Enerji alarmı: 2029 sonrası için “kabus senaryosu”
Güney Kıbrıs’ta elektrik üretim kapasitesi için 2029 sonrası “kabus senaryosu” uyarısı yapıldı. Eski RAEK Başkanı Giorgos Siammas, Dekelya ve Vasiliko’daki eski ünitelerin devreden çıkmasıyla arz güvenliği ve elektrik maliyetinde ciddi risk oluşacağını belirtti.
Enerji alarmı: 2029 sonrası için “kabus senaryosu”
Güney Kıbrıs’ta elektrik üretim kapasitesi için 2029 sonrası “kabus senaryosu” uyarısı yapıldı. Eski RAEK Başkanı Giorgos Siammas, Dekelya ve Vasiliko’daki eski ünitelerin devreden çıkmasıyla arz güvenliği ve elektrik maliyetinde ciddi risk oluşacağını belirtti.
Bugün Kıbrıs
Güney Kıbrıs’ta elektrik üretimi ve arz güvenliği için 2029 sonrası alarm veriliyor. Politis’te yayımlanan değerlendirmede, eski RAEK Başkanı Giorgos Siammas, elektrik üretiminde 2029 sonrası tablonun hem arz güvenliği hem de elektrik maliyeti açısından “kabus senaryosu”na dönüşebileceği uyarısında bulundu.
MEVCUT KAPASİTE BİLE SINIRDA
Siammas’a göre bugün konvansiyonel elektrik üretiminde kurulu güç 1.478 MW seviyesinde bulunuyor; ancak bakım programları veya arızalar nedeniyle talebin karşılanması bazı dönemlerde zaten sınırda seyrediyor.
2029 SONRASI BÜYÜK AÇIK RİSKİ
Değerlendirmeye göre 2029 sonrasında Dekelya’daki toplam 360 MW kapasiteli altı buhar ünitesi ile Vasiliko’daki toplam 390 MW kapasiteli üç buhar ünitesinin devreden çıkması, üretim yeterliliğinde ciddi açık yaratacak. Siammas, bu durumda kullanılabilir konvansiyonel kapasitenin 728 MW’a kadar düşeceğini belirtti.
DOĞAL GAZ GELMEDEN ÇÖZÜM ZOR
Haberde, AHK’nin Vasiliko’daki 160 MW’lık 6. ünitesi ile özel üretici PEC’in 260 MW’lık ünitesinin yalnızca doğal gazla çalışabildiği için devre dışı kaldığı vurgulandı. Siammas, doğal gazın 2030’a kadar sisteme girmesinin mevcut koşullarda gerçekçi görünmediğini, elektrik enterkoneksiyonunun da aynı tarihe kadar yetişmesinin mümkün olmadığını savundu.
DEVLET MÜDAHALESİ ÇAĞRISI
Siammas, 2029 sonrası kesintisiz elektrik arzının güvence altına alınması için hızla devlet müdahalesi ve uzun vadeli planlama gerektiğini belirtti. Değerlendirmede, enerji güvenliğinin yalnızca teknik değil, ekonomik ve siyasi bir mesele haline geldiği vurgulandı.














