Türkiye’de varlık barışı düzenlemesi Meclis’te: Muhalefetten ‘gri liste’ uyarısı
TBMM Genel Kurulu’nda ilk 5 maddesi kabul edilen vergi düzenlemesi, Türkiye’ye yerleşen bazı kişilerin yurt dışı kazançlarına 20 yıl gelir vergisi istisnası getiriyor. Düzenleme hükümet tarafından yatırım ve sermaye girişini teşvik adımı olarak görülürken, muhalefet kaynağı belirsiz para, vergi adaletsizliği, kara para aklama riski ve düzenli vergi ödeyen mükellefler aleyhine eşitsizlik eleştirileri yöneltiyor.
Türkiye’de varlık barışı düzenlemesi Meclis’te: Muhalefetten ‘gri liste’ uyarısı
TBMM Genel Kurulu’nda ilk 5 maddesi kabul edilen vergi düzenlemesi, Türkiye’ye yerleşen bazı kişilerin yurt dışı kazançlarına 20 yıl gelir vergisi istisnası getiriyor. Düzenleme hükümet tarafından yatırım ve sermaye girişini teşvik adımı olarak görülürken, muhalefet kaynağı belirsiz para, vergi adaletsizliği, kara para aklama riski ve düzenli vergi ödeyen mükellefler aleyhine eşitsizlik eleştirileri yöneltiyor.
Bugün Kıbrıs
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda, vergi ve varlık barışına ilişkin hükümler de içeren kanun teklifinin ilk 5 maddesi kabul edildi. Düzenlemeye göre, 1 Ocak 2026’dan itibaren Türkiye’ye yerleşmiş sayılan ve önceki 3 takvim yılında Türkiye’de ikametgahı ile vergi mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişilerin yurt dışında elde ettikleri kazanç ve iratlar, 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna tutulacak.
İstisna kapsamındaki gelirler için yıllık beyanname verilmeyecek. Kişinin başka gelirleri nedeniyle beyanname vermesi halinde de bu kazançlar beyannameye dahil edilmeyecek. Ancak istisna edilen kazançlara ilişkin gider ve maliyetler, vergiye tabi kazançların hesaplanmasında dikkate alınmayacak.
KAMU BORÇLARINA 72 AY TECİL
Teklifte kamu alacaklarına ilişkin düzenlemeler de yer alıyor. Buna göre, kamu borcunun vadesinde ödenmesi ya da haciz uygulanmasının borçluyu çok zor duruma düşürmesi halinde, yazılı talep ve teminat şartıyla kamu alacağı 72 ayı geçmemek üzere faiz alınarak tecil edilebilecek. Tecil edilen borçların toplamı 1 milyon lirayı aşmazsa teminat aranmayacak.
İSTANBUL FİNANS MERKEZİNE AVANTAJ
Düzenleme, İstanbul Finans Merkezi’ne yönelik vergi avantajlarını da genişletiyor. Katılımcı belgesi alarak finansal faaliyette bulunan kuruluşların kazançlarına uygulanan kurumlar vergisi indiriminin 2047 yılına kadar uzatılması ve kuruluş/izin süreçlerine ilişkin finansal faaliyet harç muafiyetinin 20 yıla çıkarılması öngörülüyor.
KAYNAĞI BELİRSİZ PARA ELEŞTİRİSİ
Muhalefet ise düzenlemenin “varlık barışı” başlığı altında kaynağı belirsiz servetlerin sisteme alınmasına kapı aralayabileceğini savunuyor. Eleştiriler, beyan edilen varlıkların kaynağına ilişkin denetimin sınırlı kalacağı, bunun da kara para aklama ve kayıt dışı ekonomi risklerini artırabileceği yönünde yoğunlaşıyor.
Komisyon görüşmelerinde muhalefet milletvekilleri, “Bu para nereden geliyor?” sorusunun yanıtsız bırakıldığını belirterek uyuşturucu, yasa dışı bahis, rüşvet ya da kayıt dışı ticaret gelirlerinin sisteme sokulabileceği uyarısında bulundu.
VERGİ ADALETİ TARTIŞMASI
Düzenlemeye yönelik bir diğer eleştiri ise vergi adaleti başlığında yapılıyor. Muhalefete göre, ücretliler ve düzenli vergi ödeyen mükellefler ağır vergi yükü altında kalırken, yurt dışındaki servet sahiplerine uzun süreli vergi istisnası tanınması eşitsizlik yaratıyor.
Sık sık çıkarılan varlık barışı düzenlemelerinin “nasıl olsa yeni af gelir” beklentisi yaratarak vergi ödeme kültürünü zayıflattığı da dile getiriliyor.
GRİ LİSTE RİSKİ UYARISI
Eleştirilerde kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadele başlığı da öne çıkıyor. Türkiye’nin geçmişte FATF gri listesine alınmış olması hatırlatılarak, kaynağı yeterince sorgulanmayan para girişlerinin uluslararası finansal denetim açısından yeni riskler yaratabileceği belirtiliyor.
Muhalefet, düzenlemenin ekonomik kaynak ihtiyacına kısa vadeli yanıt ararken, Türkiye’nin mali şeffaflık ve uluslararası güvenilirlik açısından uzun vadeli sorunlarla karşılaşabileceği uyarısında bulunuyor.
ETKİ ANALİZİ TALEBİ
Muhalefet ayrıca geçmiş varlık barışı uygulamalarının sonuçlarına ilişkin kapsamlı bir etki analizi açıklanmadığını vurguluyor. Türkiye’ye ne kadar kaynak girdiği, bu kaynağın ne kadarının ülkede kaldığı, ne kadarının üretim ve yatırıma yöneldiği ya da yeniden yurt dışına çıkıp çıkmadığına dair kamuoyuna açık net bir tablo bulunmadığı ifade ediliyor.
Düzenleme bu yönüyle, hükümetin sermaye çekme ve finansal merkezi güçlendirme hedefi ile muhalefetin vergi adaleti, şeffaflık ve kara para riski eleştirilerini karşı karşıya getiren yeni bir ekonomi başlığına dönüştü.













