“Erdoğan’ın önüne şantaj dosyaları kondu” – Kıbrıs hattı da masadaydı
Eski FBI analisti Sibel Edmonds, Halkbank, Epstein ağı, Venezuela hattı ve Kıbrıs eksenli bölgesel denklemlerle ilgili dikkat çeken iddialar ortaya attı. Edmonds, Erdoğan yönetiminin ABD ve Trump çevresi tarafından “şantaj dosyaları” üzerinden baskı altında tutulduğunu savundu. Kıbrıs’ı da içeren İsrail–Yunanistan hattının Türkiye’ye karşı yeni bir jeopolitik kuşatma oluşturduğunu iddia etti.
“Erdoğan’ın önüne şantaj dosyaları kondu” – Kıbrıs hattı da masadaydı
Eski FBI analisti Sibel Edmonds, Halkbank, Epstein ağı, Venezuela hattı ve Kıbrıs eksenli bölgesel denklemlerle ilgili dikkat çeken iddialar ortaya attı. Edmonds, Erdoğan yönetiminin ABD ve Trump çevresi tarafından “şantaj dosyaları” üzerinden baskı altında tutulduğunu savundu. Kıbrıs’ı da içeren İsrail–Yunanistan hattının Türkiye’ye karşı yeni bir jeopolitik kuşatma oluşturduğunu iddia etti.
Bugün Kıbrıs
Eski FBI analisti ve çevirmen Sibel Edmonds, gazeteci Serdar Akinan’ın YouTube kanalında katıldığı Türkçe röportajda Türkiye, ABD, İsrail ve bölgesel güç dengelerine ilişkin çok çarpıcı iddialarda bulundu. Edmonds, Erdoğan yönetiminin ABD’deki bazı dosyalar üzerinden baskı altında tutulduğunu öne sürerek, “Cumhurbaşkanı Erdoğan, ailesi ve mevcut iktidar üzerine çok kalın şantaj dosyaları var” dedi.
Edmonds’a göre bu dosyaların başında Halkbank ve Reza Zarrab süreci geliyor. Bunun yanında Epstein ağı, Venezuela–Türkiye hattı, kokain trafiği, Gladio yapılanmaları ve İsrail’le örtülü ilişkiler de Erdoğan yönetimini baskı altında tutan başlıklar arasında yer alıyor.

KIBRIS DETAYI: ÜÇLÜ HAT VE BÖLGESEL KUŞATMA
Röportajın dikkat çeken başlıklarından biri de Kıbrıs oldu. Edmonds, İsrail–Yunanistan–Kıbrıs üçlü iş birliğinin Türkiye’ye karşı kurulan yeni stratejik hattın merkezinde olduğunu iddia etti.
Edmonds, şu ifadeleri kullandı:
“İsrail, Yunanistan, Kıbrıs arasında üçlü bir anlaşma yapıldı.”
“Bu anlaşmanın maddeleri Erdoğan–Trump görüşmesinde konuşuldu.”
Bu üçlü hattın sadece enerji veya diplomasiyle sınırlı olmadığını savunan Edmonds, Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’deki askeri ve istihbarat dengeleri açısından kritik bir rol üstlendiğini ileri sürdü.
Edmonds ayrıca, Türkiye’nin çevrelendiğini öne sürdüğü jeopolitik tabloda Kıbrıs’ı şu şekilde konumlandırdı:
“Kuzey Irak, Suriye, Kıbrıs ve Yunanistan hattı üzerinden Türkiye kuşatılmış durumda.”
“TRUMP’IN EMİRLERİ TEK TEK YERİNE GETİRİLİYOR”
Edmonds, 25 Eylül’de gerçekleştiğini söylediği kapalı görüşmeye dikkat çekerek, bu toplantıda Erdoğan’ın önüne bazı şartların konduğunu iddia etti. Edmonds’a göre, bu şartların yerine getirilmemesi halinde dosyaların açılması tehdidi devreye sokulacaktı.
“Şu ana kadar yapılan bütün aksiyonlar, Trump’ın verdiği emirlerin teker teker yerine getirilmesi” diyen Edmonds, Türkiye’nin özellikle İsrail, İran, Suriye ve Kuzey Irak başlıklarında bağımsız politika üretemediğini savundu.
HALKBANK DOSYASI: “KARŞILIĞINDA NE ALDILAR?”
Edmonds, Halkbank davasının da bu pazarlıkların parçası olduğunu ileri sürdü. Davanın uzun yıllar sürdüğünü hatırlatan Edmonds, dosyanın siyasi pazarlık unsuru olarak kullanıldığını savunarak, “Karşılığında ne aldılar, ona bakmak gerekir” dedi.
15 TEMMUZ İÇİN “SUNİ DARBE” İDDİASI
Edmonds, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin de dikkat çekici ifadeler kullandı. Darbeden aylar önce Türkiye’de bir darbe yaşanacağına dair uyarıda bulunduğunu söyleyen Edmonds, daha sonra bu süreçte kendisinin de “kullanılmış olabileceğini” ifade etti.
Edmonds, 15 Temmuz’un ardından Türkiye’de çok sayıda vatansever asker ve kamu görevlisinin “FETÖ’cü” suçlamasıyla tasfiye edildiğini, devlet kadrolarında büyük bir liyakat boşluğu oluştuğunu ileri sürdü.
“ORGANİK DARBE İHTİMALİ VAR”
Türkiye’de ekonomik kriz, devlet içindeki rahatsızlık ve dış politikadaki kuşatılmışlık nedeniyle yeni bir kırılma yaşanabileceğini savunan Edmonds, “Organik darbe olabilir” dedi. Edmonds, bunun klasik anlamda bir askeri darbe olmayabileceğini, halktaki tepki ile devlet içindeki bazı unsurların rahatsızlığının birleşebileceğini öne sürdü.
URANYUM VE NÜKLEER KAPASİTE İDDİASI
Röportajın en çarpıcı bölümlerinden biri ise Türkiye’nin nükleer kapasitesine ilişkin iddialar oldu. Edmonds, 1997–2002 yılları arasında Türkiye’nin nükleer silah yapabilecek kapasiteye ulaşmak için gerekli bazı materyal ve imkânları elde ettiğini iddia etti.
Pakistanlı nükleer bilim insanı A.Q. Khan ağına atıf yapan Edmonds, “Türkiye isterse çok kısa sürede nükleer kapasiteye sahip olabilir” görüşünü dile getirdi. Edmonds, bu konuda ayrıntılı teknik bilgiye sahip olmadığını ancak FBI döneminde gördüğü bazı dosyaların bu başlıkla ilgili olduğunu söyledi.
“TÜRKİYE KUŞATILDI”
Edmonds, Kuzey Irak, Suriye, Kıbrıs, Yunanistan ve Arnavutluk üzerinden Türkiye’nin İsrail eksenli bir jeopolitik kuşatma altında olduğunu savundu. İsrail–Yunanistan–Kıbrıs üçlü anlaşmasına da değinen Edmonds, bu başlığın Erdoğan–Trump görüşmelerinde konuşulduğunu iddia etti.
Gazetecilik notu:
Edmonds’un açıklamaları ağır suçlamalar ve uluslararası boyutta iddialar içeriyor. Röportajdaki ifadeler, bağımsız yargı kararları veya resmi belgelerle doğrulanmış kesin bulgular olarak değil, Edmonds’un kendi anlatımı ve iddiaları olarak aktarılmıştır.
Gazeteci Serdar Akinan’ın ‘yılın röportajı’ olarak duyurduğu söyleşi:













