonuna yaklaşmasını ve önceki süreçlerden somut sonuç alınamamasını, bu değerlendirmeye gerekçe yaptı.
Bu çerçevede Holguin’in temasları, yalnızca yeni bir diplomatik ziyaret olarak değil, Kıbrıs sorununda federasyon temelinde çözüm için son ciddi deneme olabilecek bir sürecin hazırlığı olarak yorumlandı.
Ancak bu söylem, Türk tarafında aynı karşılığı bulmuyor. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın açıklamaları, “müzakere olsun diye müzakere” anlayışına kapı kapatıldığını gösteriyor.
BM’DE TAKTİK DEĞİŞİKLİĞİ: GYÖ’DEN MÜZAKERE İLANINA
Basına yansıyan değerlendirmelere göre BM’nin yaklaşımında da bir taktik değişikliği dikkat çekiyor. Önceki temaslarda güven artırıcı önlemler, teknik komiteler ve geçiş kapıları öne çıkarken, bu kez gündemin daha doğrudan müzakerelerin yeniden başlamasına bağlanmak istendiği görülüyor.
Bu durum, BM’nin artık yalnızca teknik başlıklarla ilerlemek istemediği; genişletilmiş toplantıyı siyasi süreci yeniden başlatacak bir eşik olarak gördüğü yorumlarına neden oluyor.
Buna karşılık Türk tarafı, güven artırıcı önlemler ile kapsamlı müzakere sürecinin birbirinden kopuk ele alınmasına mesafeli. Erhürman’ın çizgisi, önce zeminin ve yöntemin netleşmesi, ardından özlü müzakerelere geçilmesi yönünde.
ERHÜRMAN’DAN KONTROLLÜ FREN
Holguin’in 8 Haziran’daki görüşmesinin ardından Erhürman’ın açıklama yapmaması dikkat çekti. Cumhurbaşkanlığı yalnızca görüşmede Kıbrıs sorunu, güven artırıcı önlemler ve bölgesel gelişmelerin ele alındığını duyurdu.
Erhürman ise ertesi gün yaptığı açıklamada pozisyonunu daha açık ortaya koydu. Genişletilmiş toplantının hedefinin ve içeriğinin önceden netleşmesi gerektiğini vurgulayan Erhürman, siyasi eşitliğin müzakere konusu yapılamayacağını, önceki yakınlaşmaların teyit edilmesi gerektiğini ve sürecin açık bir başlangıç-bitiş takvimine sahip olması gerektiğini belirtti.
Erhürman’ın çıkışı, Holguin trafiği sonrası oluşan “son fırsat” baskısına karşı kontrollü bir fren olarak değerlendiriliyor.
HRİSTODULİDİS TARİHİ BİLİYOR, AÇIKLAMIYOR
Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis ise Holguin görüşmesinin ardından “temkinli iyimser” olduğunu söyledi. Kendisine genişletilmiş toplantı için tarihlerin konuşulup konuşulmadığı sorulduğunda bunu doğruladı, ancak tarih açıklamadı.
Hristodulidis’in “bunu açıklamam doğru olmaz” diyerek ayrıntı vermemesi, kulislerde toplantı takvimi üzerinde çalışıldığı ancak henüz açıklanacak noktaya gelinmediği şeklinde yorumlandı.
Rum tarafında beklenti, genişletilmiş toplantının yalnızca yeni bir temas değil, müzakerelerin yeniden başladığının duyurulacağı siyasi bir eşik olması yönünde.













