Öğretmenler elçilik önünde haykırdı: Siyasi irademizi teslim etmeyeceğiz!
KTOEÖS’ün çağrısıyla bugün saat 14.00’te TC elçiliği önünde düzenlenen eylemde, Kıbrıslı Türklerin siyasal iradesine yönelik dayatmalara karşı güçlü mesajlar verildi. “NE YAMA! NE REHİN!” sloganı hep birlikte haykırıldı.
Öğretmenler elçilik önünde haykırdı: Siyasi irademizi teslim etmeyeceğiz!
KTOEÖS’ün çağrısıyla bugün saat 14.00’te TC elçiliği önünde düzenlenen eylemde, Kıbrıslı Türklerin siyasal iradesine yönelik dayatmalara karşı güçlü mesajlar verildi. “NE YAMA! NE REHİN!” sloganı hep birlikte haykırıldı.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) tarafından düzenlenen eylemde, yıllarca varoluş mücadelesi vererek Kıbrıs Cumhuriyeti’nin siyasal eşit ortağı olan Kıbrıslı Türklerin iradesine yönelik müdahalelere karşı güçlü bir irade ortaya konuldu.
Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Umut Ersoy, Arif Hasan Tahsin Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Şener Elcil ve birçok sivil toplum örgütü temsilcisi eyleme destek verdi.
Eylemde yapılan açıklamada, toplumun aşağılanmasına ve dönüştürülmeye çalışılmasına karşı sessiz kalınmayacağı vurgulanarak, şu ifadeler kullanıldı:
“Laik ve demokratik toplum yapımızı dönüştürme dayatmalarını reddediyoruz.
Adamızın kuzeyini çetelerin, kaçakçıların, mafya ve sermayenin barınağı hâline getiren, uluslararası hukuk dışında bırakan anlayışı kabul etmiyoruz.
Toplumumuzu fakirleştirip yozlaştıran, mafya düzenine, ideolojik tarikatlara ve soyguncu şirketlere mahkûm eden AKP rejimini REDDEDİYORUZ.”
SELMA EYLEM: “ALT YÖNETİM HALİNE GETİRİLDİK”
KTOEÖS Başkanı Selma Eylem konuşmasında, Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri ve işbirlikçi yönetimler aracılığıyla uygulanan politikalarla Kıbrıslı Türklerin iradesinin zayıflatılmaya çalışıldığını belirtti.
Eylem şu ifadeleri kullandı:
“Yıllardır Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri ve işbirlikçi yönetimler tarafından dayatılan politikalarla ülkemiz adeta alt yönetim haline getirilmiştir. Asimilasyoncu ve entegrasyoncu nüfus politikalarıyla demografik yapımız bozulmuş, siyasi irademiz elimizden alınmak istenmiştir.”
Ülkedeki suç ve yozlaşma düzenine dikkat çeken Eylem, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ülkemiz suç, taciz, tecavüz, şiddet ve kriminal olayların arttığı bir hâle gelmiş; sahte diplomalar, rüşvet, torpil ve peşkeş düzeni özellikle üst kademe yöneticiler tarafından sürdürülmektedir. Toplumumuzun kaynakları, casinolar, gece kulüpleri, kara para aklama, bet ofisler ve yeşil sermaye aracılığıyla yağmalanmakta, elektrikten suya, eğitimden sağlığa kadar her alan bu düzenin etkisi altına alınmıştır.”
Ekonomik politikaların toplumu yoksullaştırdığını ifade eden Eylem, şu değerlendirmede bulundu:
“Dayatma paketlerle fakirleştirme politikaları uygulanmakta, çalışanlarımız açlık sınırına yaklaşmakta, özel sektör çalışanları sendikasız ve güvencesiz sömürüye mahkûm edilmektedir. Nitelikli kamusal eğitim ve sağlık hizmetleri yok edilmekte, toplumumuz itibarsızlaştırma ve saldırılara maruz bırakılmaktadır.”
“TOPLUMSAL MÜHENDİSLİK DOZU ARTIRILDI”
Eylem, ekonomik ve siyasi müdahalelerin yanı sıra sosyal ve kültürel alanlara yönelik baskılara da işaret etti:
“Ekonomik, siyasi, sosyal, kültürel ve dini dayatmalar eğitim sistemimize, kitap içeriklerimize, kız çocuklarımıza, cami ve vakıf faaliyetlerine kadar uzanmakta; toplumsal mühendislik çalışmaları dozu artırılarak devam etmektedir. Düşünce ve ifade özgürlüğümüze yapılan saldırılar, linç kültürü ve faşist ideolojiler toplumumuzu tehlikeli sonuçlara doğru sürüklemektedir.”
Barış ve çözüm sürecine ilişkin de konuşan Eylem, ayrılıkçı söylemlerle çözüm zemininin zayıflatıldığını ifade ederek şunları söyledi:
“Adamızda barış ve çözüm görüşmeleri engelleniyor, karşılıklı suçlayıcı ve ayrılıkçı söylemler gündemde tutuluyor. Biz Kıbrıslı Türk toplumu olarak uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan haklarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Siyasal irademize yapılan müdahaleleri reddedecek, bağımsız ve özgür ülkemiz için mücadele edeceğiz.”
Eylem, birleşik ve federal çözüm iradesine dikkat çekerek şu sözlerle konuşmasını tamamladı:
“Haklarımıza, kültürümüze, kimliğimize, eğitimimize ve demokratik laik toplum yapımıza sahip çıkacağız. Tüm suçluların hesap vereceği, temiz bir toplum için mücadelemizi sürdüreceğiz. Adamızın bölünmüşlüğünün kalıcı hâle getirilmesini kabul etmiyoruz. Birleşmiş Milletler gözetiminde devam eden görüşmelerde, bağımsız, birleşik, federal Kıbrıs çözümüne ulaşma irademiz yok sayılamaz.
NE YAMA, NE DE REHİN!
Kendi ayaklarımız üzerinde durmayı, kendi kendimizi yönetmeyi hedefliyoruz. Ülkemizin yeniden birleşmiş, özgür ve demokratik olmasını, kalıcı barış ve barış kültürünü sağlamak için mücadelemizi sürdüreceğiz.”














