KTOEÖS: Çocuklarımızın can güvenliği ranta, partizanlığa ve ihmalkarlığa kurban edilemez
KTOEÖS, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde öğrenci taşımacılığındaki denetim eksikliklerine işaret ederek, kamusal eğitim alacak öğrencilerin yüzde 50’sinden fazlasının 800’ü aşkın araçla taşınacağını belirtti. Sendika, araç ve şoförlerin sürekli denetleneceği kalıcı bir sistem kurulması çağrısı yaptı.
KTOEÖS: Çocuklarımızın can güvenliği ranta, partizanlığa ve ihmalkarlığa kurban edilemez
KTOEÖS, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde öğrenci taşımacılığındaki denetim eksikliklerine işaret ederek, kamusal eğitim alacak öğrencilerin yüzde 50’sinden fazlasının 800’ü aşkın araçla taşınacağını belirtti. Sendika, araç ve şoförlerin sürekli denetleneceği kalıcı bir sistem kurulması çağrısı yaptı.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), 30 Ağustos’ta Girne açıklarında meydana gelen Filo Jet faciasının ardından ulaşım alanındaki denetimsizlik tartışmalarını öğrenci taşımacılığı üzerinden gündeme taşıdı. Sendika, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde güvenli öğrenci taşımacılığı için gerekli adımların atılmadığını belirtti.
KTOEÖS Başkanı Ahmet Karaoğulları imzasıyla yayımlanan açıklamada, “Adanın kuzeyinde ulaşım alanında yıllardır süren denetimsizlik, tedbirsizlik ve ihmallerin yol açtığı, telafisi mümkün olmayan acıların en son örneği olan 30 Ağustos’ta Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasının etkileri toplum vicdanında hala devam etmektedir” denildi.
800’Ü AŞKIN ARAÇLA ÖĞRENCİ TAŞINACAK
Açıklamada, önümüzdeki hafta başlayacak 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde kamusal eğitim alacak ilk, orta ve lise öğrencilerinin yüzde 50’sinden fazlasının 800’ü aşkın araçla okullarına taşınacağı belirtildi.
Sendika, güvenli öğrenci taşımacılığı konusunda daha önce de talepler ortaya koyduğunu, sorunlara dikkat çektiğini ve önlem alınması çağrısında bulunduğunu kaydetti. Buna rağmen bütünlüklü bir sistem oluşturulmadığı belirtildi.
Güneyde öğrenci taşımacılığı yapan 40 aracın izinlerinin denetimler sonucunda iptal edildiğinin basına yansımasının ardından Eğitim Bakanlığı tarafından bir toplantı gerçekleştirildiğine işaret eden KTOEÖS, sendikaların bu toplantıya dahil edilmemesini eleştirdi.
“YETKİ BAKANLIKTAYSA, SORUMLULUK DA BAKANLIKTA OLMALIDIR”
KTOEÖS, Aralık 2019’da Değirmenlik Lisesi öğrencilerini taşıyan otobüsle yaşanan olayı ve Mayıs 2025’te Erenköy Lisesi öğrencilerini taşıyan otobüsün frenlerinin patlaması sonucu faciadan dönülmesini hatırlattı. Bu olayların ardından yapılan açıklamalara rağmen gerekli düzenlemelerin hayata geçirilmediğini belirtti.
Öğrenci taşımacılığı için milyonlarca TL kamu kaynağı kullanıldığı kaydedilen açıklamada, Taşımacılık Tüzüğü’nün uygulanmasındaki sorunların yanı sıra tüzüğün kendisinin de revizyona ihtiyaç duyduğu ifade edildi.
Sendika, taşıma kayıtlarından araçların bakım ve mekanik durumuna, denetimlerden öğrenci sayılarına kadar birçok sorumluluğun okul idarelerine yüklenmek istendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Öğrenci taşımacılığına ilişkin temel yetki; ihale süreçlerinin yürütülmesi, taşıma hizmetinin düzenlenmesi, denetlenmesi ve gerekli güvenlik standartlarının sağlanması bakımından Eğitim Bakanlığındadır. Buna rağmen Bakanlık, kendi yetkisinden kaynaklanan asli görev ve sorumluluklarını eksiksiz biçimde yerine getirmek yerine, tüm sorumluluğu okul idarelerine devretmeye çalışmaktadır. Yetki Bakanlıktaysa, sorumluluk da Bakanlıkta olmalıdır.”
ARAÇ VE ŞOFÖRLER İÇİN SÜREKLİ DENETİM ÇAĞRISI
KTOEÖS, şoförlerin yeterlilikleri, sağlık durumları ve çalışma izinleri ile araçların yaşları, teknik ve mekanik durumları, periyodik bakımları ve öğrenci taşımacılığına uygunluklarının etkin biçimde denetlenmesi gerektiğini belirtti.
Sendika, Eğitim Bakanlığı’na “öğrenci taşımacılığında mevcut şaibeleri ortadan kaldıracak, ihale süreçlerini şeffaflaştıracak, araçların ve şoförlerin sürekli denetlenmesini sağlayacak, sorumlulukları açık biçimde belirleyecek ve çocuklarımızın güvenliğini esas alacak kalıcı ve denetlenebilir bir sistem” oluşturma çağrısı yaptı.
Açıklama şu ifadelerle sona erdi:
“Çocuklarımızın can güvenliği ranta, partizanlığa ve ihmalkarlığa kurban edilemez! Aksi takdirde yaşanacak yeni faciaların siyasi ve idari sorumluluğu Eğitim Bakanlığında olacaktır!”















