KTOEÖS: Çocuk istismarı iddiaları münferit değil, sistem sorgulanmalı!
KTOEÖS, Hala Sultan İlahiyat Koleji’nde bir öğretmenin öğrencileri istismar ettiği iddiasıyla tutuklanmasının ardından okul önünde basın açıklaması yaptı. Başkan Ahmet Karaoğulları, olayın yalnızca bireysel bir vaka olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, Türkiye’den protokollerle gönderilen öğretmenlerin denetim mekanizmalarının sorgulanması gerektiğini söyledi.
KTOEÖS: Çocuk istismarı iddiaları münferit değil, sistem sorgulanmalı!
KTOEÖS, Hala Sultan İlahiyat Koleji’nde bir öğretmenin öğrencileri istismar ettiği iddiasıyla tutuklanmasının ardından okul önünde basın açıklaması yaptı. Başkan Ahmet Karaoğulları, olayın yalnızca bireysel bir vaka olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, Türkiye’den protokollerle gönderilen öğretmenlerin denetim mekanizmalarının sorgulanması gerektiğini söyledi.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), dün basına yansıyan ve Hala Sultan İlahiyat Koleji’nde görev yapan bir öğretmenin öğrencileri istismar ettiği iddialarıyla tutuklanmasıyla ilgili bugün okul önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya okul öğretmenlerinin yanı sıra sendika üyeleri de katıldı.
Açıklamayı yapan KTOEÖS Başkanı Ahmet Karaoğulları, söz konusu öğretmenin yaklaşık beş yıldır okulda görev yaptığını belirterek, geçtiğimiz hafta öğrenci-öğretmen ilişkisinin suistimal edilmesiyle ilgili iddiaların öğretmenler aracılığıyla okul yönetimine ulaştığını söyledi.
Karaoğulları, öğrencilerin öğretmenlerine yaşadıkları mağduriyetleri anlattığını, öğretmenlerin de konuyu derhal okul idaresine ilettiğini belirterek, okul yönetiminin yürüttüğü süreç sonrası polise şikâyette bulunulduğunu ifade etti.
Söz konusu öğretmenin 19 Mayıs Salı günü yurt dışına çıkmaya çalıştığı sırada tutuklandığını söyleyen Karaoğulları, olayın yalnızca bireysel bir vaka olarak değerlendirilemeyeceğini kaydetti.
“ÇOK YÖNLÜ VE ŞEFFAF SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMELİ”
Karaoğulları, “Bu konu Türk Maarif Koleji’ndeki konu gibi münferit bir konu olarak kabul edilemez. Çok daha ağır bir konu söz konusu” diyerek, çocuk istismarı, cinsel taciz ve cinsel saldırı iddialarının çok yönlü biçimde soruşturulması gerektiğini söyledi.
Soruşturmanın yalnızca tek taraflı yürütülmemesi gerektiğini ifade eden Karaoğulları, öğretmenin görev yaptığı okulda denetim ve gözlem sorumluluğu bulunan kişilerin de süreç kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“NE OLDUĞU BELLİ OLMAYAN ÖĞRETMENLER GÖNDERİLİYOR”
Türkiye’den protokoller aracılığıyla gönderilen öğretmenlerle ilgili yıllardır uyarılarda bulunduklarını söyleyen Karaoğulları, ülkede binlerce öğretmen adayı bulunmasına rağmen dışarıdan öğretmen getirilmeye devam edildiğini ifade etti.
Karaoğulları, “On yıllardır devam eden devletler arası anlaşmalar veya protokoller gereğince, ne olduğu belli olmayan, gerekli araştırmaları yapılmayan birçok farklı maksat veya misyonla bu ülkeye gönderilen öğretmenlerin olduğunu defalarca kamuoyuyla paylaştık” dedi.
Buradaki meselenin kişilerden ibaret olmadığını söyleyen Karaoğulları, adanın kuzeyindeki toplumsal dönüşüm politikalarının eğitim üzerinden yürütüldüğünü ileri sürdü.
“EĞİTİM MÜŞAVİRLİĞİ AÇIKLAMA YAPMALI”
Karaoğulları, hakkında soruşturma yürütülen öğretmenin bağlı bulunduğu Türkiye Cumhuriyeti Eğitim Müşavirliği’nin sessizliğini de eleştirdi.
“Halen daha söz konusu öğretmenin bağlı bulunduğu Türkiye Cumhuriyeti Eğitim Müşavirliği’nin konuyla ilgili açıklama yapmaması, görevden alınıp alınmadığına dair izahat verilmemesi kabul edilir değildir” diyen Karaoğulları, Milli Eğitim Bakanlığı’nın konuyu “hasır altı etmeye” çalıştığını savundu.
“ÇOCUKLAR PSİKOLOJİK DESTEK ALMALI”
Tacize uğradığı iddia edilen çocukların sosyal ve psikolojik olarak desteklenmesi gerektiğini söyleyen Karaoğulları, soruşturmanın hızlı ve şeffaf şekilde yürütülmesinin hukuki zorunluluk olduğunu belirtti.
KTOEÖS olarak sürecin takipçisi olacaklarını ifade eden Karaoğulları, “Gerek uluslararası sözleşmeler, gerek Anayasa ve çocuk haklarıyla ilgili yasalar, bu sürecin şeffaf biçimde yürütülmesini zorunlu kılmaktadır” dedi.
Karaoğulları ayrıca, Türkiye’de eğitim sistemi içerisinde tarikat ve derneklerin etkisinin arttığını ileri sürerek, çocuk istismarı vakalarının üzerinin örtülmesine yönelik yaklaşımların Kıbrıs’ın kuzeyinde kabul edilmeyeceğini söyledi.
Açıklamanın sonunda Karaoğulları, Türkiye Cumhuriyeti Elçiliği Eğitim Müşavirliği’nin kamuoyuna açıklama yapma sorumluluğu bulunduğunu belirterek, sendikanın bu konuda mücadele etmeyi sürdüreceğini ifade etti.













