Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Merkava hamlesi Ankara’da kaygı yarattı
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin İsrail’den Merkava III ve Merkava IV tankları almak üzere ileri düzey görüşmeler yürüttüğü öne sürüldü. Lefkoşa’nın İsrail ve Fransa’yla derinleşen askerî iş birliği, Lübnan’la yaptığı MEB anlaşması ve Doğu Akdeniz’de artan stratejik rolünün Ankara tarafından yakından izlendiği belirtildi.
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Merkava hamlesi Ankara’da kaygı yarattı
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin İsrail’den Merkava III ve Merkava IV tankları almak üzere ileri düzey görüşmeler yürüttüğü öne sürüldü. Lefkoşa’nın İsrail ve Fransa’yla derinleşen askerî iş birliği, Lübnan’la yaptığı MEB anlaşması ve Doğu Akdeniz’de artan stratejik rolünün Ankara tarafından yakından izlendiği belirtildi.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Rum Milli Muhafız Ordusu envanterindeki eski Rus yapımı tankları İsrail üretimi Merkava tanklarıyla değiştirmeye hazırlandığı ileri sürüldü.
Sigmalive’ın Yunanistan’da yayımlanan Kathimerini gazetesinin analizinden aktardığına göre Lefkoşa, Merkava III ve Merkava IV tanklarının satın alınması için İsrail’le ileri düzey görüşmeler yürütüyor.
Muhtemel alımın, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin İsrail ve Fransa’yla son dönemde hızla genişleyen savunma iş birliğinin yeni halkasını oluşturacağı belirtildi.
BARAK-MX VE AEROSTAR’IN ARDINDAN MERKAVA
Kıbrıs Cumhuriyeti daha önce İsrail’den Aerostar insansız hava araçları ile BARAK-MX hava ve füze savunma sistemini satın almıştı.
Merkava tanklarının da envantere girmesi hâlinde Rum Milli Muhafız Ordusu’nun kara kuvvetleri kapasitesinde önemli bir değişiklik yaşanacak. Tankların, kullanım ömrünü doldurmaya yaklaşan Rus yapımı zırhlı araçların yerini alması planlanıyor.
Savunma iş birliğinin yalnızca silah alımlarıyla sınırlı kalmadığı, İsrail ile ortak eğitim ve güvenlik faaliyetlerinin de sürekli genişletildiği kaydedildi.
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Fransa’ya askerî tesisleri kullanma olanağı veren anlaşmasının da Ada’nın Doğu Akdeniz’deki stratejik rolünü güçlendirdiği belirtildi.
ANKARA’NIN LÜBNAN HAMLESİ
Kathimerini’nin diplomasi editörü Vassilis Nedos’un analizine göre Ankara, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bölgedeki jeopolitik konumunun güçlenmesine karşı Lübnan üzerindeki etkisini artırmaya çalışıyor.
Türkiye’nin temel hedefinin, Beyrut’un en azından Türkiye-İsrail rekabetinde tarafsız kalmasını sağlamak ve Lübnan’ın Kıbrıs Cumhuriyeti ile Yunanistan’ın yer aldığı üçlü veya çok taraflı yapılara katılmasını önlemek olduğu öne sürüldü.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun’un Ankara ziyareti ve Erdoğan’la yaptığı görüşmeler de bu çerçevede değerlendirildi.
MEB ANLAŞMASI VE SURİYE BOYUTU
Kıbrıs Cumhuriyeti ile Lübnan arasında 2025 sonunda kesinleştirilen MEB sınırlandırma anlaşmasının, Lefkoşa’nın Doğu Akdeniz’de komşu ülkelerle kurduğu anlaşmalar ağını tamamladığı belirtildi.
Analizde Ankara’nın bu ağı zayıflatmak amacıyla Türk-Libya mutabakatındaki deniz yetki alanı yaklaşımını öne çıkardığı ve Suriye’yle Kıbrıs’ın deniz yetki alanlarını dikkate almayacak bir anlaşma yapılması için girişimde bulunduğu iddia edildi.
UNIFIL’in deniz görevindeki değişikliklerin ardından Yunan donanma unsurlarının Kıbrıs çevresindeki varlığının artırılmasının da gündeme gelebileceği kaydedildi.
İsrail’le savunma ortaklığı, Fransa’yla askerî tesis anlaşması, Lübnan’la MEB düzenlemesi ve muhtemel Merkava alımının birlikte değerlendirildiğinde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Doğu Akdeniz’deki askerî ve stratejik konumunu güçlendirdiği ifade edildi.












