ABD’li uzmandan Barrack eleştirisi: “Washington’un çıkarlarını zedeliyor”
ABD merkezli Foundation for Defense of Democracies (FDD) tarafından yayımlanan analizde, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın söylemlerinin Washington’un çıkarlarıyla çeliştiği öne sürüldü. Barrack'ın Antalya’daki açıklamaları tartışma yarattı; analizde, Türkiye politikalarının yeterince eleştirilmediği savunuldu.
ABD’li uzmandan Barrack eleştirisi: “Washington’un çıkarlarını zedeliyor”
ABD merkezli Foundation for Defense of Democracies (FDD) tarafından yayımlanan analizde, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın söylemlerinin Washington’un çıkarlarıyla çeliştiği öne sürüldü. Barrack'ın Antalya’daki açıklamaları tartışma yarattı; analizde, Türkiye politikalarının yeterince eleştirilmediği savunuldu.
Bugün Kıbrıs
ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’ın Antalya Diplomasi Forumu’nda yaptığı açıklamalar, ABD’de bazı çevrelerde tartışma yarattı. Barrack’ın “Türkiye hafife alınacak bir ülke değil” ifadeleri ile İsrail ve Hizbullah hakkında “eşit derecede güvenilmez” değerlendirmesi, eleştirilere konu oldu.
Söz konusu değerlendirmeler, ABD merkezli düşünce kuruluşu FDD’de yayımlanan bir analizde ele alındı. Yazıda, Barrack’ın yaklaşımının ABD’nin bölgedeki çıkarlarını yeterince yansıtmadığı savunuldu.
Analizde, Recep Tayyip Erdoğan yönetiminin Hamas ile ilişkileri, İran ile bağlantıları ve bölgesel politikaları eleştirilirken, bu iddiaların Barrack tarafından açık şekilde gündeme getirilmemesinin sorunlu olduğu ileri sürüldü.
Yazıda ayrıca Barrack’ın, 2025’te Gazze’de sağlanan ateşkes sonrası Türkiye’nin bölgede rol almasına yönelik önerilerinin de tartışma yarattığı belirtildi.
ABD ile İran arasındaki gerilim bağlamında Türkiye’nin tutumuna da değinilen analizde, Ankara’nın Tahran ile ilişkilerinin Washington açısından dikkatle izlenmesi gerektiği ifade edildi. Geçmişte Türkiye üzerinden İran’a yönelik finansal işlemlerle ilgili iddialar da hatırlatıldı.
Suriye bağlamında ise Türkiye’nin desteklediği yeni yönetimin, Aralık 2024’te Beşir Esad rejimini devirmesinin ardından oluşan yeni dengelere dikkat çekildi. Analizde, Türkiye’nin bu süreçteki rolünün ABD tarafından stratejik bir unsur olarak değerlendirildiği ancak aynı zamanda eleştirilere de konu olduğu vurgulandı.
Yazıda, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 alımı sonrası F-35 programından çıkarılması ve ABD yaptırımlarına maruz kalması da hatırlatıldı. Barrack’ın bu yaptırımların kaldırılması yönünde çaba gösterdiği iddiası da analizde yer aldı.
Ayrıca Türkiye’de ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından Barrack’a yönelik eleştirilerin bulunduğu belirtildi.
Analizin sonunda, ABD’nin Türkiye politikasında daha net bir çizgi izlemesi gerektiği savunularak, büyükelçinin rolünün “ev sahibi ülkeyi memnun etmekten ziyade ABD çıkarlarını korumak” olduğu ifade edildi.













