Konstantinos Filis: “Kıbrıs, Doğu Akdeniz’deki yeni güvenlik denkleminin merkezinde”
Kıbrıs sorunu, bölgedeki askeri gerilimler ve enerji rekabeti nedeniyle artık yalnızca iki toplum arasındaki bir anlaşmazlık olarak değil; Avrupa savunması, NATO ve ABD–Türkiye ilişkileriyle bağlantılı stratejik bir mesele olarak değerlendiriliyor.
Konstantinos Filis: “Kıbrıs, Doğu Akdeniz’deki yeni güvenlik denkleminin merkezinde”
Kıbrıs sorunu, bölgedeki askeri gerilimler ve enerji rekabeti nedeniyle artık yalnızca iki toplum arasındaki bir anlaşmazlık olarak değil; Avrupa savunması, NATO ve ABD–Türkiye ilişkileriyle bağlantılı stratejik bir mesele olarak değerlendiriliyor.
Bugün Kıbrıs
Doğu Akdeniz’de hızla değişen siyasi ve askeri dengeler, Kıbrıs’ın bölgesel güvenlik açısından taşıdığı önemi artırıyor.
Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Direktörü ve American College of Greece Öğretim Üyesi Konstantinos Filis, KNEWS’te yayımlanan analizinde ABD’nin bölgedeki öncelikleri, Türkiye’nin etkisi ve Orta Doğu’daki çatışmaların Kıbrıs sorununu yeniden uluslararası gündeme taşıdığını değerlendirdi.
KIBRIS SORUNU AVRUPA SAVUNMASIYLA BAĞLANTILI
Filis’e göre Kıbrıs sorunu artık yalnızca Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türkler arasındaki siyasi anlaşmazlık çerçevesinde ele alınmıyor.
Bazı uluslararası çevreler, adadaki bölünmüşlüğün devam etmesini Avrupa savunması ve NATO açısından kapanmamış bir güvenlik boşluğu olarak değerlendiriyor. Kıbrıs sorununun çözümsüz kalmasının özellikle Orta Doğu’daki gelişmeler karşısında ABD ve Avrupa’nın bölgesel çıkarlarını zayıflatabileceği ileri sürülüyor.
Analizde, Kıbrıs’ın coğrafi konumu, Avrupa Birliği üyeliği ve bölge ülkeleriyle geliştirdiği savunma iş birliklerinin adayı Doğu Akdeniz’de daha önemli bir aktör hâline getirdiği belirtildi.
OLASI ÇÖZÜMÜN STRATEJİK SONUÇLARI
Filis, 52 yılı aşkın süredir devam eden Kıbrıs sorununun çözülmesinin yalnızca ada açısından değil, bölgesel diplomasi bakımından da önemli sonuçlar doğurabileceğini savundu.
Olası bir anlaşmanın Türk-Yunan ilişkilerindeki en büyük sorunlardan birinin aşılmasını sağlayabileceği, Kıbrıs’ın NATO üyeliğine ilişkin tartışmaların önünü açabileceği ve Doğu Akdeniz’deki doğal kaynakların değerlendirilmesini hızlandırabileceği ifade edildi.
Böyle bir sonucun, çözüm sürecine katkı sağlayacak ülkeler açısından da önemli bir diplomatik başarı olarak sunulabileceği kaydedildi.
TRUMP’IN SÜRECE DAHİL EDİLMESİ
Analizde, Kıbrıs sorununun çözümünün sağlayacağı bölgesel kazanımların ABD Başkanı Donald Trump’a anlatılarak Washington’ın daha aktif biçimde sürece katılmasının teşvik edilebileceği değerlendirmesi yapıldı.
Ancak Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Trump ile düzenli temas kurabilmesinin Ankara’ya önemli bir avantaj sağladığı belirtildi. Erdoğan’ın Kıbrıs ve Doğu Akdeniz konularındaki kendi yaklaşımını doğrudan ABD Başkanı’na aktarma imkanına sahip olduğu vurgulandı.
Filis, Trump’ın anlaşmaların uzun vadeli ayrıntılarından çok hızlı ve görünür siyasi sonuçlara önem veren yaklaşımının, tarafların Washington üzerindeki etkisini daha önemli hâle getirdiğini savundu.
ENERJİ, NATO VE TÜRKİYE FAKTÖRÜ
Analize göre önümüzdeki süreçte Kıbrıs sorununu belirleyecek başlıca unsurlar arasında Türkiye’nin bölgesel rolü, ABD’nin güvenlik öncelikleri, Avrupa’nın savunma yapılanması ve Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları yer alacak.
Bu nedenle adadaki çözüm arayışlarının yalnızca Birleşmiş Milletler himayesindeki toplumlararası görüşmelerle değil, daha geniş bir bölgesel güvenlik denklemi içinde değerlendirilmesi bekleniyor.













