“Vergi adaletsizliği ve asgari ücret politikaları çalışanı bilinçli biçimde yoksullaştırıyor”
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Genel Sekreteri Tahir Gökçebel, gelir vergisi matrahlarının güncellenmemesini “örtülü vergi artışı”, asgari ücret artışını ise “çalışanın cebine uzanan bilinçli bir tercih” olarak nitelendirerek hükümetin istifasını istedi.
“Vergi adaletsizliği ve asgari ücret politikaları çalışanı bilinçli biçimde yoksullaştırıyor”
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Genel Sekreteri Tahir Gökçebel, gelir vergisi matrahlarının güncellenmemesini “örtülü vergi artışı”, asgari ücret artışını ise “çalışanın cebine uzanan bilinçli bir tercih” olarak nitelendirerek hükümetin istifasını istedi.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Genel Sekreteri Tahir Gökçebel, vergi adaletsizliği, asgari ücret artışı ve gelir vergisi düzenlemelerine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Gökçebel, resmi hayat pahalılığı verilerine rağmen gelir vergisi matrahları ve kişisel indirim tutarlarının güncellenmemesinin çalışanların bilinçli şekilde yoksullaştırılması anlamına geldiğini vurguladı.
HAYAT PAHALILIĞI YÜZDE 39’U AŞTI, VERGİ DİLİMLERİ SABİT KALDI
Açıklamada, KKTC İstatistik Kurumu verilerine göre Aralık 2025’te aylık hayat pahalılığının yüzde 3,39, yılın ikinci altı ayında yüzde 21,66, yıllık bazda ise yüzde 39,45’e ulaştığı hatırlatıldı. Gökçebel, bu tablonun çalışanların alım gücünün ciddi biçimde eridiğini ortaya koyduğunu belirtti.
Bu koşullara rağmen gelir vergisi matrahları ve kişisel indirim tutarları konusunda hükümetin hiçbir adım atmadığını kaydeden Gökçebel, bu durumu şöyle değerlendirdi: “Bu suskunluk tesadüf değildir. Bu suskunluk; özel sektör, kamu, asgari ücretli dâhil olmak üzere tüm çalışanlardan daha fazla vergi alma tercihidir.”
SENDİKALARIN ÖNERİLERİ GÖRMEZDEN GELİNDİ
KTOEÖS’ün, kamuda yetkili sendikalarla birlikte 10 Kasım 2025’te Maliye Bakanlığı’na somut ve gerekçeli öneriler sunduğunu anımsatan Gökçebel, bu taleplerin bütçe gerekçesiyle ertelendiğini, bütçe geçmesine rağmen ise herhangi bir düzenleme yapılmadığını vurguladı.
Bu sürecin ardından 5 Aralık 2025’te Maliye Bakanlığı önünde protesto eylemi yapıldığını hatırlatan Gökçebel, “Bu eylem çalışanların yoksullaştırılmasına karşı açık ve net bir uyarıydı. Ancak hükümet bu uyarıyı da yok saydı” dedi.
ASGARİ ÜCRET ARTIŞI VE “DESTEK ÖDEMESİ” ELEŞTİRİSİ
9 Ocak 2026’da asgari ücrete hayat pahalılığı oranı olan yüzde 21,66 yerine yüzde 18,39 artış yapılmasını da eleştiren Gökçebel, bu tercihin bilinçli bir politika olduğunu savundu. Açıklamada, “‘Destek ödemesi’ adı altında açıklanan miktar, asgari ücretlinin gözünü boyamaktan öteye geçmeyecek, kalıcı ve gerçek bir fayda sağlamayacaktır” ifadelerine yer verildi.
Gökçebel, brüt asgari ücretin hayat pahalılığı oranında artırılmamasının yalnızca asgari ücretlileri değil, tüm çalışanları olumsuz etkileyeceğini belirterek, vergi yükünün daha da artacağına dikkat çekti. Asgari ücretin biraz üzerinde maaş alanların net gelirinin daha düşük kalmasının çalışma barışını bozacağını vurguladı.
“BU BİR EKONOMİK SORUN DEĞİL, YÖNETİM KRİZİDİR”
Açıklamasında hükümete açık sorular yönelten Gökçebel, vergi dilimlerinin güncellenmemesinin teknik bir gecikme değil, örtülü bir vergi artışı olduğunu savundu. “Vergi adaletini ortadan kaldıran, sosyal devlet ilkesini ayaklar altına alan bu yaklaşım kabul edilemezdir” diyen Gökçebel, hükümetin meşruiyetini yitirdiğini ileri sürdü.
Gökçebel, taleplerini şu sözlerle yineledi: “2026 yılı gelir vergisi matrahları ve kişisel indirim tutarları derhal açıklanmalı, Resmî Gazete’de yayımlanmalı ve 1 Ocak 2026’dan itibaren geçerli olacak şekilde uygulanmalıdır. Çalışanların uğradığı kayıplar telafi edilmelidir.”
Açıklamanın sonunda KTOEÖS’ün, üyelerinin ve tüm emekçilerin haklarını korumak için sendikal ve hukuksal tüm yolları kullanarak mücadeleyi sürdüreceği vurgulandı.












