CTP’den fiber optik ek protokolüne ret: “Bazı düzeltmeler yapıldı ama ana model değişmedi”
Türkiye ile KKTC arasında fiber optik altyapının geliştirilmesine ilişkin protokolde değişiklik öngören ek protokol Cumhuriyet Meclisi’nde tartışıldı. CTP milletvekilleri Ongun Talat, Salahi Şahiner ve Ürün Solyalı ile CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, fiber optik yatırımının gerekli olduğunu vurgularken protokolün hazırlanma ve işletme modeline itiraz etti. CTP, ek protokole ret oyu vereceğini açıkladı.
CTP’den fiber optik ek protokolüne ret: “Bazı düzeltmeler yapıldı ama ana model değişmedi”
Türkiye ile KKTC arasında fiber optik altyapının geliştirilmesine ilişkin protokolde değişiklik öngören ek protokol Cumhuriyet Meclisi’nde tartışıldı. CTP milletvekilleri Ongun Talat, Salahi Şahiner ve Ürün Solyalı ile CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, fiber optik yatırımının gerekli olduğunu vurgularken protokolün hazırlanma ve işletme modeline itiraz etti. CTP, ek protokole ret oyu vereceğini açıkladı.
Bugün Kıbrıs
Cumhuriyet Meclisi’nin olağanüstü Genel Kurul toplantısında, Türkiye ile KKTC arasında 24 Eylül 2025’te imzalanan fiber optik altyapının geliştirilmesine ilişkin iş birliği protokolünde değişiklik öngören ek protokol ele alındı.
Hukuk, Siyasi İşler, Dış İlişkiler ve Savunma Komitesi Başkanı Yasemi Öztürk, tasarının komitede oy çokluğuyla kabul edildiğini, CTP’li Ongun Talat ile Ürün Solyalı’nın maddelere ve tasarının bütününe ret oyu verdiğini aktardı. Öztürk, ek protokolün amacının 24 Eylül 2025 tarihli ana protokolde değişiklik yapmak olduğunu belirtti.
TALAT: “BAZI ADIMLAR ATILDI AMA ANA MODEL DEĞİŞMEDİ”
CTP Milletvekili Ongun Talat, CTP’nin fiber optik yatırımına karşı olmadığını, itirazlarının yatırımın hangi modelle hayata geçirileceğine ilişkin olduğunu söyledi. İlk protokol hazırlanırken BTHK dahil ilgili kurumların, sektörün ve yerel insan kaynağının sürece gerektiği gibi katılmadığını savunan Talat, ek protokolde yapılan değişikliklerin ilk protokole yönelik eleştirilerin haklılığını ortaya koyduğunu belirtti.
Talat, “İtiraz ettiğimiz bütün maddeleri, bu anlamda bütün demeyelim, özellikle anayasal sorun taşıdığını vurguladığımız maddelerin hepsine dokunmak zorunda kaldınız” dedi.
Ek protokolle bazı iyileştirmeler yapıldığını da teslim eden Talat, BTHK’nın fiyatlandırma ve etkin piyasa gücü konusundaki yetkilerinin güçlendirilmesini, Telekomünikasyon Dairesi’nin mevcut kurumsal data devrelerini sunmaya devam etmesinin açık biçimde yazılmasını ve mevcut altyapının kullanımına ilişkin bedel mekanizmasının getirilmesini olumlu buldu.
Ancak temel işletme modeline yönelik itirazlarının ortadan kalkmadığını belirten Talat, “Evet belli noktalarda bazı adımlar atıldı, bazı değişiklikler yapıldı ama bir taraftan bizim çok esaslı itirazlarımızın olduğu birçok noktanın aynen kaldığını görüyoruz. Yumuşatılmış noktalar olabilir ama ana model değişmedi” dedi.
Talat, yerel internet servis sağlayıcılarının bağımsız işletmeci konumundan çıkıp yatırımcının ürünlerini satan bir yapıya dönüşeceği kaygısının da giderilmediğini savundu. CTP’nin iktidara gelmesi halinde fiber optik projesini sürdüreceğini belirten Talat, “Cumhuriyetçi Türk Partisi hükümeti önümüzdeki süreç kurulacak. Ve bu fiber optik projesini ileriye taşıyacağız biz” ifadelerini kullandı.
ŞAHİNER: “ELEŞTİRİLERİMİZDE A’DAN Z’YE HAKLI OLDUĞUMUZ ORTAYA ÇIKTI”
CTP Milletvekili Salahi Şahiner de fiber optiği ülkenin dijital geleceği açısından vazgeçilmez olarak nitelendirirken hükümetin süreci yönetme biçimini eleştirdi.
Şahiner, “Ülkenin dijital geleceğinin üzerine inşa edileceği, şekilleneceği bir alanda maalesef, çok üzgünüm ama cehaletiyle sınıfta kalmış olan bir hükümet vardı ve buradaki kritik hataları toparlayabilmek için bugün bir ek protokol ile düzeltilmeye çalışılan kısımlarını görüşüyoruz” dedi.
Ek protokolde ilk protokole yönelik bazı eleştirilerin giderilmeye çalışıldığını belirten Şahiner, “Bizim Cumhuriyetçi Türk Partisi olarak imzalanan ana protokolünde yapmış olduğumuz eleştirilerde A’dan Z’ye kadar hepsinde haklı olduğumuz ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.
Şahiner, Kıbrıs’ın kuzeyinde fiber optik alanında yıllardır çalışan, bilgi ve tecrübe biriktiren yerel şirketlerin ve uzmanların ilk süreçte dışarıda bırakıldığını belirterek hükümetin bu insanların kapısını çalmadığını söyledi.
“İNTERNET SERVİS SAĞLAYICILARI KOMİSYONCU DURUMUNA DÜŞÜYOR”
Şahiner’in üzerinde durduğu temel konulardan biri yerel internet servis sağlayıcılarının geleceği oldu. Yıllardır internet erişimi sağlayan işletmelerin protokolle altyapıyı kuracak şirketin ürünlerini satan bir yapıya indirgeneceğini savunan Şahiner, farklı bir iş birliği modeli kurulabileceğini belirtti.
Türk Telekom ile iş birliğine karşı olmadıklarını özellikle vurgulayan Şahiner, Türk Telekom’un teknik ve kurumsal bilgi birikimi ile yerel şirketlerin insan kaynağının bir araya getirilebileceği “kazan-kazan” modelinin tercih edilmesi gerektiğini söyledi.
Şahiner, yatırımın maliyeti ve uygulanma takvimi konusunda da eleştirilerde bulundu. Önceki Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı tarafından maliyet için önce 30 milyon dolar, daha sonra 130 milyon dolara kadar çıkan rakamlar telaffuz edildiğini hatırlatan Şahiner, hangi yatırımın nerede ve ne zaman yapılacağına ilişkin ayrıntılı bir plan bulunmadığını savundu.
ŞAHİNER’DEN İHALE ELEŞTİRİSİ
Projenin ihale yöntemiyle gerçekleştirilmemesine de tepki gösteren Şahiner, Türk Telekom gibi büyük bir şirketin açık bir ihale sürecinde de güçlü bir konumda bulunacağını belirtti.
Şahiner, ihale yapılması halinde kamu maliyesinin daha iyi korunabileceğini ve yerel insan kaynağının projeye daha fazla dahil edilebileceğini savunarak, “En kısa yoldan bu işi halletmeye çalıştınız” dedi.
Fiber optik altyapının Kıbrıs’ın kuzeyinde kurulmasını en fazla savunan isimlerden biri olduğunu belirten Şahiner, Türk Telekom’la iş birliğini de desteklediğini ancak mevcut protokolün yeterli olmadığını kaydetti. Şahiner, “Ana protokol tamam olmayınca daha çok ek protokollerle bu Meclis mesai yapacak gibi duruyor” ifadelerini kullandı.
SOLYALI: “BUGÜN BU PROTOKOLÜN MECLİS GÜNDEMİNE GİRMESİ MÜMKÜN DEĞİL”
CTP Milletvekili Ürün Solyalı ise tartışmayı hukuki boyutuyla ele aldı. Ana protokole ilişkin sürecin Anayasa Mahkemesi önünde bulunduğunu belirten Solyalı, ek protokolün bu aşamada Genel Kurul gündemine alınmasının Anayasa açısından sorunlu olduğunu savundu.
Solyalı, ana protokolün henüz usulüne uygun biçimde yürürlüğe girmediğini belirterek, “Esas fiber optik anlaşması usulüne uygun bir şekilde yürürlüğe giren bir anlaşma mıdır? Cevap hayır. Çünkü henüz Resmi Gazete’de yayınlanmadı. Anayasa Mahkemesi önündedir” dedi.
Meclis’in önüne getirilen ek protokol metninin ana protokolle bütünleştirilmiş tek bir metin halinde milletvekillerine sunulmamasını da eleştiren Solyalı, hangi düzenlemenin nasıl değiştiğinin iki metin karşılaştırılmadan anlaşılmasının zor olduğunu söyledi.
“Bu Meclisin aklıyla dalga geçmektir arkadaşlar. Bunu söyleyeyim size. Bu yasama faaliyeti değil. Bu öngörülebilirlik değil. Bu bir şekilde hukuki güvenliği ciddi anlamda zedeleyen bir şeydir” diyen Solyalı, bütünlüğü görülemeyen bir uluslararası anlaşmanın oylanmasını doğru bulmadığını belirtti.
“ANASI HAYATTA DEĞİLKEN NASIL DOĞURACAK?”
Solyalı, ana protokol yürürlüğe girmeden ek protokolün Meclis tarafından onaylanamayacağını savunarak şu ifadeleri kullandı:
“Esas protokol hayata geçmeden bizim burada oylayacağımız bir başka protokol yoktur. Ek protokol olamaz. Olamaz. Çünkü anası hayatta değilken nasıl doğuracak?”
Tarafların protokol üzerinde yeniden görüşüp değişiklik konusunda mutabakata varabileceğini ancak Meclis aşamasında hukuki sıralamanın gözetilmesi gerektiğini belirten Solyalı, konunun ertelenmesini istedi.
DENETİM, SİBER GÜVENLİK VE VERİLER İÇİN UYARI
Ürün Solyalı, ek protokolün içeriğinde de önemli eksikliklerin devam ettiğini savundu. Yatırımcı şirketin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini hangi kurumun, hangi ölçütlerle ve hangi raporlama sistemiyle denetleyeceğinin açık biçimde belirlenmediğini söyledi.
Fiber altyapının 25 yıl sonunda kamuya devrinin yalnızca fiziksel bir teslim olarak düzenlenmemesi gerektiğini belirten Solyalı, altyapının o günün teknolojisine uygun, çalışır, yeterli kapasiteye sahip ve sürdürülebilir durumda teslim edilmesinin garanti altına alınmasını istedi.
Siber güvenlik ve veri yönetiminin de protokolde yeterince ele alınmadığını savunan Solyalı, verilerin nerede işleneceği, hangi koşullarda taşınabileceği ve kamu kurumlarının veriler üzerindeki hakimiyetinin nasıl korunacağı gibi konuların açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.
Solyalı ayrıca Telekomünikasyon Dairesi’nin kurumsal kapasitesinin zayıflamayacağına ilişkin açık bir garanti bulunmadığını ve yatırımcıyla ilişkinin sona ermesi halinde uygulanacak geçiş planının da belirsiz kaldığını belirtti.
USAR İNCİRLİ: “İŞİN EN BAŞINDAN HATALAR ZİNCİRİ OLDU”
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, fiber optik altyapının geliştirilmesinin Kıbrıs’ın kuzeyi açısından ekonomik, siyasi ve güvenlik boyutları bulunan çok önemli bir ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Usar İncirli, “Fiber optiğe bu ülkenin ihtiyacı var. Bu altyapıya bu ülkenin ihtiyacı var. Kurulması gerekiyor ekonomik açıdan, siyasi açıdan ve güvenlik açısından” dedi.
Böylesine önemli bir yatırımın Türkiye ile tam bir iş birliği ve hazırlık içinde yürütülmesi gerektiğini belirten Usar İncirli, sürecin başlangıcında bunun sağlanmadığını söyledi.
“İşin en başından hatalar zinciri oldu ve toplumsal uzlaşı aranmadan, paydaşlarla konu istişare edilmeden, yapılacak olan protokolün ülkedeki etkileri, yaratacağı durum, uygulanabilirlik vaziyeti hiç değerlendirilmeden çok hızlı bir şekilde konu gündeme geldi” diyen Usar İncirli, bunun sonucunda meslek örgütleri, uzmanlar, yatırımcılar ve diğer paydaşların ciddi itirazlar ortaya koyduğunu hatırlattı.
Usar İncirli, ilk protokolün Anayasa’ya uygunluğuna ilişkin tartışmaların da aynı süreçte ortaya çıktığını belirterek, fiber optik gibi ülkenin geleceğini doğrudan ilgilendiren bir yatırımda baştan itibaren daha katılımcı ve öngörülebilir bir yöntem izlenmesi gerektiğini vurguladı.















