“Garantörler gitsin, AB temsilci atasın”

Kıbrıslılar Barış ve Dayanışma Hareketi, Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşanan siyasi, ekonomik ve toplumsal baskılara dikkat çekerek, garantörlüğün kaldırılmasını ve çözüm sürecinin yeniden başlaması için Avrupa Birliği’nin temsilci atamasını talep etti.

Bugün Kıbrıs

Kıbrıslılar Barış ve Dayanışma Hareketi adına konuşan Şener Elcil, Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Antonio Costa’ya gönderilen mektubu kamuoyuyla paylaştı. Mektupta, Kıbrıs sorununda görüşmelerin Crans Montana’da kaldığı yerden başlaması, Avrupa Birliği’nin inisiyatif üstlenmesi, temsilci ataması, garantörlüğün kaldırılması, yabancı askerlerin ve üslerin
Birleşik Kıbrıs Partisi Genel Merkezi’nde 24 Nisan Cuma günü düzenlenen basın toplantısında, Kıbrıslılar Barış ve Dayanışma Hareketi adına konuşan Şener Elcil, Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Antonio Costa’ya hitaben hazırlanan mektubu kamuoyuyla paylaştı.

Mektupta, Kıbrıs’ın 1960 ortaklık devletinden 1974’e uzanan süreçte dış müdahaleler, etnik milliyetçilik ve garantör devletlerin tutumları nedeniyle bölündüğü belirtildi. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 2004 yılında Avrupa Birliği’ne tam üye olmasının, adanın yeniden birleşmesi ve Kıbrıs’ın “barış ve işbirliği adası” haline gelmesi için büyük umut yarattığı kaydedildi.

“KIBRISLI TÜRKLER AVRUPA BİRLİĞİ İMKANLARINDAN YARARLANAMIYOR”
Mektupta, Kıbrıs Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği vatandaşı olan Türkçe konuşan Kıbrıslıların, 1974’ten bu yana Türkiye tarafından kurdurulan alt yönetim altında olağanüstü koşullarda yaşadığı ifade edildi. Avrupa Birliği müktesebatının 10. Protokol kapsamında Kıbrıs’ın kuzeyinde askıya alınmasının, Kıbrıslı Türklerin Avrupa Birliği’nin sağladığı birçok imkandan yararlanmasının önünde ciddi bir engel oluşturduğu belirtildi.

“DEMOGRAFİK YAPI DEĞİŞTİRİLDİ, SİYASİ İRADE GASP EDİLDİ”
Mektupta, Türkiye’nin Kıbrıs’ın kuzeyine yüzbinlerce insan taşıyarak adanın demografik yapısını değiştirdiği, taşınan nüfusa vatandaşlık verilmesiyle Kıbrıs Türk toplumunun siyasi iradesinin gasp edildiği kaydedildi. Son Avrupa Parlamentosu seçimlerinde Kıbrıs Cumhuriyeti’nde kayıtlı Kıbrıslı Türk seçmen sayısının 103 bin olduğu, buna karşılık Kıbrıs’ın kuzeyindeki seçmen sayısının 220 bin olarak açıklandığı belirtildi.

“KİRLİ EKONOMİK FAALİYETLER KIBRIS’IN KUZEYİNDE YÜRÜTÜLÜYOR”
Mektupta, Kıbrıs’ın kuzeyinin Avrupa Birliği toprağı olmasına rağmen kumar, fuhuş, insan kaçakçılığı, uyuşturucu ticareti, kara para aklama ve sahte diploma satan yüksek öğretim kurumları gibi faaliyetlerin ekonomik alan haline getirildiği ifade edildi. Türk Lirası kullanma zorunluluğu nedeniyle Kıbrıs Türk toplumunun fakirleştirildiği, mülklerin Türkiye’den gelen sermaye çevrelerinin eline geçtiği belirtildi.

“LAİK YAŞAM BİÇİMİNE MÜDAHALE EDİLİYOR”
Mektupta, taşınan nüfusla birlikte Kıbrıslı Türklerin laik, demokratik ve Avrupalı değerlere sahip yaşam biçimine müdahale edildiği, Sünni İslam öğretisinin dayatıldığı kaydedildi. Dini okulların açıldığı, her köşeye camiler inşa edildiği, Türkiye’den gönderilen imam ve öğretmenlerin misyoner gibi görev yaptığı ifade edildi.

“İKİ AYRI EGEMEN DEVLET YALANINI REDDEDİYORUZ”
Kıbrıslılar Barış ve Dayanışma Hareketi, Kıbrıs’ın birleştirilmesini, Kıbrıslı Rumlar ve adadaki diğer etnik kökenden yurttaşlarla birlikte Avrupa Birliği ailesi içinde yaşamayı talep etti. Mektupta, “Türkiye’nin dayattığı adamızın önce ‘taksimine’ daha sonra da kuzey yarısının Türkiye’ye ilhak edilmesine yol açacak olan ‘iki ayrı egemen devlet’ yalanını reddediyoruz” denildi.

“GARANTÖRLÜĞÜ KABUL ETMİYORUZ”
Mektupta, çözümün tek egemenlik, tek vatandaşlık ve tek uluslararası kimlik temelinde olması gerektiği vurgulandı. Federal Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlarının serbest dolaşım, serbest yerleşim ve serbest mülk edinme hakları dahil tüm insan haklarının güvence altına alınması talep edildi.

Kıbrıslılar Barış ve Dayanışma Hareketi, garantör devletlerin Kıbrıs’a zarar verdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Hiçbir yabancı gücün Federal Kıbrıs Cumhuriyeti’nin garantörü olmasını kabul etmiyoruz. Tüm yabancı üslerin ve yabancı askerlerin ülkemizi terk etmesini, adanın askersizleştirilmesini ve silahsızlandırılmasını talep ederiz.”

“AB İNİSİYATİF ÜSTLENSİN, TEMSİLCİ ATASIN”
Mektupta, Kıbrıs sorununa Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda Crans Montana’da bırakıldığı yerden çözüm sürecinin başlatılması talep edildi. Avrupa Birliği’nin çözüm için inisiyatif üstlenmesi ve temsilci ataması istendi.

Kıbrıslılar Barış ve Dayanışma Hareketi, Türkiye’nin Kıbrıs Türk toplumunu “siyasi rehine” olarak kullandığını belirterek, Kıbrıs’ın kuzeyindeki kolonicilik faaliyetlerinin durdurulması ve adanın kalıcı bölünmesinin engellenmesi için çözümün vazgeçilmez olduğunu vurguladı.

DAUSEN

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi