New York’ta üçlü görüşme ihtimali yeniden gündemde: Kıbrıs Rum tarafı programını uzatmaya hazır
BM Genel Kurulu haftası için New York’ta bulunan Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis’in heyeti, BM Genel Sekreteri António Guterres’in programında uygunluk oluşması halinde Tufan Erhürman’ın da katılacağı üçlü görüşmenin yapılabilmesi için ABD’deki programını uzatmaya hazır olduğunu açıkladı. Kıbrıslı Rum hükümet sözcüsü Konstantinos Letymbiotis, şu an için üçlü görüşmenin planlanmadığını ancak kapının tamamen kapanmadığını söyledi. Salı akşamı Maria Angela Holguin ile yapılacak görüşmede ise geçmiş müzakerelerde elde edilen yakınlaşmaları kayıt altına alan belgenin gündeme gelmesi bekleniyor.
New York’ta üçlü görüşme ihtimali yeniden gündemde: Kıbrıs Rum tarafı programını uzatmaya hazır
BM Genel Kurulu haftası için New York’ta bulunan Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis’in heyeti, BM Genel Sekreteri António Guterres’in programında uygunluk oluşması halinde Tufan Erhürman’ın da katılacağı üçlü görüşmenin yapılabilmesi için ABD’deki programını uzatmaya hazır olduğunu açıkladı. Kıbrıslı Rum hükümet sözcüsü Konstantinos Letymbiotis, şu an için üçlü görüşmenin planlanmadığını ancak kapının tamamen kapanmadığını söyledi. Salı akşamı Maria Angela Holguin ile yapılacak görüşmede ise geçmiş müzakerelerde elde edilen yakınlaşmaları kayıt altına alan belgenin gündeme gelmesi bekleniyor.
Bugün Kıbrıs
BM Genel Kurulu’nun yüksek düzeyli haftası başlarken Kıbrıs sorununa ilişkin diplomatik trafik de New York’a taşındı.
Kıbrıslı Rum hükümet sözcüsü Konstantinos Letymbiotis, New York’a ulaştıktan sonra yaptığı açıklamada, Kıbrıs Rum tarafının bu haftaki temaslarının merkezinde Kıbrıs sorununun ve esaslı müzakerelerin yeniden başlaması için yürütülen çabaların bulunduğunu söyledi.
Güney basınına yansıyan haberlere göre Letymbiotis, mevcut programda Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhürman, Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis ve BM Genel Sekreteri António Guterres’in birlikte katılacağı bir üçlü toplantı bulunmadığını belirtti.
Ancak açıklamasının devamında önemli bir açık kapı bıraktı.
Guterres’in programında uygunluk oluşması halinde Kıbrıslı Rum heyetinin New York’taki kalış süresinin, üçlü toplantıya imkan sağlayacak şekilde uzatılmasının değerlendirildiğini söyledi.
ÜÇLÜ İÇİN KAPI TAMAMEN KAPANMADI
Letymbiotis’in açıklaması, BM Genel Sekreteri Guterres’in geçtiğimiz günlerde Genel Kurul haftasında bir üçlü ya da
genişletilmiş 5+1 toplantısı planlanmadığını söylemesinin ardından geldi.
Guterres, yeni bir genişletilmiş toplantının ancak gerekli hazırlıkların tamamlanması ve başarı ihtimali doğması
halinde yapılabileceğini belirtmiş, “geçmişin hatalarının tekrarlanamayacağını” vurgulamıştı.
Buna karşın Rum tarafının son açıklaması, Genel Kurul haftası içinde programların elvermesi halinde en azından liderlerin Guterres ile birlikte bir araya gelmesi ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor.
Henüz BM tarafından böyle bir toplantı teyit edilmiş değil.
ÖNCE HOLGUÍN İLE KRİTİK GÖRÜŞME
Hristodulidis’in Kıbrıs dosyasındaki ilk kritik temaslarından biri BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín ile olacak.
Açıklanan programa göre görüşmenin 22 Eylül Salı günü New York saatiyle 18.00’de, Kıbrıs saatiyle çarşambayı bağlayan gece 01.00’de yapılması öngörülüyor.
Görüşmenin en önemli başlıklarından biri, geçmiş Kıbrıs müzakerelerinde taraflar arasında varılan yakınlaşmaların kayıt altına alındığı belge olacak.
Letymbiotis, Rum tarafının belgenin içeriği konusunda henüz Holguín tarafından bilgilendirilmediğini söyledi.
BM’nin söz konusu çalışmayı bir süredir hazırladığı biliniyor. Hristodulidis de 9 Eylül’de belgenin “birkaç gün içinde” tamamlanmasını beklediğini açıklamıştı.
“YAKINLAŞMALAR BELGESİ” NEDEN ÖNEMLİ?
Belge, yalnızca teknik bir kayıt olarak görülmüyor.
Geçmiş müzakere süreçlerinde hangi başlıklarda tarafların ortak zemine ulaştığını, hangi konularda ise farklılıkların sürdüğünü ortaya koyması bekleniyor.
Hristodulidis daha önce, yakınlaşmalar üzerinde anlaşılması halinde müzakerelerin uzlaşı bulunmayan başlıklardan devam edebileceğini savunmuştu.
BM Genel Sekreteri Guterres de temmuz ayında Kıbrıs’a yaptığı ziyarette yeni bir 5+1 toplantısının; güven artırıcı önlemler, metodoloji ve özlü konularda yeterli hazırlık yapılmasının yanı sıra daha önce elde edilen yakınlaşmaların dikkate alınmasının ardından gerçekleştirilebileceğini açıklamıştı.
Bu nedenle Holguín’in hazırladığı çalışma, olası yeni müzakere sürecinin nereden başlayacağının belirlenmesinde kritik rol oynayabilir.
HRİSTODULİDİS NEW YORK’A “YENİ FİKİRLERLE” GİTTİ
Hristodulidis, 17 Eylül’de Erhürman ile Lefkoşa’daki son görüşmesinin ardından güven artırıcı önlemler, müzakere yöntemi ve Kıbrıs sorununun özü konusunda bazı yeni fikirler sunduğunu açıklamıştı.
Erhürman’ın bunları incelemek üzere aldığını belirten Hristodulidis, önerileri New York’ta BM yönetimine de aktaracağını söylemişti.
Letymbiotis de New York’taki açıklamasında Hristodulidis’in yanında “fikirler, öneriler ve teklifler” bulunduğunu ve bunların güven artırıcı önlemler, metodoloji ve özlü konuları kapsadığını söyledi.
Rum tarafının hedefinin ise doğrudan yeni bir genişletilmiş toplantı yapılmasından çok, “başarılı olacak bir genişletilmiş toplantının koşullarının oluşturulması” olduğu ifade edildi.
BM: LİDERLER NEW YORK’TA “İLERİYE GİDEN YOLU” KONUŞACAK
BM’nin Kıbrıs İyi Niyet Misyonu da Erhürman ile Hristodulidis’in 17 Eylül’deki görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada iki liderin güven artırıcı önlemler, metodoloji ve özlü konularda görüş alışverişinde bulunduğunu bildirmişti.
BM açıklamasında iki liderin New York’taki temaslarında Guterres’i yürütülen çalışmalar konusunda bilgilendireceği ve “ileriye giden yolu” ele alacağı belirtildi.
Genel Kurul haftasındaki temasların temel hedefinin yeni bir resmi müzakere turu başlatmaktan önce, sonraki aşamanın yöntemini belirlemek olduğu işaret ediliyor.
ERHÜRMAN: “SONUÇSUZ 5+1’E KARŞIYIM”
Erhürman ise New York öncesindeki açıklamalarında sonuç üretmeyecek bir genişletilmiş toplantıya karşı olduğunu açık biçimde ortaya koydu.
Guterres’in de bu yaklaşımı benimsediğini belirten Erhürman, güven artırıcı önlemler, metodoloji ve Kıbrıs sorununun özüne ilişkin hazırlık yapılmadan yeni bir 5+1 toplantısının düzenlenmemesi gerektiğini ifade etti.
Erhürman, Annan Planı referandumunun yapıldığı 2004 süreci ile Crans-Montana’da sonuçsuz kalan 2017 müzakerelerini örnek göstererek iki toplumun yeniden başarısız bir sürecin içine sokulmaması gerektiğini savundu.
Bununla birlikte Erhürman, iki lider arasında geçmiş dönemlere kıyasla daha yoğun temas kurulduğunu ve çözüm sürecine ilişkin umudunu koruduğunu söylüyor.
HALA ANLAŞMA SAĞLANAMAYAN BAŞLIKLAR VAR
Temmuz ayında Guterres’in Kıbrıs ziyaretinin ardından Erhürman ile Hristodulidis üç kez bir araya geldi.
Ancak şu ana kadar özellikle siyasi eşitliğin içeriği, yeni geçiş noktaları ve müzakere metodolojisi konusunda somut bir uzlaşı açıklanmadı.
Guterres’in ortaya koyduğu güven artırıcı önlemler arasında geçiş noktaları, mayınların temizlenmesi, karma evliliklerden doğan çocukların vatandaşlık sorunları, spor, afetlere ortak müdahale ve düzensiz göçle mücadele gibi konular bulunuyor.
Yeni geçiş noktaları konusu ise taraflar arasındaki temel anlaşmazlıklardan biri olmaya devam ediyor.
HRİSTODULİDİS ÇARŞAMBA BM KÜRSÜSÜNDE
Hristodulidis’in 23 Eylül Çarşamba günü BM Genel Kurulu’na hitap etmesi bekleniyor.
Rum hükümeti konuşmayı Kıbrıs sorunu açısından “kilit diplomatik an” olarak tanımlıyor. Letymbiotis, Hristodulidis’in konuşmasında Kıbrıs sorununa ilişkin mesajlarının yanı sıra adanın “normal, modern bir Avrupa devleti” haline gelmesi yönündeki Rum tarafının yaklaşımını anlatacağını söyledi.
GUTERRES GÖRÜŞMESİNİN TAKVİMİNDE DİKKAT ÇEKEN DEĞİŞİKLİK
Burada programla ilgili yeni ve dikkatle izlenmesi gereken bir ayrıntı da bulunuyor.
19 Eylül’de açıklanan programda Hristodulidis’in Guterres ile görüşmesinin 24 Eylül Perşembe günü New York saatiyle 10.55’te yapılacağı bildirilmişti.
Letymbiotis’in 20 Eylül’de New York’ta yaptığı daha yeni açıklamada ise görüşmeden “çarşamba günü yapılması planlanan toplantı” şeklinde söz edildi.
Dolayısıyla Hristodulidis–Guterres görüşmesinin gününde bir değişiklik yapılmış olabileceği görülüyor. BM veya Rum Başkanlığı tarafından kesin saat açıklanana kadar bu takvim ayrıntısının teyit edilmesi gerekiyor.
NEW YORK’TA ASIL SORU: SONRA NE OLACAK?
Genel Kurul haftası öncesindeki tablo, tarafların New York’tan doğrudan yeni bir müzakere süreci ilan edilmesini beklemediğini gösteriyor.
Bunun yerine üç kritik soru öne çıkıyor:
– Holguín’in yakınlaşmalar belgesi taraflar arasında ortak bir başlangıç noktası yaratabilecek mi?
– Guterres, Erhürman ve Hristodulidis ile yaptığı görüşmelerin ardından yeni bir takvim veya yol haritası ortaya koyacak mı?
– Ve programında alan oluşması halinde Erhürman–Hristodulidis–Guterres üçlü görüşmesi son anda New York takvimine eklenebilecek mi?















