Eğitimden sonra sağlıkta da “tam gün” krizi
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, “tam gün” dayatmasının kamusal sağlıktaki çöküşü gizleme çabası olduğunu ve sağlıkta yaşanan sorunların saat başlığına indirgenemeyeceğini belirterek siyah bayrak çağrısı yaptı; Sağlık Bakanı ile hükümeti istifaya çağırdı.
Eğitimden sonra sağlıkta da “tam gün” krizi
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, “tam gün” dayatmasının kamusal sağlıktaki çöküşü gizleme çabası olduğunu ve sağlıkta yaşanan sorunların saat başlığına indirgenemeyeceğini belirterek siyah bayrak çağrısı yaptı; Sağlık Bakanı ile hükümeti istifaya çağırdı.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, Kıbrıs Türk Tabipleri Odası ve Kıbrıs Türk Diş Tabipleri Odası tarafından yapılan ortak açıklamada, Sağlık Bakanlığı’nın “tam mesai” uygulamasının kamusal sağlık sisteminde her geçen gün derinleşen yapısal krizi örtmeye çalışan popülist bir adım olduğu vurgulandı. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Sağlık Bakanlığı’nın ‘tam mesai’ uygulaması, kamusal sağlık sistemindeki her geçen gün derinleşen yapısal krizi örtmeye çalışan, giderayak günü kurtarma amaçlı popülist bir hamleden ibarettir.”
Mevcut mesai saatlerinin yetersizliği konusunda hemfikir olunduğu belirtilen açıklamada, sorunun yalnızca “saat” başlığına indirgenmesinin halkı yanıltmak anlamına geldiği ifade edildi:
“Sistemi yalnızca ‘saat’ başlığına indirgemek, halkı yanıltmak ve dikkatleri asıl çürümeden, yozlaşmadan, yolsuzluklardan uzaklaştırmaktır.”
“SORUMLULUK HEKİMLERE YIKILAMAZ”
Açıklamada, kamusal sağlığın popülist söylemlerle değil, planlama ve bilimsel politikalarla yönetilmesi gerektiği vurgulanarak, yıllardır tamamlanmayan hastaneler ve yetersiz altyapı sert ifadelerle eleştirildi:
“Bugün Girne ve Güzelyurt hastanelerini bitiremeyenler, malum sebeplerle bitirmeyenler; ameliyathane, yatak sayısını, sağlık kapasitesini artıramayanlar; suçu sağlık çalışanlarına yıkarak kendi beceriksizliklerini gizleyemezler.”
Bu noktada sistemin halk sağlığından uzaklaştığı belirtilerek şu değerlendirme yapıldı:
“Bu sistem artık halkın sağlığına değil, yozlaşmış bir düzene ve sağlık üzerinden çıkar odaklarına hizmet eder hale gelmiştir.”
“AYNI İŞİ YAPAN HEKİMLER ARASINDA ADALETSİZLİK VAR”
Açıklamada, aynı işi yapan hekimler arasında yaratılan statü farkları ve budanmış özlük haklarının kabul edilemez olduğu vurgulandı. Kamu Sağlık Çalışanları Yasası’na rağmen ek mesai ödemelerinin aylarca geciktiği ifade edilerek şu ifadelere yer verildi:
“Kamu Sağlık Çalışanları Yasası, ek mesai ödemelerinin 1 ay içinde yapılması gerektiğini yöneticilere emretse de, 6 ay geriden ödenmeler yapılmaktadır.”
Nitelikli hekimlerin kamuda tutulamamasının kamuya daha büyük maliyetler yarattığına dikkat çekilerek, sevk harcamalarına işaret edildi:
“Nitelikli hekimleri kamuda tutacak koşulları sağlamazsanız, halkın vergilerini çok daha yüksek meblağlarla ‘sevkler’ üzerinden harcamaya devam edersiniz.”
“ÇÖZÜM NET: POPÜLİZM DEĞİL BİLİM”
Ortak açıklamada çözümün açık olduğu belirtilerek üç temel başlık sıralandı:
- “Basamak Hekimliği: Birinci basamak güçlendirilmeden, yükü sadece hastanelere yıkarak sistem yürütülemez.”
- “Altyapı: Bitirilmeyen hastaneler ve eksik altyapı ile verimlilik artırılamaz.”
- “Adalet: Sağlık çalışanlarının hakları eşit ve hakkaniyetli bir şekilde düzenlenmelidir.”
“ARTIK DEĞİŞİM ŞART: BAKAN VE HÜKÜMET İSTİFA”
Açıklamada, bilimsel adımları atmaktan aciz bir yönetimin sağlıkta erişilebilirliği artırmasının mümkün olmadığı vurgulandı:
“Bilimsel adımları atmaktan aciz, sadece halkın gözünü boyamaya çalışan bu beceriksiz hükümetin ve bakanın sağlıkta erişebilirliği arttıracak gerçek adımları atamayacağı artık açıktır.”
Kamusal sağlık altyapısının çürütüldüğü, hekimlerin küstürüldüğü ve halkın nitelikli hizmetten mahrum bırakıldığı ifade edilerek şu sert değerlendirme yapıldı:
“Kamusal sağlık altyapısını çürüten, hekimini küstüren ve halkını nitelikli hizmetten mahrum bırakan, yolsuzluğa, sahtekarlığa bulaşmış bu zihniyetin bir gün dahi o koltuklarda oturması halk sağlığına, ruh sağlığımıza zarardır.”














