Rahvancıoğlu: “İş kazalarında ödemeler 6 ay ile sınırlandırılıyor”
Bağımsızlık Yolu Genel Sekreter Yardımcısı Münür Rahvancıoğlu, Meclis gündemindeki düzenlemelere ilişkin, “İş kazaları ve meslek hastalıklarında yapılan yardımların 6 ay ile sınırlandırılması öngörülüyor” diyerek değişikliklerin çalışma yaşamında ciddi hak kayıplarına yol açacağını belirtti.
Rahvancıoğlu: “İş kazalarında ödemeler 6 ay ile sınırlandırılıyor”
Bağımsızlık Yolu Genel Sekreter Yardımcısı Münür Rahvancıoğlu, Meclis gündemindeki düzenlemelere ilişkin, “İş kazaları ve meslek hastalıklarında yapılan yardımların 6 ay ile sınırlandırılması öngörülüyor” diyerek değişikliklerin çalışma yaşamında ciddi hak kayıplarına yol açacağını belirtti.
Bugün Kıbrıs
Bağımsızlık Yolu Genel Sekreter Yardımcısı Münür Rahvancıoğlu, Kuzey Kıbrıs TV’de Ahmet Kaptan’ın sorularını yanıtladığı programda, Meclis gündeminde bulunan “emeklilik yaşının 65’e yükseltilmesi” ve “Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı” ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Rahvancıoğlu, söz konusu düzenlemelerin hem emeklilik sistemi hem de çalışma yaşamı açısından önemli sonuçlar doğuracağını ifade etti.
“SEÇİLİ KİŞİLER İÇİN 65 YAŞ”
Rahvancıoğlu, emeklilik yaşının yükseltilmesine ilişkin, “Burada esas olan herkesin emeklilik yaşının 65’e çıkarılması değil. ‘Onların’ seçtiği kişilerin emekliliklerinin 65’e çıkarılması” diyerek düzenlemeye tepki gösterdi. Bu yaklaşımın devlet ciddiyetinden uzak olduğunu ifade eden Rahvancıoğlu, “Önce bilimsel tartışma zemininde toplumun gündemine getirilmesi gerekirdi” dedi.
“ÜÇÜNCÜ UYRUKLULARA AYRIMCILIK”
Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı’na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rahvancıoğlu, sistemin işçi, işveren ve devlet olmak üzere üç ayaktan oluştuğunu hatırlattı. Sistemi, “Kişi emekli olduğunda veya ihtiyaç halinde kullanabileceği para işçi ile işverenden kesilerek ve devlet katkısı eklenerek birikiyor ve yönetiliyor” sözleriyle özetleyen Rahvancıoğlu, yapılmak istenen değişiklikle devlet katkısının üçüncü uyrukluların üzerine yüklendiğini belirtti.
Rahvancıoğlu, “Üçüncü uyruklu çalışanlar için, devlet katkı payının %6’dan 1.25’e düşürülüyor, işçiden yapılan kesinti ise artırılıyor” diyerek bunun açık bir ayrımcılık ve hak gaspı olduğunu ifade etti.
“HAK KAYIPLARI GENİŞLEYECEK”
Üçüncü uyrukluların İhtiyat Sandığı hakkından mahrum bırakılmasının 2007’den bu yana sürdüğünü hatırlatan Rahvancıoğlu, geçmişte maaşlardan %40 kesinti öngören düzenlemeye de değindi. “Bu insanların elinden ikramiyeleri alındı, maaşlarından kesinti yapılma girişiminde bulunuldu, son olarak sigorta sisteminde primleri kendi üstlerine yıkıldı” diyen Rahvancıoğlu, bu yaklaşımın devletin çalışma yaşamından çekildiği anlamına geldiğini ifade etti.
Rahvancıoğlu, bu düzenlemelerin yalnızca üçüncü uyruklularla sınırlı kalmayacağını belirterek, “Günün sonunda hem TC hem de kktc vatandaşlarına kadar uzanacak” dedi.
“SOSYAL DEVLET GELİRLERİ ARTIRMAKTIR”
Rahvancıoğlu, evlilik, gebelik, doğum ve emzirme desteklerinin bir hak değil, işçinin ödediği primlerin karşılığı olduğunu belirterek, bu alanlarda da kısıtlamalar getirildiğini ifade etti. “Sosyal devlet olmanın yolu giderleri kısmak değil gelirleri artırmaktır” diyen Rahvancıoğlu, sigortalıların bir yük gibi görülmesini eleştirdi.
“SİGORTA KEYFİ YÖNETİLECEK”
Yasa tasarısındaki bir diğer düzenlemeye dikkat çeken Rahvancıoğlu, hükümete prim oranlarını iki katına kadar artırma yetkisi verildiğini belirtti. “Bu uygulama ile sigorta yasayla değil keyfiyetle yönetilen bir kurum haline getiriliyor” dedi.
“İŞ KAZALARINDA SINIRLAMA GELİYOR”
Rahvancıoğlu, tasarıda yer alan bir başka önemli değişikliğe de dikkat çekerek, mevcut yasada iş kazaları ve meslek hastalıkları durumunda sağlık yardımlarının gerekliliği süresince devam ettiğini hatırlattı. Ancak yapılmak istenen değişiklikle, “iş kazaları ile meslek hastalıkları halinde yardım 6 ay ile sınırlandırılıyor” dedi.
Ayrıca protez bakım hattının da sınırlandırıldığını belirten Rahvancıoğlu, bu düzenlemenin vatandaşlık ayrımı gözetmeksizin herkesi kapsadığını ifade etti. Rahvancıoğlu, değişikliğin “Meclis’i de kandıracak şekilde” yapıldığını söyleyerek, söz konusu maddenin yanlış ve kabul edilemez olduğunu vurguladı.














