Bülent Arınç: “Bir ülkede 3 milyon kişi terörist olabilir mi?”
TBMM eski Başkanı Bülent Arınç, yasal bir bankaya para yatıran, çocuğunu legal bir okula gönderen ya da yasal bir kitabı okuyan insanların “terör örgütü üyesi” sayılamayacağını söyledi. Arınç, “Başkaları için suç sayılmayan bir şeyin masum insanlar için suç sayılır hale gelmesine kul da razı olmaz Allah da razı olmaz” dedi.
Bülent Arınç: “Bir ülkede 3 milyon kişi terörist olabilir mi?”
TBMM eski Başkanı Bülent Arınç, yasal bir bankaya para yatıran, çocuğunu legal bir okula gönderen ya da yasal bir kitabı okuyan insanların “terör örgütü üyesi” sayılamayacağını söyledi. Arınç, “Başkaları için suç sayılmayan bir şeyin masum insanlar için suç sayılır hale gelmesine kul da razı olmaz Allah da razı olmaz” dedi.
TBMM eski Başkanı Bülent Arınç, katıldığı bir programda 15 Temmuz sonrası yürütülen yargılamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Arınç, yasal bir bankaya para yatırmak, çocuğunu yasal bir okula göndermek ya da yasal bir kitabı okumak gibi fiillerin tek başına “terör örgütü üyeliği” sayılmasının hukukla bağdaşmayacağını söyledi.
Tr724 haber sitesinin aktardığına göre, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, katıldığı bir programda Türkiye’de 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sonrasında yürütülen yargı süreçlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Gazeteci Ahmet Erkan’ın paylaştığı görüntülere dayandırılan haberde, Arınç’ın bir ülkede milyonlarca kişinin “terör örgütü üyesi” olarak değerlendirilemeyeceğini söylediği aktarıldı.
Arınç, “3 milyon kişi! Bir ülkede 3 milyon kişi terör örgütü üyesi sayılabilir mi?” ifadelerini kullanarak, bazı yargılamalarda kişilerin geçmişte yasal olan faaliyetler nedeniyle suçlandığını savundu.
Eski TBMM Başkanı, “Filan kitabı okuduğu için, çocuğu falan okula gittiği için, falan bankaya para yatırdığı için… Bunların hepsi legal değil miydi?” dedi. Arınç, başkaları için suç sayılmayan fiillerin bazı kişiler açısından suç kabul edilmesinin adalet duygusunu zedeleyeceğini belirtti.
AİHM KARARINA ATIF
Haberde ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 5 Mayıs 2026 tarihli “Şaban Yasak/Türkiye” kararına da yer verildi. TR724’ün aktardığına göre AİHM Büyük Dairesi, kararda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin kötü muamele yasağını düzenleyen 3. maddesi ile “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesini düzenleyen 7. maddesi yönünden ihlal tespiti yaptı.
Haberde, kararın özellikle 15 Temmuz sonrası yargılamalarda kullanılan delillerin hukuki niteliği bakımından yeni tartışmalar doğurabileceği belirtildi.
Tr724, AİHM Büyük Dairesi’nin değerlendirmesinde tanık beyanları, geçmişte yasal kabul edilen faaliyetler ve irtibat iddialarının tek başına mahkûmiyet için yeterli görülmediğini; bireysel suç fiili ve kastın somut biçimde ortaya konması gerektiğine dikkat çektiğini yazdı.
15 TEMMUZ SONRASI YARGILAMALAR
Haberde, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yürütülen soruşturmalar kapsamında yüz binlerce kişi hakkında işlem yapıldığı, çok sayıda kişinin gözaltına alındığı, tutuklandığı veya Kanun Hükmünde Kararnamelerle kamu görevinden çıkarıldığı bilgilerine de yer verildi.
Arınç’ın açıklamaları, özellikle yasal kurumlarla geçmişte kurulan ilişkilerin daha sonra ceza yargılamalarında delil olarak kullanılması konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.













