Öztürkler: “Telefon görüşmeleri görevimin doğal parçasıdır, iddialar mesnetsizdir”
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Güzelyurt Kaza Mahkemesi’nde görülen duruşmada gündeme gelen telefon görüşmelerine ilişkin, “Hiçbir zaman hukuka aykırı bir sürecin içinde olmadım” diyerek iddiaları reddetti.
Öztürkler: “Telefon görüşmeleri görevimin doğal parçasıdır, iddialar mesnetsizdir”
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Güzelyurt Kaza Mahkemesi’nde görülen duruşmada gündeme gelen telefon görüşmelerine ilişkin, “Hiçbir zaman hukuka aykırı bir sürecin içinde olmadım” diyerek iddiaları reddetti.
Bugün Kıbrıs
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler’in adı, eski UBP yöneticilerinden Fatma Ünal’ın yargılandığı sahte diploma davasının bugünkü duruşmasında bir kez daha gündeme geldi.
Güzelyurt Kaza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tanık olarak dinlenen soruşturma memuru polis Bilger Koral, sahte diploma davasından 15 yıl hüküm giyen üniversitenin küçük ortağı ve genel sekreteri Serdal Gündüz’ün, 28 Eylül 2022 tarihinde ilgili üniversitenin Öğrenci İşleri Daire Başkanı Gökçe Ünal’a “Diploma basılmadı mı? Çok sıkıştırıyorlar” şeklinde bir e-posta gönderdiğini söyledi. Koral, aynı gün bu e-postanın atıldığı saatten önce, sanık Ünal ile dönemin İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler’in Serdal Gündüz’ü telefonla aradığının tespit edildiğini belirtti.
Duruşmada adının geçmesinin ardından Sim TV’de bugün yayımlanan programa telefon bağlantısıyla katılan Ziya Öztürkler ise, Yüksek Öğretim Dairesi Müdürü olarak görev yaptığı döneme ilişkin bazı telefon görüşmelerine dair iddiaları reddetti.
Öztürkler, “Güzelyurt Kaza Mahkemesi’nde bugün görülen duruşmada, geçmişte Yüksek Öğretim Dairesi Müdürü olarak görev yaptığım döneme ilişkin bazı telefon görüşmelerimin gündeme geldiğini öğrendim” dedi.
Söz konusu görüşmelerin görev tanımı kapsamında olduğunu savunan Öztürkler, “O dönemde görevim gereği yalnızca Serdal Gündüz ile değil; KKTC’deki tüm üniversitelerin rektörleri, yöneticileri ve yetkilileriyle sürekli ve rutin iletişim hâlindeydim. Bu temaslar kişisel değil, tamamen kamusal görevimin doğal ve zorunlu bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.
Herhangi bir hukuka aykırı sürecin içinde yer almadığını ileri süren Öztürkler, “Hiçbir zaman herhangi bir kişi için hukuka aykırı bir sürecin içinde olmadım” dedi.
“HER ZAMAN TİTİZLİKLE HAREKET ETTİM”
İçişleri Bakanlığı dönemine de değinen Öztürkler, Muhaceret Dairesi’nin bakanlığa bağlı en yoğun ve en hassas birimlerden biri olduğunu belirterek, bu süreçte de idari disiplinle hareket ettiğini söyledi. Öztürkler, “Yükseköğretim alanındaki bürokratik geçmişimin kazandırdığı kurumsal disiplin ve idari refleksle bu alanda da her zaman titizlikle hareket ettim” dedi.
Geçmiş görevleri sırasında gerçekleşmiş olabilecek tüm temasların görev sorumluluğu ve kamu düzeni çerçevesinde olduğunu savunan Öztürkler, bugün de devletin ihtiyaç duyduğu alanlarda katkı sunmaya hazır olduğunu ifade etti.
Daha önce yaptığı açıklamayı yineleyen Öztürkler, söz konusu dava kapsamında kendisine yöneltilen iddiaların “mesnetsiz, karalayıcı ve gerçeği yansıtmadığını” belirterek, “Devlette görev yaptığım süre boyunca hiçbir üniversite rektörü ya da sorumlusu ile hak edilmemiş bir diplomanın veya vatandaşlığın verilmesiyle ilgili bir temasım, telkinim ya da talebim olmamıştır” dedi.
Öztürkler açıklamasını, “Bu ülkenin kurumlarına, adaletine ve sağduyusuna güvenim tamdır. Sürece güveniyorum. Hukuk neyi gerektiriyorsa ortaya çıkacaktır” sözleriyle tamamladı.














