Guterres’in yeni Kıbrıs hamlesi seçim sonrasına kalıyor
Cyprus Mail’de yayımlanan analizde, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in yeni Kıbrıs girişimini Rum tarafındaki parlamento seçimleri ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB Konseyi dönem başkanlığının tamamlanmasından sonrasına yerleştirdiği belirtildi. Yazıda, Hristodulidis’in “yaz aylarında genişletilmiş gayriresmî konferans” ve “2026 sonuna kadar çözüm planı” beklentisinin, sahadaki gerçeklerle örtüşmediği savunuldu.
Guterres’in yeni Kıbrıs hamlesi seçim sonrasına kalıyor
Cyprus Mail’de yayımlanan analizde, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in yeni Kıbrıs girişimini Rum tarafındaki parlamento seçimleri ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB Konseyi dönem başkanlığının tamamlanmasından sonrasına yerleştirdiği belirtildi. Yazıda, Hristodulidis’in “yaz aylarında genişletilmiş gayriresmî konferans” ve “2026 sonuna kadar çözüm planı” beklentisinin, sahadaki gerçeklerle örtüşmediği savunuldu.
Bugün Kıbrıs
Cyprus Mail’de Nikolas Xenofontos imzasıyla yayımlanan analizde, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs sorununa ilişkin yeni girişimini, 8 Mayıs’taki Hristodulidis-Erhürman görüşmesinin ardından daha ileri bir takvime yerleştirdiği belirtildi. Yazıya göre Guterres, yeni süreci Rum tarafındaki parlamento seçimleri ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB Konseyi dönem başkanlığının tamamlanmasından sonraya bırakıyor.
Analizde, 8 Mayıs görüşmesinde iki liderin sivil toplumun katılımına ilişkin çerçeve, dini ayinlerin yapılmasına dair düzenleme, şap hastalığıyla mücadele ve Ekonomik-Ticari Konular Teknik Komitesi içinde yeni bir alt komite kurulması gibi düşük siyasi yoğunluklu güven artırıcı önlemlerde uzlaştığı hatırlatıldı. Ancak yazıya göre bu başlıklar, Türkiye faktörü açısından esaslı bir ağırlık taşımıyor.
Cyprus Mail yazarı, Hristodulidis’in görüşme sonrası “yaz aylarında genişletilmiş gayriresmî konferans”tan söz ettiğini, ancak kritik sorunun Türkiye’nin neden böyle bir sürece esaslı şekilde dahil olmak isteyeceği olduğunu vurguladı. Yazıda, Kıbrıs Türk tarafının da doğrudan yeni bir konferansa geçişe hazır olduğu yönünde açıklama yapmadığı, bunun yerine adım adım ilerleyen bir süreci savunduğu belirtildi.
Analize göre Guterres, Erdoğan’la yaptığı görüşmede Kıbrıs sorunu için Türkiye Cumhurbaşkanı’ndan yardım istedi; Erdoğan ise büyük çaba harcadığını ancak sonuç alınamadığını, sorunun kendisinde değil Rum tarafında olduğunu ima etti. Yazar, Türkiye’nin iki devlet söylemini sürdürdüğü bir dönemde Guterres’in neden Erdoğan’dan yardım beklediğini “oksimoron” olarak nitelendirdi.
Yazıda Hristodulidis’e de eleştiri yöneltildi. Cumhurbaşkanı’nın Türkiye’nin çözümden elde edeceği faydayı artıracak bir paket sunmadığı; gümrük birliğinin güncellenmesi, doğal gazın Türkiye üzerinden taşınması veya Avrupa güvenlik/ekonomi başlıklarının çözüm için kaldıraç haline getirilmesi gibi araçları kullanmadığı savunuldu. Analizde, Lefkoşa’nın enerji politikasını Türkiye ve Kıbrıslı Türkleri dışlayan bir hatta kilitlemesinin çözümün değerini artırmak yerine azalttığı ileri sürüldü.
Cyprus Mail’deki değerlendirme, Guterres’in yeni girişiminin yalnızca Türkiye’ye teşvik sunmakla değil, Kıbrıs Türk tarafı ve BM ile güven ortamı yaratmakla da ölçüleceğini belirtti. Yazının ana sonucu ise şöyle: Guterres bir pencere açabilir, Türkiye çıkar hesabı yapabilir, Avrupa bir çerçeve sunabilir; ancak strateji geliştirmesi gereken taraf Lefkoşa’dır.













