Gelener’den Eğitim Bakanlığı’na çağrı: “Hesap verilmelidir”
KTÖS Eğitim Sekreteri Süleyman Gelener, Hala Sultan İlahiyat Koleji’nde görev yapan bir öğretmenin cinsel saldırı, cinsel taciz ve çocuk istismarı suçlamalarıyla tutuklanmasına ilişkin yaptığı açıklamada, soruşturmanın bağımsız ve şeffaf şekilde yürütülmesi gerektiğini belirterek, çocukların korunmasının devletin doğrudan sorumluluğu olduğunu vurguladı.
Gelener’den Eğitim Bakanlığı’na çağrı: “Hesap verilmelidir”
KTÖS Eğitim Sekreteri Süleyman Gelener, Hala Sultan İlahiyat Koleji’nde görev yapan bir öğretmenin cinsel saldırı, cinsel taciz ve çocuk istismarı suçlamalarıyla tutuklanmasına ilişkin yaptığı açıklamada, soruşturmanın bağımsız ve şeffaf şekilde yürütülmesi gerektiğini belirterek, çocukların korunmasının devletin doğrudan sorumluluğu olduğunu vurguladı.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Eğitim Sekreteri Süleyman Gelener, Hala Sultan İlahiyat Koleji’nde görev yapan bir öğretmenin cinsel saldırı, cinsel taciz ve 16 yaşından küçük çocukların cinsel istismarı suçlamalarıyla tutuklanmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Gelener, basına yansıyan olayın eğitim sistemi açısından son derece ciddi ve kabul edilemez olduğunu belirterek, soruşturmanın sürdüğünü, müşteki sayısının artabileceğinin ve alınması gereken ifadeler bulunduğunun kamuoyuna yansıdığını hatırlattı.
“ÇOCUKLARIN KİMLİKLERİ VE PSİKOLOJİK BÜTÜNLÜKLERİ KORUNMALI”
Gelener, bu meselede esas olanın çocukların üstün yararı olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Çocukların kimliklerinin, psikolojik bütünlüklerinin ve eğitim haklarının korunması devletin doğrudan sorumluluğudur. Mağdur çocuklar ve aileleri hiçbir biçimde teşhir edilmemeli, baskı altına alınmamalı, suçlanmamalı veya yalnız bırakılmamalıdır.”
Soruşturmanın deliller karartılmadan yürütülmesi gerektiğini belirten Gelener, yalnızca zanlının değil, ihmali ve denetimsizliği bulunan kişi ve kurumların da araştırılması gerektiğini söyledi.
Gelener, konuyla ilgili şöyle konuştu:
“Soruşturma, deliller karartılmadan, tüm sorumluluk zinciri ortaya çıkarılarak, bağımsız, şeffaf ve çocuk koruma ilkelerine uygun biçimde yürütülmelidir. Sadece zanlı değil, ihmal ve denetimsizlik sorumluluğu bulunan tüm kişi ve kurumlar da araştırılmalıdır.”
“UYARILARIMIZ BUGÜN DAHA AĞIR BİR GERÇEKLİKLE KARŞIMIZDA”
KTÖS olarak yıllardır yurtlar ve kurslarla ilgili resmi makamlara uyarılar yaptıklarını belirten Gelener, bugün ortaya çıkan iddiaların bu uyarıların ciddiyetini gösterdiğini ifade etti.
Gelener, “KTÖS olarak yıllardır yurtlar ve kurslar üzerinden resmi makamlara yaptığımız uyarılar bugün çok daha ağır bir gerçeklikle karşımızdadır” dedi.
Okulun kuruluşundan itibaren hukuki statüsü, yönetimi, yurt ve okul dışı bağlantıları ile Eğitim Bakanlığı’nın fiili denetim kapasitesi konusunda ciddi soru işaretleri bulunduğunu kaydeden Gelener, bu konuları defalarca kamuoyuyla paylaştıklarını söyledi.
Gelener, ortaya çıkan iddiaların denetimsizliğin çocuk güvenliği açısından ne kadar ağır sonuçlar doğurabileceğini gösterdiğini belirterek, “Bugün ortaya çıkan iddialar, bu denetimsizliğin çocuk güvenliği açısından ne kadar ağır sonuçlar doğurabileceğini göstermiştir” ifadelerini kullandı.
“ÇOCUKLARI RİSK ALTINA SOKAN POLİTİKALAR GÖRMEZDEN GELİNEMEZ”
Çocuk istismarının polemik konusu yapılamayacağını vurgulayan Gelener, çocukları risk altına sokan eğitim politikalarının da görmezden gelinemeyeceğini söyledi.
Gelener açıklamasının sonunda şu ifadeleri kullandı:
“Bugün görevimiz, çocukların yanında durmak ve başta Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm yetkili makamları hesap vermeye çağırmaktır.”













