KIBRIS’TA KARANLIK ÜÇGEN
Rus diplomat ölü bulundu, oligark kayıp, Hristodulidis ve hükümet krizde
Bugün Kıbrıs
Güney Kıbrıs makamları, Rusya’nın Lefkoşa Büyükelçiliği’nde görevli bir diplomatın “doğal olmayan ölümü”nü soruşturuyor. Yetkililer, olayın ilk bulgulara göre intihar gibi göründüğünü ancak koşulların ciddi soru işaretleri barındırdığını belirtiyor.
Söz konusu ölüm, ülkede hükümeti sarsan videogate yolsuzluk skandalı ve Rus oligark Vladislav Baumgertner’in esrarengiz biçimde kaybolmasıyla aynı zaman dilimine denk geldi. Bu çakışma, hem Lefkoşa’da hem de uluslararası diplomatik çevrelerde dikkat çekiyor.
“PANOV GRU SUBAYIYDI” İDDİASI
Hayatını kaybeden diplomatın Alexei Panov olduğu açıklanırken, Berlin merkezli bağımsız araştırmacı Dmitry Khmelnitsky, Panov’un Rus askeri istihbaratı GRU’da görevli bir subay olduğunu öne sürdü. Bu iddia, Kıbrıs’taki bazı üst düzey diplomatik kaynaklar tarafından da doğrulandı.
Khmelnitsky’ye göre Panov, Kıbrıs’taki görevi sırasında Rus Büyükelçiliği’nin teknik altyapısından ve istihbarat ekipmanlarının bakımından sorumluydu. Araştırmacı, Panov’un Batı’ya iltica etmeyi düşünmüş olabileceği ihtimalinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
Kıbrıs polisi, Rus Büyükelçiliği’nden olay yerine girme ve Panov’un geride bıraktığı iddia edilen intihar notuna erişim talebinde bulundu. Ancak Rus tarafının bu talebi reddetmesi üzerine polis, yalnızca büyükelçilik yerleşkesinin avlusundan cenazeyi teslim alabildi.
Kıbrıs makamları, bu nedenle dosyanın “doğal olmayan ölüm” kapsamında ele alındığını ve soruşturmanın açık tutulduğunu belirtiyor.
OLİGARK KAYBOLDU, ARAMALAR GENİŞLETİLDİ
Panov’un ölümünden 24 saat sonra, Rus potas devi Uralkali’nin eski CEO’su Baumgertner’in Kıbrıs’ta kaybolduğu bildirildi. 56 yaşındaki oligarkın, çoğunlukla Rus iş insanlarının yaşadığı Limasol’da tek başına yaşadığı ve en son burada görüldüğü belirtildi.
Kıbrıs polisi, arama çalışmalarına Birleşik Krallık’a ait Egemen Üs Bölgeleri personelinin de dahil edildiğini açıkladı. Resmî açıklamalarda şu ana kadar Panov’un ölümü ile Baumgertner’in kayboluşu arasında doğrudan bir bağ tespit edilmediği vurgulansa da, diplomatik çevrelerde bu değerlendirme temkinle karşılanıyor.
İSTİFALAR KRİZİ DERİNLEŞTİRDİ
Tüm bu gelişmeler, Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis hükümetini sarsan gizli çekim video skandalı ile iç içe ilerliyor. Videoda, seçim finansmanı, nakit bağışlar ve Cumhurbaşkanlığı’na erişim iddiaları yer alırken, hükümet görüntüleri “kasıtlı montaj” ve “hibrit saldırı” olarak nitelendirdi.
Ancak kamuoyundaki öfke dinmedi. Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Haralambos Haralambous’un ve Cumhurbaşkanı’nın eşinin, bağışların aktarıldığı iddia edilen bir vakıftaki görevinden istifa etmesi, tepkileri yatıştırmak yerine artırdı.
“EN BÜYÜK SİYASİ KRİZ”
Güney basınında yer alan habere göre Lefkoşa Üniversitesi’nden siyaset bilimci Hubert Faustmann, yaşananları şöyle değerlendirdi:
“Cumhurbaşkanı’nın imajı ciddi biçimde zedelendi. Hükümetin tepkisi, suçlamaların özüne yanıt vermek yerine kaynağı itibarsızlaştırmaya yönelik klasik bir dikkat saptırma stratejisi olarak algılanıyor. Bu, Hristodulidis’in göreve geldiğinden bu yana karşılaştığı en büyük siyasi kriz.”
ULUSLARARASI BASIN NE DİYOR?
Kıbrıs’taki gelişmeler, uluslararası basında jeopolitik bir gerilim başlığı altında ele alınıyor.
İngiliz basını, Rus diplomatın ölümü ve oligarkın kayboluşunu “olağan dışı zamanlama” vurgusuyla aktarırken, bazı yorumlarda bunun tesadüften fazlası olabileceği ifade ediliyor. Gizli çekim videonun, Kıbrıs’ın Batı’ya yönelişine karşı bir baskı veya gözdağı operasyonu olabileceği yorumları yapılıyor.
Avrupa basını, Kıbrıs’ı “hibrit tehditlerin test edildiği küçük ama kritik bir AB üyesi” olarak tanımlıyor. Özellikle ülkenin AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nı üstlenmiş olması, yaşananları Avrupa güvenliği bağlamına taşıyor. Bununla birlikte bazı yayınlar, “dış müdahale” söyleminin yolsuzluk iddialarının ciddiyetini gölgelememesi gerektiği uyarısında bulunuyor.
ABD medyası, Kıbrıs’ı Doğu Akdeniz’de büyük güç mücadelesinin kırılgan halkalarından biri olarak resmediyor. Analizlerde, Washington–Lefkoşa ilişkilerinin güçlenmesi ve Rusya’nın adadaki geleneksel nüfuzunun gerilemesi birlikte değerlendiriliyor.
Rusya’ya yakın medya ise bambaşka bir anlatı kuruyor: Video skandalı Batı destekli bir iç operasyon, diplomatın ölümü kişisel bir trajedi, Kıbrıs yönetiminin Rusya’yı işaret etmesi ise “kanıtsız propaganda” olarak sunuluyor.
ORTAK PAYDA: ZOR BİR DENGE
Uluslararası basındaki farklı tonlara rağmen ortaklaşılan nokta şu:
Hristodulidis, göreve geldiğinden bu yana en kırılgan dönemini yaşıyor.
Bir yanda içeride yolsuzluk, şeffaflık ve hesap verebilirlik talepleri, diğer yanda dışarıda Rusya ile sertleşen ilişkiler ve hibrit tehdit iddiaları…
Rus diplomatın şüpheli ölümü, kayıp oligark ve videogate skandalı, Kıbrıs’ı hem diplomatik hem de siyasal açıdan son yılların en karanlık sınavıyla karşı karşıya bırakmış durumda.












