EKTAM işçilerinin grevi Meclis gündeminde

CTP milletvekili Devrim Barçın, EKTAM işçilerinin sendikalı olduktan sonra toplu biçimde işten durdurulduğunu belirterek sürecin açık bir hak ihlali olduğunu söyledi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu ise sendikal örgütlenmenin anayasal hak olduğunu vurguladı, muhatabın sendika olduğunu ve Bakanlığın ara buluculuk sürecini yürüttüğünü açıkladı.

Bugün Kıbrıs

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda EKTAM işçilerinin grevi tartışmaların merkezine oturdu. CTP milletvekili Devrim Barçın, sendikalı olduktan hemen sonra işçilerin toplu biçimde işten durdurulmasının yasaya aykırı olduğunu savunarak hükümeti göreve çağırdı. Tartışmaya yanıt veren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu ise sürece ilk günden itibaren müdahil olduklarını, sendikanın muhatap olduğunu ve hedeflerinin işçilerin işlerine geri dönmesi olduğunu söyledi.

“SENDİKALI OLDUKLARI İÇİN DURDURULDULAR”
Barçın, EKTAM işçilerinin 5 Şubat’ta sendikalı olduklarını, toplu iş sözleşmesi çağrısı yaptıklarını ve ertesi gün işten durdurulduklarını hatırlattı. Ardından kalan tüm işçilerin de durdurulduğunu belirten Barçın, şirketin aynı anda “faaliyetlerimiz kararlılıkla devam edecek” açıklaması yapmasının çelişki olduğunu söyledi.

Barçın, bu tabloyu şöyle değerlendirdi:
“Toplu iş sözleşmesi talebinden sonra tüm işçilerin durdurulması, ekonomik gerekçeyle açıklanamaz. Bu insanlar sendikalı oldukları için durdurulmuştur. Bu açık bir haksız fesihtir.”

Grev başladıktan sonra işten durdurma yapılamayacağını vurgulayan Barçın, grev sürecinde dışarıdan müdahaleyle faaliyetin sürdürülmesinin grev kırıcılığı anlamına geleceğini söyledi.

HASİPOĞLU: “SENDİKAL HAK ANAYASALDIR, MUHATAP SENDİKADIR”
Eleştirilere yanıt veren Hasipoğlu, EKTAM sürecinin istenmeyen bir noktaya geldiğini kabul etti ve Bakanlık olarak ilk günden itibaren devreye girdiklerini anlattı. Hasipoğlu, işverenin gönderdiği fesih ihbarlarında sendikalı olunduğu için durdurmaya dair açık bir ifade bulunmadığını, ancak işin esasına bakıldığında sendikalı olma nedeniyle bir sui niyet şüphesinin bulunduğunu söyledi.

Hasipoğlu, bu durumu şu sözlerle dile getirdi:
“İşin esasına baktığımızda evet, burada bir sendikalı olma durumu var ve bundan kaynaklanan bir sui niyet olduğu kanaatindeyim. Bunu kayda aldık.”

Sendikalaşma ve toplu iş sözleşmesi süreçlerinin ülkede yaygın olmadığını belirten Hasipoğlu, benzer ihtilafların geçmişte de yaşandığını, nihai aşamada tarafların yargı yoluna başvurabileceğini ifade etti.

“ARA BULUCULUK YAPIYORUZ, HEDEF İŞÇİLERİN İŞE DÖNMESİ”
Hasipoğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın rolünün ara buluculuk olduğunu vurgulayarak, süreci işletmeye başladıklarını söyledi. İşçilerle ve işverenle görüşmeler yaptıklarını, fesih ihbarlarının sendikaya da iletildiğini belirten Hasipoğlu, sendikadan taleplerin yazılı ve somut biçimde iletilmesini istediklerini kaydetti.

Bakan Hasipoğlu, Bakanlığın pozisyonunu şu sözlerle özetledi:
“Sendika anayasal bir haktır. Yetki belgesi Bakanlığımız tarafından verilmiştir. Bu süreçte muhatap sendikadır.”

Hasipoğlu, iş güvencesi konusunun müzakere edilebileceğini, ancak yasa dışı biçimde kimsenin sendikalı olduğu için işten çıkarılamayacağını da açıkça ifade etti.

Barçın, grev devam ederken şirketin faaliyetine devam etmesi ya da dışarıdan mal çekilmesinin çalışanları karşı karşıya getirecek tehlikeli bir tablo yaratacağını belirterek Bakanlığın bu konuda daha net bir tutum almasını istedi.

Hasipoğlu ise grev yasasına dikkat çekerek, greve katılmayan işçiler olabileceğini, ancak grev sürecinin sağduyuyla yürütülmesi gerektiğini söyledi. Hasipoğlu, gerilimin tırmanmaması için sahada olmaya devam edeceklerini belirterek, “Bu akşam da yeniden oraya gideceğim. Hem işçilerle hem işverenle görüşeceğim” dedi.

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi