Sakallı: “Spor protokolü hiçe sayıldı, Kıbrıs’ın güneyi çağrıldı, biz çağrılmadık”
Atletizm Federasyonu Başkanı Ferhat Sakallı, Türkiye Atletizm Federasyonu’nun spor protokolünü uygulamadığını, Cezmi Or Kupası’na Kıbrıs’ın güneyinden sporcular çağrılırken Kıbrıslı Türk atletlerin davet edilmediğini açıkladı.
Sakallı: “Spor protokolü hiçe sayıldı, Kıbrıs’ın güneyi çağrıldı, biz çağrılmadık”
Atletizm Federasyonu Başkanı Ferhat Sakallı, Türkiye Atletizm Federasyonu’nun spor protokolünü uygulamadığını, Cezmi Or Kupası’na Kıbrıs’ın güneyinden sporcular çağrılırken Kıbrıslı Türk atletlerin davet edilmediğini açıkladı.
KKTC Atletizm Federasyonu, son günlerde Türkiye Atletizm Federasyonu ile yaşanan sorunlara ilişkin basın toplantısı düzenledi. Federasyon Başkanı Ferhat Sakallı, haklı oldukları için kamuoyunun karşısına çıktıklarını belirterek, kendilerine daha önce verilen sözler ve teminatlar bulunduğunu söyledi.
Sakallı, hiçbir zaman başka bir sporcunun kadrodan çıkarılarak kendi sporcularının yerine alınmasını talep etmediklerini vurguladı:
“Haklı olduğumuz için bu basın toplantısını düzenledik. Haklılığımız yarın, öbür gün ortaya çıkacak. Bizlere verilen sözler, teminatlar vardı. Hiçbir zaman ‘diğer sporcu çıkarılsın, bizim sporcumuz yerine konsun’ diye bir talebimiz olmadı. Talebimiz sporcularımızın hak ettiği değeri görmesidir.”
Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu Ahmed Sami Topcan Toplantı Salonu’nda düzenlenen basın toplantısında Sakallı, sporcuların başarılı temsiliyetlerinin ardından çeşitli sıkıntılar yaşadıklarını belirtti. Konuların basında doğru biçimde yer alması ve federasyonun haklılığının kamuoyuna anlatılması amacıyla toplantıyı düzenlediklerini ifade etti. Toplantıya katılan Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Sertoğlu da Atletizm Federasyonu’na tam destek verdiklerini açıkladı.
“HER ZAMAN SPORCULARIMIZIN HAK ETTİĞİ DEĞERİ GÖRMESİNİ SAVUNDUK”
Federasyon olarak her zaman sporcuların hak ettiği değeri görmesini ve elde ettikleri derecelerin karşılığını almasını savunduklarını belirten Sakallı, Ada Kafa’nın Türkiye’de ve Balkan U18 Şampiyonası’nda elde ettiği başarıları anlattı.
Sakallı, Ada Kafa’nın Türkiye’deki sıralamasında daha sonra yaşanan değişime ilişkin şunları söyledi:
“Türkiye’de Ada Kafa 800 metrede Türkiye’nin zirvesindeydi. Sporcumuz U18 ve U20’de rakiplerini geride bırakarak ilk sırada yer aldı. Ardından Slovenya’da Balkan U18 Şampiyonası’na gittik. Burada madalya için taktik koşarak Türkiye Milli Takımı’na madalya kazandırdık. Geldiğimizde ilk öğrendiğimiz şey İzmir’de yapılan Türkiye Büyükler ve U20 Şampiyonası’nda iki sporcunun bizim önümüze geçtiği oldu. Elif kızımız iyi bir derece koşarak Ada’nın önüne geçti. Aynı zamanda Amerika’da yaşayan Azra diye bir kızımız var. 27 Haziran’da yaptığı bir derece göz önünde bulundurularak biz üçüncü sıraya geçtik.”
“BİZE VERİLEN SÖZLER VARDI, BUNLARLA İLGİLİ TEMİNATLAR ALDIK”
Taleplerinin açık ve net olduğunu vurgulayan Sakallı, başka bir sporcunun çıkarılarak Ada Kafa’nın kadroya alınmasını hiçbir zaman istemediklerini tekrarladı. Federasyonlar arasında yapılan iş birlikleri kapsamında kendilerine sözler verildiğini ve teminatlar sunulduğunu belirten Sakallı, antrenörler ile sporcuların da hazırlıklarını buna göre yaptığını söyledi.
Sakallı, milli takım seçimlerinde tanıdık ve dost ilişkilerinin etkili olduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı:
“Bizim hiçbir zaman ‘Diğer sporcu çıkarılsın, bizim sporcumuz yerine konsun’ diye bir talebimiz olmadı. Sadece bize verilen sözler vardı. Federasyonlar arasında işbirlikleri olabilir, bunlarla ilgili biz teminatlar aldık. Antrenörlerimiz, sporcularımız ona göre hazırlandılar. Sporcular maalesef, tanıdık ve dost ilişkileri ile bugün milli takımdalar. Bizim isyanımız aslında bunadır.”
Sporcuların başarılarının masa başında belirlenmesini istemediklerini dile getiren Sakallı, Kıbrıslı Türk sporcuların bugüne kadar başarıya giden yolun pistteki mücadeleden geçtiğini bildiğini kaydetti:
“Hiçbir zaman sporcunun masa başında kazandığı bir ortam istemiyoruz. Sporcu pistte yarışır, hak ederse gider, hak etmezse döner eve gelir. Bizim bildiğiz budur, bugüne kadar Kıbrıslı sporcular bunu yol olarak bilmiştir.”
“HAKLILIĞIMIZ YARIN, ÖBÜR GÜN ORTAYA ÇIKACAK”
Ada Kafa gibi bir sporcunun yetişmesinin yıllar aldığını belirten Sakallı, Buse Savaşkan’ın olimpiyat sürecinde de benzer sorunlar yaşadıklarını hatırlattı. Buse Savaşkan’ın olimpiyatlara gidemeyeceğinin söylendiği dönemde Başbakanlığa durumu aktardıklarını, kaynak aldıklarını ve öz kaynaklarla sporcunun olimpiyatlarda yarışmasına fırsat sağladıklarını kaydetti.
Yaptıkları çalışmaların görülmediğini ve benzer uygulamaların art arda tekrarlandığını ifade eden Sakallı, Ada Kafa konusunda haklılıklarının daha sonra ortaya çıkacağını söyledi:
“Bunlar maalesef görülmüyor ve biz yaptıkça aynı uygulamalar arka arkaya geliyor. Bugün Ada Kafa’daki haklılığımız da yarın, öbür gün ortaya çıkacak. Biraz araştırdık, Azra kızımızın Türkiye’de yarıştığı hiçbir yarış yok. Amerika’da koştuğu bir yarış üzerinden milli takıma alındı.”
“YAŞANANLAR FARKLI YERLERE ÇEKİLDİ”
Türkiye’de Avrupa ve Balkan şampiyonaları gibi organizasyonlar öncesinde seçme yarışları düzenlendiğini belirten Sakallı, sporcuların bu yarışlarda eşit şartlar altında mücadele ettiğini ve milli takım kadrosunun sonuçlara göre belirlendiğini söyledi. Kendi sporcularına ise böyle bir ortam sağlanmadığını kaydetti.
Ada Kafa’nın bu yarışa katılamayacağını ancak bundan sonra atacakları adımların Türkiye Atletizm Federasyonu’na geri adım attıracağını savunan Sakallı, yaşananların istemedikleri farklı bir noktaya çekildiğini belirtti:
“Bugün sporcumuz bu yarışa gitmeyecek ama bundan sonra atacağımız adımlar onlara geri adım attıracak. Burada olanlar farklı bir yere, istemediğimiz yere çekildi.”
“MİLLİ TAKIMA SEÇİLEN TURGUT ÇELİKOĞLU İLE İLGİLİ DE BİZE OLUMSUZ GERİ DÖNÜLDÜ”
Sorunların yalnızca Ada Kafa’nın durumuyla sınırlı kalmadığını belirten Sakallı, federasyonun son dönemde önemli bir gelişim gösteren sporcularından Turgut Çelikoğlu’nun da benzer bir süreç yaşadığını aktardı.
Çelikoğlu’nun Türkiye’de elde ettiği 10.20’lik dereceyle Türkiye Milli Takımı’na seçildiğini ancak U20 Balkan Şampiyonası’na gidemediğini belirten Sakallı, konuyla ilgili Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliğiyle temasa geçtiklerini söyledi:
“Milli takıma girecek diye buradaki elçiliğimizle irtibata geçtik. Nitekim elçiliğimiz de bizi Türkiye Atletizm Federasyonu’na yönlendirdi. Bu konu ile ilgili üzerimize düşeni yaptık ancak Türkiye federasyonundan bize olumsuz olarak dönüldü.”
“CEZMİ OR KUPASI’NA GÜNEY KIBRIS DAVET EDİLDİ, BİZ EDİLMEDİK”
Sakallı, geçmişte katıldıkları ancak son yıllarda davet almadıkları Cezmi Or Kupası’na da değindi. Türkiye’nin en prestijli atletizm yarışları arasında yer alan ve bu yıl 81’incisi düzenlenen organizasyona Kıbrıs’ın güneyinden dört sporcunun davet edilerek yarıştığını ancak Kıbrıs’ın kuzeyinin davet edilmediğini açıkladı.
Bu durumun sorgulanması gerektiğini belirten Sakallı, federasyonun temel talebinin iki ülke arasında yapılan protokoller ile iş birliklerinin denetlenmesi olduğunu söyledi:
“Bugün birisi çıkıp Türkiye Atletizm Federasyonu’na Güney Kıbrıs davet edildi, neden Kuzey Kıbrıs davet edilmedi diye soracak mı? Bu haklı davamızda biz eğer bugün bunu soramayacaksak ne zaman soracağız? Bizim burada tek talebimiz iki ülke arasında yapılan protokollerin, işbirliklerinin denetlenmesidir.”
“İKİ ÜLKE ARASINDA İMZALANAN SPOR PROTOKOLÜNÜ HİÇE SAYAN BİR FEDERASYON VAR”
Sporcularının hakkının yenmesi halinde konunun peşini bırakmayacaklarını belirten Sakallı, Türkiye Atletizm Federasyonu’nun kendileriyle istişare kurmadan yalnızca kamuoyu açıklaması yapmakla yetindiğini söyledi.
İki ülke arasında imzalanan spor protokolünde, Türkiye’de düzenlenen uluslararası organizasyonlara Kıbrıs’ın kuzeyinin davet edilmesine ilişkin hüküm bulunduğunu kaydeden Sakallı, Cezmi Or Kupası’ndaki duruma açıklık getirilmesini istedi:
“Sporcumuzun hakkı yeniyorsa, bunda da TAF istişare etmeden konuyu sadece kamuoyu açıklaması ile geçiştiriyorsa biz bu işin peşini bırakmayız. İki ülke arasında imzalanan spor protokolünü hiçe sayan bir federasyon var. Protokolde Türkiye’deki uluslararası organizasyonlara KKTC’nin davet edilmesi ifadesi var. Dört gün önce Güney Kıbrıs’tan dört sporcu Cezmi Or’a katılarak yarıştı, KKTC’yi davet etmediler, nedenini çıkıp açıklasınlar.”
“HİÇBİR ZAMAN ÇOCUKLARA BAŞKA TARAFLARI GÖSTERME GİBİ BİR NİYETİMİZ OLMADI”
Kıbrıs’ın kuzeyindeki birçok spor federasyonunun benzer sıkıntılar yaşadığını belirten Sakallı, iletişim kanallarının artık açık tutulması gerektiğini söyledi. Eski bir milli sporcu olarak sporcularına her zaman Türkiye’deki kulüpleri ve Türkiye Milli Takımı’nı hedef gösterdiğini ifade eden Sakallı, yaşananların ardından sporcularına ne söyleyeceğini sorguladı:
“Bizim hiçbir zaman çocuklara başka tarafları gösterme gibi bir niyetimiz olmadı. Bunlar yanlış algılanmasın. Eski bir milli sporcu olarak sporcularıma her zaman Türkiye’deki kulüpleri ve Türkiye Milli Takımı’nı hedef gösterdim. Ancak bugün yaşadığımız bu durumdan sonra sporcularıma ne söyleyeyim?”
Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliğinin, Türkiye’de sporu yöneten bakanlığın ve üst düzey yöneticilerin yaşananları ele alması gerektiğini belirten Sakallı, her olayın ardından bir çocuğun bu duygularla ülkesine döndüğünü kaydetti:
“Yaşanan her olayda maalesef bir çocuğumuz bu duygularla ülkesine döner, o çocuğun nasıl yetiştiğini siz düşünün. Bugün benim bir çocuğum Türkiye Atletizm Federasyonu’na fazla geliyorsa tabi ki ben hakkımı arayacağım.”
“BURASI TÜRKİYE MİLLİ TAKIMLARINI BESLEYEN FABRİKADIR”
Temel taleplerinin sporcuların hak ettiği değeri görmesi ve masa başındaki kararlarla zarara uğramaması olduğunu yineleyen Sakallı, Buse Savaşkan’ın olimpiyatlara katıldığı dönemde yaşadıklarını da anlattı.
Federasyon başkanı olmasına rağmen olimpiyatlara akredite edilmediğini, sporcusunun müsabakasını karaborsadan bulduğu biletle izleyebildiğini belirten Sakallı, kendilerinin gösterdiği ilginin karşılığını göremediklerini söyledi:
“Bizim burada talebimiz sporcularımızın hak ettiği değeri görmesi, masa başında zarar görmemesidir. Bence bunlar aşılabilecek konular. Buse Savaşkan, olimpiyatlara gittiğinde ben maalesef federasyon başkanı olarak oraya akredite edilmedim. Trajikomik şekilde karaborsadan bilet bularak sporcumun müsabakasını izledim. Bunları federasyon başkanı olarak hak etmediğimizi düşünüyoruz. Bizim gösterdiğimiz ilginin karşılığını maalesef orada görmedik.”
Kıbrıs’ın kuzeyinin Türkiye milli takımlarını besleyen bir fabrika olduğunu söyleyen Sakallı, iki tarafın mutlulukları ve üzüntüleri ortaksa çözülemeyecek bir sorun bulunmadığını ifade etti:
“Mutluluğumuz ve hüzünlerimiz aynıysa bizim paylaşamayacağımız şey yok diye düşünüyorum. Ortak bir paydada buluşabiliriz.”
DAĞDELEN: “ACİL OLARAK BİR SPOR BAKANLIĞI KURULMASI GEREKİR”
Basın toplantısında söz alan Atletizm Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Cem Dağdelen, Kıbrıs’ın kuzeyinde bir Spor Bakanlığının ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Çocukların bütün sıkıntılara rağmen kendilerini ispatladığını, bireysel yeteneklerin mevcut spor yönetiminin önüne geçtiğini ifade eden Dağdelen, Avrupa ve dünya barajlarını geçmenin büyük bir yetenek ve başarının sonucu olduğunu söyledi:
“Avrupa ve Dünya barajlarını geçmek büyük bir yeteneğin, büyük başarının bir sonucudur. Bizim bu spor sistemimiz ne işe yarar diye kendimize sorduk mu? Türkiye’deki mevzuatları kopyalayarak dahi buraya getiremedik. Bu çocuklar bu başarıyı gösterip belirgin bir noktaya geliyor, biz hep beraber Dünya barajını geçen bir çocuğa sessiz mi kalacağız?”
Yiğitcan Hekimoğlu, Buse Savaşkan, Meliz Redif, Taygun Ertuğruloğlu ve çok sayıda sporcunun milli takımlara girerek olimpiyatlarda, Avrupa ve dünya şampiyonalarında yarıştığını hatırlatan Dağdelen, Türkiye Atletizm Federasyonu’nun bu yapıyı koruması gerektiğini söyledi:
“Yiğitcan, Buse, Meliz, Taygun onlarca sporcu milli takımlara girip olimpiyatlarda, Avrupa, Dünya şampiyonalarında yarıştı. Türkiye Atletizm Federasyonu böyle bir yapıyı korumak mı, yoksa önüne sürekli set mi çekmeli? Siz ne zaman geçmeye başladığınızda önünüzde her zaman biri oluyor. Peki bizi kim koruyacak? Burada yapısal olarak bir an önce acil bir bakanlık kurulması gerekir.”
SERTOĞLU’NDAN TAM DESTEK: “SPOR BAKANLIĞI KURULMADAN DAHA ÇOK GOLLER YERİZ”
Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Sertoğlu da Atletizm Federasyonu’na tam destek verdiklerini açıkladı. Yaşanan sorunun esas muhatabının Kıbrıs’ın kuzeyindeki spor yönetimi olduğunu belirten Sertoğlu, ülkede gerekli spor teşkilatlanmasının kurulamadığını söyledi.
Bir Spor Bakanlığı bulunması halinde sorunun çok daha kolay çözülebileceğini ifade eden Sertoğlu, büyük spor sorunlarının memurlar ve müdürler yerine bakanlık düzeyindeki yetkililer tarafından ele alınması gerektiğini vurguladı:
“Buradaki konu tamamen bambaşkadır. Buradaki konunun esas muhatabı biziz. Biz kendi ülkemizde bir spor teşkilatlanması yapamadık. Bir Spor Bakanlığı’nı kuramadık. Bugün benim bir Spor Bakanım olsaydı, bu konu eminim çok kolay çözülürdü. Bu işler memurla, müdürle olmaz. Bu tür büyük olayları bakanlık düzeyindeki insanlar çözer. Bizim en büyük eksikliğimiz budur, biz spor bakanlığını kurmadan daha çok goller yiyeceğiz.”
TAK













