Erhürman: “Müzakere olsun diye değil, çözüm olsun diye müzakere istiyoruz”
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman başkanlığında toplanan Siyasi Partiler Konseyi’nde Kıbrıs sorunu ve Taşınmaz Mal Komisyonu ele alındı. Toplantının ardından açıklama yapan siyasi parti liderleri, olası yeni sürecin sonuç odaklı olması gerektiği konusunda ortaklaştı. Erhürman, “Laf olsun diye 5+1, laf olsun diye müzakere istemiyoruz” derken, CTP lideri Sıla Usar İncirli BM’nin yeni hareketliliğini olumlu karşıladıklarını söyledi.
Erhürman: “Müzakere olsun diye değil, çözüm olsun diye müzakere istiyoruz”
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman başkanlığında toplanan Siyasi Partiler Konseyi’nde Kıbrıs sorunu ve Taşınmaz Mal Komisyonu ele alındı. Toplantının ardından açıklama yapan siyasi parti liderleri, olası yeni sürecin sonuç odaklı olması gerektiği konusunda ortaklaştı. Erhürman, “Laf olsun diye 5+1, laf olsun diye müzakere istemiyoruz” derken, CTP lideri Sıla Usar İncirli BM’nin yeni hareketliliğini olumlu karşıladıklarını söyledi.
Bugün Kıbrıs
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman başkanlığındaki Siyasi Partiler Konseyi toplantısı tamamlandı. Yaklaşık bir saat süren toplantıya UBP Genel Başkanı Ünal Üstel, CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, DP Genel Başkanı Fikri Ataoğlu, YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı, HP Genel Başkanı Kudret Özersay ve TDP Genel Başkanı Zeki Çeler katıldı.
Toplantının ardından açıklama yapan liderler, Kıbrıs sorunundaki son gelişmeleri, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in girişimlerini ve Taşınmaz Mal Komisyonu’yla ilgili gelişmeleri değerlendirdi.
SONUÇ ODAKLI SÜREÇ VURGUSU
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, toplantıda iki ana gündemin ele alındığını belirterek bunlardan birinin Kıbrıs konusundaki son gelişmeler, diğerinin ise Taşınmaz Mal Komisyonu olduğunu söyledi.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in inisiyatifini desteklediklerini belirten Erhürman, yeni bir sürece kendi ortaya koydukları çerçeve doğrultusunda katkı vermeye hazır olduklarını ifade etti. Guterres’in Crans-Montana sonrasında dile getirdiği “bu defa farklı olmalı” yaklaşımına işaret eden Erhürman, dört maddelik metodolojinin sürecin ruhunda yer alması gerektiğini kaydetti.
Olası bir 5+1 toplantısına ilişkin de konuşan Erhürman, güven yaratıcı önlemlerin ötesine geçen ve sonuç üretecek bir toplantı istediklerini belirterek, “Müzakere olsun diye müzakere istemiyoruz. Çözüm olsun diye müzakere istiyoruz” dedi.
Taşınmaz Mal Komisyonu’nun güçlendirilmesi gerektiğini de söyleyen Erhürman, bu konuda hükümete görüşlerini aktardığını ifade etti. Güney Kıbrıs’ın son dönemde güvenlik, enerji ve deniz yetki alanlarına ilişkin yaptığı anlaşmalarla ilgili değerlendirmelerde de bulunan Erhürman, tek taraflı adımların hukuki statüyü değiştirmeyeceğini söyledi.
İNCİRLİ: “BM’NİN HAREKETLİLİĞİ OLUMLU”
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli ise BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in görev süresi tamamlanmadan çözüm yolunda önemli adımlar atılması yönünde güçlü bir irade ortaya koyduğunu belirterek bunu olumlu bir gelişme olarak değerlendirdiklerini söyledi.
Maria Angela Holguin Cuellar’ın görüşme trafiğini yoğunlaştırdığına dikkat çeken İncirli, çözüm sürecinin geçmişte olduğu gibi yıllarca sürmesinin doğru olmayacağını ifade etti. CTP’nin, Erhürman’ın ortaya koyduğu dört ayaklı çözüm metodolojisini desteklediğini belirten İncirli, Kıbrıs sorununun artık yalnızca Kıbrıslı Türkler ve Rumları ilgilendiren bir konu olmaktan çıktığını, bölgesel ve çok boyutlu bir güvenlik meselesi haline geldiğini söyledi.
Henüz somut bir adım bulunmadığını ancak böyle bir adımın atılabileceğine dair güçlü işaretler gördüklerini ifade eden İncirli, CTP olarak Kıbrıslı Türklerin hakları, bölgesel barış, güvenlik ve istikrar yönünde atılacak her adımın arkasında olacaklarını kaydetti.
ATAOĞLU: “SONUÇSUZ SÜREÇLERE TARAF OLMAMALIYIZ”
DP Genel Başkanı Fikri Ataoğlu da Kıbrıs konusunda sonuçsuz kalacak yeni bir görüşme sürecine girilmesinin doğru olmayacağını söyledi.
Erhürman’ın siyasi parti liderlerine süreç hakkında bilgi verdiğini belirten Ataoğlu, dört maddelik metodolojinin gündeme alınması ve sonuç elde edilebilecek bir zeminin oluşması halinde görüşmelerin başlayabileceğini ifade etti.
Görüşmelerin Türkiye ile istişare içerisinde yürütülmesinin önemine işaret eden Ataoğlu, geçmişte uzun yıllar süren ancak sonuç üretmeyen süreçlerin tekrar edilmemesi gerektiğini söyledi. Ataoğlu, DP olarak görüşlerini Erhürman’a aktardıklarını ve bundan sonraki süreçte de bilgi alışverişinin sürmesini beklediklerini kaydetti.
ARIKLI: “BİZE GÖRE 5+1 İÇİN ZEMİN YOK”
YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı ise Holguin’in yeni bir 5+1 toplantısı için zemin oluşturmaya çalıştığını ancak kendilerine göre böyle bir zeminin bulunmadığını söyledi.
Erhürman’ın siyasi parti liderlerine Holguin’le yaptığı görüşmeler hakkında bilgi verdiğini belirten Arıklı, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın son açıklamalarının da Türkiye’nin Kıbrıs konusundaki tutumunda herhangi bir değişiklik olmadığını gösterdiğini savundu.
Kıbrıs Rum tarafının mevcut koşullarda Crans-Montana’dan daha iyi şartlarda bir müzakere masasına dönmesinin mümkün görünmediğini ileri süren Arıklı, “Kıbrıs Türk halkını yeniden anlamsız bir sürecin içine çekmek yapılacak en büyük zulümlerden biri olur” dedi.
ÖZERSAY: “ORTADA HENÜZ BİR SÜREÇ YOK”
HP Genel Başkanı Kudret Özersay da Kıbrıs sorunuyla ilgili olarak henüz ortada bir süreç bulunmadığını savunarak, “Bir nabız tutma egzersizi vardır” dedi.
Toplantıda Kıbrıs sorunu ve Taşınmaz Mal Komisyonu’yla ilgili son dönemde yaşanan gelişmelerin ele alındığını belirten Özersay, mevcut temasların ileride bir müzakere sürecine dönüşüp dönüşmeyeceğinin zamanla görüleceğini söyledi.
Kıbrıs Rum liderliğinin Güney Kıbrıs’taki siyasi gelişmeler ve yaklaşan seçimler nedeniyle yeni bir süreç başlatma arayışında olduğunu ileri süren Özersay, kapsamlı çözüme destek verdiklerini ancak sonuç üretmeyecek girişimlerin parçası olunmaması gerektiğini kaydetti.
Güney Kıbrıs’ın Fransa, Hindistan ve İsrail ile geliştirdiği ilişkilerin de dikkate alınması gerektiğini belirten Özersay, Türkiye’nin iki devletli çözüm yaklaşımını sürdürdüğünü ifade etti.
ÇELER: “İKİ SEÇİMİN BİRLİKTE YAPILMASINDA EKONOMİ YOK”
TDP Genel Başkanı Zeki Çeler ise toplantıda son günlerde Kıbrıs konusunda yaşanan gelişmelerin de ele alındığını belirterek, TDP olarak BM Genel Sekreteri ile kişisel temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın girişimlerini olumlu bulduklarını söyledi.
Erhürman’ın ortaya koyduğu yaklaşımı desteklediklerini ifade eden Çeler, Taşınmaz Mal Komisyonu’nun daha hızlı çalıştırılması için gerekli adımların atılması gerektiğini kaydetti.
Çeler açıklamasında yerel ve genel seçimlerin aynı gün yapılmasına yönelik tartışmalara da değindi. Hükümete bu konuda fizibilite çalışması yapılıp yapılmadığını sorduklarını ve herhangi bir rakamsal çalışma bulunmadığını öğrendiklerini belirten Çeler, TDP’nin kendi çalışmasını yaptığını söyledi.
2025 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 777 sandık kurulduğunu ve yaklaşık 3 bin 108 kişinin görev yaptığını belirten Çeler, iki seçimin aynı gün yapılmasının sandık ve görevli sayısını artıracağını ifade ederek, “İki seçimin beraber yapılmasında ekonomi yoktur. Rakamsal olarak herhangi bir ekonomi yapılmayacağı ortadadır” dedi.
Erken seçim tartışmalarına da değinen Çeler, Başbakan Ünal Üstel’in Meclis’te kullandığı “hodri meydan” ifadesini hatırlatarak, “Hodri meydan çekilecekse 45 gün ya da 60 gün içinde çekilir. Altı ay sonrasına hodri meydan çekilmez” değerlendirmesinde bulundu.














