Gazze Barış Kurulu 30 Haziran-1 Temmuz’da Kıbrıs’ta toplanacak
Gazze’nin savaş sonrası yönetimi, yeniden inşası ve finansmanı için oluşturulan Barış Kurulu’nun yürütme yapıları 30 Haziran-1 Temmuz’da Kıbrıs’ta toplanacak.
Gazze Barış Kurulu 30 Haziran-1 Temmuz’da Kıbrıs’ta toplanacak
Gazze’nin savaş sonrası yönetimi, yeniden inşası ve finansmanı için oluşturulan Barış Kurulu’nun yürütme yapıları 30 Haziran-1 Temmuz’da Kıbrıs’ta toplanacak.
Bugün Kıbrıs
Gazze Barış Kurulu’nun yürütme yapıları, 30 Haziran-1 Temmuz tarihlerinde Kıbrıs’ta bir araya geliyor. Toplantı, Gazze’nin savaş sonrası yönetimi, yeniden inşası, güvenliği ve finansmanı için kurulan mekanizmanın aylardır yaşadığı tıkanıklığı aşma arayışı olarak görülüyor.
Güney basınından alınan bilgilere göre Kıbrıs Cumhuriyeti, toplantının organizatörü ya da eş organizatörü olmadığını özellikle vurguluyor. Lefkoşa’nın resmi pozisyonu, toplantıya ev sahipliği yapılacağı ancak Kıbrıs’ın görüşmelerin tarafı olmayacağı yönünde. Buna rağmen toplantının Kıbrıs’ta yapılması, adanın Gazze sonrası bölgesel denklemde daha görünür bir diplomatik merkez haline geldiğini gösteriyor.
LEFKOŞA: ORGANİZATÖR DEĞİLİZ
Kıbrıs hükümeti, toplantının Barış Kurulu tarafından alınan karar doğrultusunda Kıbrıs’ta yapılacağını duyurdu. Hükümet kanadı, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin toplantıyı organize etmediğini, eş organizatör olmadığını ve kurulun iç görüşmelerine katılmayacağını bildirdi.
Buna karşın, toplantıya gelecek bazı yetkililerin Kıbrıs Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos ile temas talep ettiği belirtiliyor.
Kıbrıs’ın Barış Kurulu’ndaki pozisyonu ise gözlemci statüsüyle sınırlı. Lefkoşa, Avrupa Birliği’nin ortak pozisyonunu dikkate alarak kurula tam üye olmak yerine toplantılara gözlemci olarak katılma çizgisini benimsedi.
KURULUN GÜNDEMİ: YÖNETİM, FİNANSMAN, GÜVENLİK
Kıbrıs toplantısında Barış Kurulu’nun yürütme yapıları, Gazze’de savaş sonrası sivil yönetim modelini, yeniden inşa projelerini, finansman akışını ve güvenlik düzenlemelerini ele alacak.
Toplantıya Barış Kurulu temsilcilerinin yanı sıra, Gazze’nin yönetimini Hamas’tan devralması öngörülen Filistinli teknokratlardan oluşan Ulusal Gazze Yönetim Komitesi ve Yüksek Temsilci Ofisi’nden isimlerin katılması bekleniyor.
Bu üç yapı, Trump yönetiminin Gazze planında birbirini tamamlayan parçalar olarak kurgulandı: Barış Kurulu genel siyasi ve mali denetimi sağlayacak, Filistinli teknokratlar sahadaki sivil idareyi üstlenecek, Yüksek Temsilci Ofisi ise kurul ile Gazze’deki uygulama mekanizması arasında koordinasyon sağlayacak.
PLAN KÂĞIT ÜZERİNDE KALDI
Kıbrıs toplantısının arka planında ciddi bir tıkanıklık var. Gazze Barış Kurulu yıl başında kurulduğunda, savaş sonrası yeniden inşa için büyük bir uluslararası mekanizma olarak sunulmuştu. Ancak geçen aylarda sahada beklenen ilerleme sağlanamadı.
Gazze’nin yönetimini üstlenmesi planlanan Filistinli teknokrat komitesi henüz Gazze’ye giremedi. Komitenin Kahire’de beklediği, bu sürede planlama, temas ve eğitim çalışmaları yürüttüğü belirtiliyor. Komitenin sahaya geçememesinde Hamas’ın silahsızlanma başlığındaki tıkanıklık, İsrail’in güvenlik kısıtlamaları ve sahadaki siyasi belirsizlik belirleyici görülüyor.
Bu nedenle Kıbrıs toplantısı, yalnızca rutin bir kurul buluşması değil; “planı yeniden ayarlama”, kurumlar arası eşgüdümü sağlama ve altı ayda ortaya çıkan sonuçsuzluğu aşma girişimi olarak okunuyor.
17 MİLYAR DOLARLIK TAAHHÜT, BOŞ KASA
Gazze’nin yeniden inşası için verilen mali taahhütler ile sahaya akan para arasındaki fark da toplantının ana başlıklarından biri olacak. Uluslararası düzeyde 17 milyar dolarlık taahhütten söz edilmesine rağmen, fonların fiilen projelere aktarılmasında büyük gecikme yaşanıyor.
Kurulun kendi raporlarında da taahhüt edilen paralar ile fiili ödeme arasındaki farkın acilen kapatılması gerektiği vurgulandı. Yeniden inşa maliyetinin yaklaşık 70 milyar dolar seviyesinde olduğu, Gazze’de altyapı ve binaların büyük bölümünün yıkıldığı, milyonlarca ton enkazın kaldırılması gerektiği belirtiliyor.
Fon akışı sağlanmadan, geçici barınma, hastane, okul, polis gücü, enkaz kaldırma ve temel altyapı projelerinin hız kazanması beklenmiyor.
HAMAS’IN SİLAHSIZLANMASI KİLİT BAŞLIK
Gazze planının en kritik siyasi ve güvenlik başlığı Hamas’ın silahsızlanması. Barış Kurulu’nun savaş sonrası düzeni, Hamas’ın Gazze’deki yönetim ve güvenlik kontrolünü bırakması varsayımı üzerine kurulu.
Ancak bu başlıkta henüz sonuç alınabilmiş değil. Hamas’ın silahsızlanmaya ilişkin bazı öneriler sunduğu, ancak bunları Filistin devleti perspektifinde ilerleme şartına bağladığı belirtiliyor. İsrail açısından ise bu koşul kabul edilebilir görülmüyor.
Bu nedenle yeniden inşa projeleri ile güvenlik düzenlemeleri birbirine kilitlenmiş durumda. Hamas silahsızlanmadan İsrail geçici konut ve güvenlik yapılanmalarına sınırlama getiriyor; yeniden inşa yavaşladıkça Gazze’deki insani tablo ağırlaşıyor.
ULUSLARARASI İSTİKRAR GÜCÜ VE GAZZE POLİSİ
Trump planında Gazze’de iç güvenliği sağlayacak bir Filistin polis gücü ve sınır güvenliğini destekleyecek Uluslararası İstikrar Gücü de öngörülüyor. Kurulun bu alanlarda hazırlık yaptığı, polis gücü için başvurular aldığı ve bazı ülkelerin istikrar gücüne katkı vermeyi kabul ettiği belirtiliyor.
Ancak bu mekanizmalar da sahaya inmiş değil. Güvenlik gücünün konuşlandırılması, Hamas’ın silahsızlanması, İsrail’in sahadaki askeri varlığı ve Gazze’ye giriş-çıkış izinleriyle doğrudan bağlantılı.
Kıbrıs toplantısında bu başlıkların da yeniden ele alınması bekleniyor. Kurulun amacı, siyasi tıkanıklığa rağmen en azından uygulanabilir insani ve yeniden inşa projelerini öne çekmek.
KIBRIS NEDEN SEÇİLDİ?
Kıbrıs’ın toplantı yeri olarak seçilmesi tesadüf değil. Ada, Gazze’ye yakınlığı, Doğu Akdeniz’deki coğrafi konumu, AB üyesi olması, ABD ve bölge ülkeleriyle artan temasları ve Gazze’ye insani yardım sevkiyatındaki rolü nedeniyle öne çıkıyor.
Lefkoşa, son dönemde Gazze’ye yönelik insani yardım, deniz koridoru, tıbbi malzeme sevkiyatı ve bölgesel diplomasi başlıklarında kendisini “güvenilir ara merkez” olarak konumlandırmaya çalışıyor.
Bu nedenle toplantının Kıbrıs’ta yapılması, Lefkoşa’nın doğrudan karar alıcı olmasa bile, Gazze sonrası yeniden yapılanma ve Doğu Akdeniz güvenlik mimarisinde lojistik ve diplomatik bir düğüm noktası haline geldiğini gösteriyor.
GAZZE MASASI, KIBRIS MASASINA DA BAĞLANIYOR
Toplantının zamanlaması Kıbrıs sorunu açısından da dikkat çekici. Aynı günlerde BM Temsilcisi Maria Angela Holguín’in Kıbrıs temasları, Guterres’e sunacağı değerlendirme, yeni 5+1 hazırlıkları ve Temmuz sonu-Ağustos başı için konuşulan genişletilmiş konferans gündemde.
Bu nedenle Gazze Barış Kurulu toplantısı, Kıbrıs’ın yalnızca insani yardım ve bölgesel diplomasi rolüyle değil, Kıbrıs sorunu, Türkiye-AB ilişkileri, ABD-NATO dengesi, Doğu Akdeniz enerji pazarlığı ve güvenlik mimarisiyle birlikte okunması gereken bir gelişme.
Foto: Arşiv














