Maviş: “Çocuklar, sistem tarafından balkondan aşağıya itildi!”
KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, Anafartalar Lisesi’nde yaşanan olayın ardından yaptığı açıklamada, sendikanın 2022’den bu yana Türkçe bilmeyen yabancı öğrenciler, uyum programları, rehberlik hizmetleri ve dil desteği konusunda defalarca uyarıda bulunduğunu hatırlattı. Maviş, “Dil desteği almayan, uyum programı uygulanmayan, rehberlik ve psikososyal destek mekanizmaları kurulmamış çocuklar, sistem tarafından balkondan aşağıya itildi” dedi.
Maviş: “Çocuklar, sistem tarafından balkondan aşağıya itildi!”
KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, Anafartalar Lisesi’nde yaşanan olayın ardından yaptığı açıklamada, sendikanın 2022’den bu yana Türkçe bilmeyen yabancı öğrenciler, uyum programları, rehberlik hizmetleri ve dil desteği konusunda defalarca uyarıda bulunduğunu hatırlattı. Maviş, “Dil desteği almayan, uyum programı uygulanmayan, rehberlik ve psikososyal destek mekanizmaları kurulmamış çocuklar, sistem tarafından balkondan aşağıya itildi” dedi.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş, Girne Anafartalar Lisesi’nde bir öğrencinin aldığı karne sonrasında kendisini balkondan aşağıya bırakması olayıyla ilgili yabancı öğrencilerin eğitim hakkı ihlali kronolojisine dikkat çeken bir açıklama yaptı. Maviş, yıllardır hazırlanan raporlar, yapılan açıklamalar ve eylemlerle eğitim sistemindeki yapısal sorunlara dikkat çektiklerini ancak Eğitim Bakanlığı’nın gerekli adımları atmadığını anımsattı.
Maviş, yaşanan son olayın tesadüf olmadığını ifade ederek, bunun yıllardır yapılan uyarıların dikkate alınmamasının sonucu olduğunu kaydetti.
2022’DEN BERİ AYNI UYARILAR YAPILDI
Açıklamada, KTÖS’ün 28 Haziran 2022’de kamuoyuyla paylaştığı “İlköğretim İhtiyaç Analiz Raporu ve Eğitime Karşılaştırmalı İstatistiksel Bakış” çalışmasına işaret edildi. Raporda kamu okullarında çok sayıda farklı ülkeden öğrencinin bulunduğu, ana dili Türkçe olmayan öğrenciler için Türkçe öğretimi, oryantasyon sınıfları ve öğretmen yetiştirme ihtiyacının vurgulandığı hatırlatıldı.
14 Temmuz 2022’de Burak Maviş’in yaptığı açıklamada ise eğitim sisteminin çok kültürlü ve çok dilli eğitime hazır olmadığına dikkat çekildiği, veri sistemi, özel birim, öğretmen eğitimi, uyum programları ve aile eğitimi ihtiyacının ortaya konduğu belirtildi.
31 Aralık 2022’de KTÖS Eğitim Sekreteri Süleyman Gelener’in, 45 farklı ülkeden öğrencinin bulunduğu okullarda uyumlaştırma sınıflarının oluşturulmadığını ve bu öğrencilere yönelik program geliştirilmediğini açıkladığı anımsatıldı.
768 ÖĞRENCİ İÇİN UYARI YAPILDI
Burak Maviş, 30 Ocak 2023 tarihinde 45 okulda yapılan çalışmanın sonuçlarının açıklandığını, 33 ülkeden 768 ana dili Türkçe olmayan öğrencinin tespit edildiğini ve bazı okullarda yoğunlaşmanın çok yüksek olduğunun ortaya konduğunu belirtti.
Açıklamada, 28 Nisan 2023’te KTÖS ve KTOEÖS’ün İskele bölgesindeki tabloya dikkat çektiği, her 10 öğrenciden 4’ünün Türkçe veya İngilizce bilmediğinin açıklandığı ifade edildi.
22 Mayıs 2023’te İskele’de üç okulda greve gidildiği, “Adanın Kuzeyindeki Yabancı Öğrencilerin Eğitim Gerçeği, Sorunlar ve Çözüm Önerilerimiz” başlıklı açıklamada Türkçe yeterlilik sınavı, ücretli kurs ve başarısız olan çocuğun okula alınmaması uygulamalarının zorunlu eğitim hakkına aykırı olduğunun vurgulandığı kaydedildi.
24 Mayıs 2023’te ise 13 okulda grev yapıldığı ve kalabalık sınıflar, altyapı eksiklikleri ile Türkçe konuşamayan öğrencilerin eğitim sisteminin temel sorunları arasında gösterildiği belirtildi.
“İLKOKUL NÜFUSUNUN YÜZDE 40’I VATANDAŞ DEĞİL”
25 Temmuz 2023 tarihli değerlendirme raporuna da yer verilen açıklamada, ilkokul nüfusunun yaklaşık yüzde 40’ının Kıbrıs’ın kuzeyi vatandaşı olmadığı, öğrencilerin en az 41 ülkeden geldiği ve ana dili Türkçe olmayan öğrenciler için bilimsel adım atılmadığının açıklandığı belirtildi.
23 Ağustos 2023’te akademik çalışma takviminin imzalanmama gerekçelerinden birinin de Türkçe konuşamayan öğrenciler için bilimsel adım atılmaması olduğu ifade edildi.
3 Eylül 2023’te Burak Maviş’in okulların kaosla açılacağını söylediği ve Türkçe düzey belirleme, ücretli kurs ile başarısız olan çocukların okula alınmaması yaklaşımının çocuk hakları açısından sorunlu olduğunu dile getirdiği hatırlatıldı.
23 Ekim 2023’te 9 Eylül İlkokulu önünde yapılan açıklamada da artan yabancı öğrenci nüfusuna rağmen Bakanlığın yeterli ve bilimsel adım atmadığının söylendiği belirtildi.
ORTAK EYLEMLER VE ÇOCUK HAKLARI UYARILARI
Açıklamada, 3 Nisan 2024’te KTÖS ve KTOEÖS’ün Eğitim Bakanlığı önünde ortak eylem yaptığı, yabancı öğrencilerin kültürel ve sosyal uyum ihtiyacının eğitim politikası içinde ele alınması gerektiğini vurguladığı kaydedildi.
26 Ağustos 2024’te yeni eğitim yılı öncesinde yaklaşık yüzde 10 düzeyinde Türkçe bilmeyen yabancı öğrenci bulunduğunun açıklandığı, 19 Eylül 2024’te ise yabancı öğrenci sayısındaki artışın görmezden gelindiğinin belirtildiği ifade edildi.
20 Kasım 2024 Dünya Çocuk Hakları Günü’nde yapılan ortak açıklamada, Türkçe konuşmayan öğrencilerin okullara kaydedilmemesi kararının birçok çocuğu eğitimden kopardığı ve zorunlu eğitim hakkını ihlal ettiği görüşünün ortaya konduğu anımsatıldı.
2025 VE 2026’DA DA AYNI ÇAĞRILAR YAPILDI
Maviş, 7 Ocak 2025’te yaptığı değerlendirmede yabancı öğrenci sayısındaki artışa rağmen dil eğitimi ve uyum çalışmalarının ihmal edildiğini söylediğini hatırlattı.
17 Haziran 2025’te Şehit Yalçın İlkokulu’nda yapılan açıklamada bütçe ve planlamanın yalnızca vatandaş öğrenci oranına göre yapılamayacağının ifade edildiği, 3 Eylül 2025’te ise Türkçe bilmeyen öğrenciler için düzenleme yapılmadığının açıklandığı belirtildi.
29 Eylül 2025’te Şehit Doğan Ahmet İlkokulu’nda yapılan açıklamada uyum ve destek sınıfları çağrısı yapıldığı, 7 Kasım 2025’te rehber öğretmen ve özel eğitim öğretmeni eksikliğinin gündeme getirildiği kaydedildi.
8 Kasım 2025’te KTÖS Başkanı Mustafa Baybora’nın yaklaşık 2 bin yabancı öğrencinin Türkçe bilmediğini açıkladığı, 9 Kasım 2025’te ise Türkçe konuşmayan çocuklara dönük sertifika şartının anayasal eğitim hakkını ihlal ettiğinin belirtildiği ifade edildi.
20 Kasım 2025 Dünya Çocuk Hakları Günü’nde dil desteği ve uyum programlarındaki eksikliklerin çocukları sistem dışına ittiği uyarısının yapıldığı, 30 Ocak 2026’da da aynı sorunların yeniden gündeme taşındığı kaydedildi.
27 Mart 2026’da KTÖS’ün, Türkçe yeterlik belgesi alamadıkları için okula kaydedilmeyen çocuklar konusunda Bakanlığa dava açacağını açıkladığı, 28 Mart 2026’da ise anayasal eğitim hakkı, zorunlu eğitim ve kayıt reddi konularında yeniden kamuoyuna çağrı yaptığı belirtildi.
“SİSTEM TARAFINDAN BALKONDAN AŞAĞIYA İTİLDİ”
Burak Maviş, tüm bu uyarıların ardından 15 Haziran 2026’da Girne’de bir okulda yaşanan olayın, yıllardır dile getirilen sorunların ne kadar ciddi olduğunu ortaya koyduğunu belirterek şöyle dedi:
“Dil desteği almayan, uyum programı uygulanmayan, rehberlik ve psikososyal destek mekanizmaları kurulmamış çocuklar, sistem tarafından balkondan aşağıya itildi.”
Maviş, KTÖS’ün 2022 yılından bu yana Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nu ve UBP-DP-YDP hükümetini sürekli uyardığını belirterek, “Yabancı öğrenciler var dedik. Türkçe bilmeyen çocuklar var dedik. Uyum sınıfı, Türkçe destek programı, rehberlik hizmeti, öğretmen istihdamı ve bilimsel planlama şart dedik. Çocukları okula almamak, dil sertifikasına mahkum etmek, öğretmeni de öğrenciyi de çaresiz bırakmak eğitim politikası değildir dedik” ifadelerini kullandı.
“ARTIK MESELE ÇALIŞMA DEĞİL, HESAP VERME MESELESİDİR”
Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun olay sonrası yaptığı açıklamayı da eleştiren Maviş, “Eğitim Bakanı’nın yine hiçbir sorumluluk almayarak, basit bir ‘geçmiş olsun’ demesi kabul edilemez. Beş yıldır hükümette olan vekilin ‘çalışma yapılmalı’ demesi akıl alır gibi değildir” dedi.
Maviş açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Çalışmayı kim yapacak? Bu ülkenin eğitim politikasını planlamakla yükümlü olanlar, o koltuklarda oturanlardır. Çocukların eğitim hakkını, dil bariyerini, psikolojik desteğini, öğretmen ihtiyacını ve okul güvenliğini yıllardır görmezden gelenlerin bugün sorumluluktan kaçma hakkı yoktur.”
“Nazım Çavuşoğlu Eğitim Bakanlığı ve UBP-DP-YDP hükümetinin tüm vekilleri, bu konuda defalarca uyarılmıştır. Buna rağmen bilimsel, kamusal ve çocuk haklarına dayalı bir politika üretmemiştir. Artık mesele çalışma yapma meselesi değil, hesap verme meselesidir.”
“Bu çocuklar da bu çocukların başına gelen her türlü olumsuzluklar da tamamen Nazım Çavuşoğlu ve UBP-DP-YDP vekillerinin sorumluluğundadır.”
“Eğitim hakkını korumayan, çocukları dil bariyeriyle baş başa bırakan, öğretmenleri desteksiz, okulları plansız, öğrencileri yalnız bırakan bu vasıfsız yönetim anlayışının Kıbrıslı Türk toplumuna vereceği hiçbir şey yoktur.”














