Kutlu Adalı, “failleri” öldürülmeden önce açıklamış

Bir ayağı burada olan Türkiye’deki derin devletin işi olduğu ortaya çıkan cinayetten tam iki ay önce Kutlu Adalı yaşadıklarına ve faillere dair birçok mesaj veriyor.

TVPLUS

Türkiye’deki derin devletin işi olduğu ortaya çıkan Kutlu Adalı cinayeti işlenmeden tam iki ay önce (7 Mayıs 1996) Adalı, Yenidüzen’deki köşesinde yazdığı yazıda yaşadıklarına ve faillere dair birçok mesaj veriyor.
“Tugay’ın komutanı kim?” başlıklı yazıda Adalı, dağıtılan bildirileri, tehdit ve baskıları, belinde tabancalı dolaşan adamları anlatmış. Kıbrıslı Türklerin güvenliği için, adada 35 bin askeri bulunan garantör Türkiye’nin bu örgütü yerle bir etmesini istemiş. Kardeş kanı dökmenin kime ne yararı olacağını sormuş. Adalı, hakkında alınan infaz kararından emin bir şekilde Türkiye’ye seslenerek yazısını şu cümle ile bitirmiş: “Demokrasiyi yeraltı örgütlerine kurban etmeyin.”
Adalı yazısının önemli bir kısmında Türkiye’deki siyasi atmosferi, derin ilişkileri, ülkücü ve yobaz yönetimi ele almış. Oradaki tüm gelişmelerin Kıbrıs’a nasıl yansıdığına da yazının sonuç kısmında değinmiş. Adalı’nın yazısının ilgili kısmı şöyle:

“Tugay’ın komutanı kim?
…….

Türkiye çalkalandıkça, Kıbrıs Türkleri alabora oluyor. Silahlı, bombalı tehditlerin sahipleri Kıbrıs’ta da desteklenip, kollanıyor, karanlık güçler Kıbrıs’ta da aydınlığı boğmak istiyor. Bu tutucu, yobaz, ülkücü, gerici güçler demokrasiyi, Türkiye’de olduğu gibi Kıbrıs’ta da çökertmek istiyorlar.

Siyasal, örgütlü, sendikalı, barış yanlısı, insan haklarına saygılı, çağdaş düşünceye sahip, görüşlerini açıklamaktan, söylemekten, ifade etmekten korkmayan aydınları sindirmek, korkutmak için harekete geçiriliyorlar. Demokrasiye yönelik teröre alkış tutuyorlar.

Ülkemizde 35 bin garantör Türk askeri, can ve mal güvenliğimizi korumak için görev yaptığı halde, “Özgürlükçü Türk Tugay’ı” adı altında can ve mal güvenliğimizi tehdit ediyorlar. Bellerinde tabanca, ellerinde bomba, ceplerinde dinamit lokumu, evlerinde cephanelik üzerimize yürüyorlar. Dağıttıkları bildirilerle, yasa dışı yeraltı eylemleriyle Kıbrıs Türkünü ‘hainlerden’ kurtarma terörüne girişiyorlar.

Bu Özgürlükçü Türk Tugayı’nın komutanı kimdir? Subayları, erleri kimlerdir? Karargahları nerededir? Güçleri, cephanelikleri nerelerde gizlenmektedir. Nerede eğitiliyorlar? Parasal desteği kimlerden görüyorlar? Bunların gerçek amaç ve niyetleri nedir? Kardeş kavgası çıkartmak kardeş kanı döktürmek için aramıza kimler tarafından sokulmaktadırlar? Kardeş kavgası Türkiye’ye ve Kıbrıs Türklerine ne kazandıracaktır?

Yanıt bekleyen soru çoktur. Polis ve Güvenlik örgütünü Sivil Yönetime vermemekte direnenler, bu sorulara yanıt aramalı ve Kıbrıs Türklerinin can ve mal güvenliğini 35 bin askerle garanti altına alanlar bu yasadışı Özgürlükçü Türk Tugay’ını yerle bir etmelidir. Kıbrıs Türkünün yasal olarak yalnız bir garantörü vardır. Çizmeyi aşanlara hedefleri bildirilmelidir. Yasadışı eylemlere göz yumanlar, yarın kendilerine gerekli olarak demokrasi ve hukuk devletini mumla arayabilirler. Demokrasiyi yeraltı örgütlerine kurban etmeyin.”

Yazının tamamı şöyle:

Girne Belediyesi