Medya Etik Kurulu’ndan nefret söylemi uyarısı
Medya Etik Kurulu, 17 Mayıs Uluslararası Homofobi, Bifobi ve Transfobi Karşıtı Gün etkinlikleri sürecinde sosyal medyada yayılan nefret söylemi ve hedef gösterici paylaşımların kaygı verici olduğunu açıkladı. Kurul, medya kuruluşları ile sosyal medya kullanıcılarını ayrımcı ve nefret içerikli söylemlerden kaçınmaya çağırdı.
Medya Etik Kurulu’ndan nefret söylemi uyarısı
Medya Etik Kurulu, 17 Mayıs Uluslararası Homofobi, Bifobi ve Transfobi Karşıtı Gün etkinlikleri sürecinde sosyal medyada yayılan nefret söylemi ve hedef gösterici paylaşımların kaygı verici olduğunu açıkladı. Kurul, medya kuruluşları ile sosyal medya kullanıcılarını ayrımcı ve nefret içerikli söylemlerden kaçınmaya çağırdı.
Bugün Kıbrıs
Medya Etik Kurulu tarafından yapılan açıklamada, ifade özgürlüğünün demokratik toplumların temel değerlerinden biri olduğu vurgulanırken, bu özgürlüğün bireylerin onurunu, güvenliğini ve eşit haklarını zedeleyen söylemleri meşrulaştıracak şekilde kullanılamayacağı belirtildi.
Kurul, 17 Mayıs Uluslararası Homofobi, Bifobi ve Transfobi Karşıtı Gün kapsamında gerçekleştirilen etkinlikler sürecinde sosyal medyada yoğun biçimde nefret söylemi, aşağılayıcı ifade ve hedef gösterici paylaşımların yaygınlaşmasının kaygı verici olduğunu ifade etti.
Açıklamada, “Barışçıl toplantı ve gösteri hakkı anayasal güvence altında bulunan temel hak ve özgürlüklerden biridir. Bu hakkın kullanılması nedeniyle bireylerin veya toplulukların hedef gösterilmesi, aşağılanması ya da nefret söylemine maruz bırakılması kabul edilemez” denildi.
Medya Etik Kurulu, insan hakları, çoğulculuk ve birlikte yaşam kültürü açısından yıllardır verilen toplumsal mücadelenin ardından ayrımcı söylemlerin yeniden görünür hale gelmesini üzücü olarak değerlendirdi.
“MEDYANIN GÖREVİ BİRLİKTE YAŞAM KÜLTÜRÜNÜ GÜÇLENDİRMEKTİR”
Gazetecilik meslek ilkelerinin; etnik kimlikler, kadınlar, çocuklar ve LGBTQI+ bireyler dahil tüm toplumsal kesimlere yönelik yayınlarda ayrımcılığı teşvik etmeyen, nefret söylemine yer vermeyen ve kapsayıcı bir dil kullanılmasını öngördüğü belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Medyanın görevi, farklılıklarla bir arada yaşam kültürünü güçlendiren, insan haklarına dayalı sorumlu bir yayıncılık anlayışını geliştirmektir.”
Kurul, tüm medya kuruluşları ve sosyal medya kullanıcılarını eleştiri hakkını kullanırken insan onuruna saygılı olmaya, ayrımcı ve nefret içerikli söylemlerden kaçınmaya ve kamusal tartışma ortamını çoğulculuk temelinde sürdürmeye davet etti.
Açıklamada ayrıca, ifade özgürlüğünün mutlak ve sınırsız bir hak olmadığı vurgulanarak, medya organlarının ve kamusal alanda söz üreten kişilerin eleştiri hakkı ile nefret söylemi arasındaki hassas çizgiyi gözetmesi gerektiği belirtildi.
KÖŞE YAZISI BAŞVURUSUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
Medya Etik Kurulu, Kuir Kıbrıs Derneği tarafından ADA Haber platformunda yayımlanan bir köşe yazısına ilişkin başvuru yapıldığını da açıkladı.
Başvurunun, Rana Sarro’ya ait köşe yazısında ayrımcı ifadeler yer aldığı, nefret söylemini beslediği ve LGBTİ+ bireyleri hedef gösterdiği yönündeki iddiaları içerdiği belirtildi.
Kurul, çalışma esasları gereği haber içeriklerinin medya etik ilkeleri bakımından değerlendirildiğini, köşe yazılarının ise bireysel ifade ve düşünce açıklaması niteliği taşıması nedeniyle doğrudan kurul incelemesi kapsamına alınmadığını kaydetti.
Bu nedenle Rana Sarro tarafından kaleme alınan köşe yazısının, belirli bir toplumsal grubu hedef alır nitelikte olsa dahi ifade ve düşünce açıklaması kapsamında değerlendirilmesi nedeniyle Medya Etik Kurulu tarafından etik ihlal yönünden bağlayıcı inceleme konusu yapılamayacağı ifade edildi.













