Baf’ta Kıbrıslı Türk malları için açılan dava reddedildi: 125 Kıbrıslı Türk malı için ret!
Baf bölgesindeki 125 Kıbrıslı Türk taşınmazıyla ilgili açılan dava İstinaf Mahkemesi tarafından reddedildi. Davacılar, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin mallara yasa dışı müdahalede bulunduğunu savunarak taşınmazların iadesini ve yaklaşık 41 milyon euro tazminat talep etmişti.
Baf’ta Kıbrıslı Türk malları için açılan dava reddedildi: 125 Kıbrıslı Türk malı için ret!
Baf bölgesindeki 125 Kıbrıslı Türk taşınmazıyla ilgili açılan dava İstinaf Mahkemesi tarafından reddedildi. Davacılar, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin mallara yasa dışı müdahalede bulunduğunu savunarak taşınmazların iadesini ve yaklaşık 41 milyon euro tazminat talep etmişti.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıs Cumhuriyeti Başsavcılığı ve İçişleri Bakanı’nın Kıbrıslı Türk Malları Vasisi sıfatıyla taraf olduğu davada, İstinaf Mahkemesi Baf bölgesindeki 125 Kıbrıslı Türk taşınmazıyla ilgili başvuruyu reddetti.
Söz konusu taşınmazların bir bölümünde Baf Uluslararası Havalimanı, “Andreas Papandreou” askeri hava üssü, kendi konutunu yapanlara yönelik yerleşim alanı ve Kıbrıslı Rum göçmenlere tarımsal kullanım için verilen araziler bulunuyor.
41 MİLYON EUROLUK TAZMİNAT TALEBİ
Kathimerini’nin aktardığına göre davacılar arasında Kıbrıslı Türk mal sahipleri ve mirasçıları ile bir Kıbrıslı Rum yönetici yer aldı. Başvuruda, taşınmazların kendilerine teslim edilmesi, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin mülklere yasa dışı müdahalede bulunduğu iddiasıyla tazminat ödenmesi ve kira bedellerinin karşılanması talep edildi.
Davacılar ayrıca insan hakları ve anayasal haklarının ihlal edildiğini savunarak cezai tazminat ve taşınmazların “serbest kullanımının” kendilerine verilmesine kadar aylık ödeme yapılmasını istedi. Toplam tazminat talebinin yaklaşık 41 milyon euro olduğu belirtildi.
BAF MAHKEMESİ DE REDDETMİŞTİ
Dosya daha önce 2022 yılında Baf Kaza Mahkemesi’nde görülmüş ve dava reddedilmişti. İlk derece mahkemesi, Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından yasa dışı müdahale yapıldığının ve davacıların insan haklarının ihlal edildiğinin kanıtlanamadığı sonucuna varmıştı.
Mahkeme ayrıca, Kıbrıslı Türk Malları Vasisi’nin taşınmazların iadesine ve Kıbrıslı Rum yöneticiye devrine izin vermemekte doğru davrandığına hükmetmişti.
AÇIKLANMAYAN MİRASÇI VURGUSU
İstinaf Mahkemesi’nin kararında, taşınmazlarla ilgili başvuruda başka bir mirasçının varlığının açıklanmadığına dikkat çekildi.
Mahkeme, davacıların amacının tüm ihtilaflı mülkleri, aralarında yapılan anlaşma temelinde Kıbrıslı Rum yöneticiye satmak olduğunu; ancak başka bir mirasçının varlığının ve bu mirasçının rızasının açıklanmadığını belirtti.
Bu nedenle Vasi’nin, mülklerin tümünün satışı talebini reddetmesinin doğru olduğu ifade edildi.
VASİNİN YETKİSİNE ONAY
İstinaf Mahkemesi, Kıbrıslı Türk Malları Vasisi’nin yönettiği mallara ilişkin tüm hakları korumakla yükümlü olduğunu vurguladı. Kararda, Vasi’nin mal sahibinin sahip olduğu yetkilere benzer yetkilerle, mülklerin yönetimi ve korunmasından sorumlu olduğu belirtildi.
Mahkeme, başvuruyu değerlendirirken hayatını kaybeden mal sahiplerinin ve mirasçıların ikamet durumunun, ayrıca açıklanmayan mirasçının varlığının dikkate alınmasının hukuka uygun olduğuna hükmetti.
“ZORLA GÖÇ ETTİRİLDİLER” İDDİASI KABUL EDİLMEDİ
Davacıların, mal sahiplerinin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kontrolündeki bölgelerdeki taşınmazlarından zorla uzaklaştırıldığı yönündeki iddiası da mahkeme tarafından kabul edilmedi.
Kararda, 1974 sonrasında tüm yurttaşlar için zorunlu bir yer değiştirme düzeni olmadığı, bazı Kıbrıslı Türklerin 1974’ten sonra da Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kontrolündeki bölgelerde yaşamaya devam ettiği belirtildi.
“MÜDAHALE YASAL” DEĞERLENDİRMESİ
Mahkeme, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kıbrıslı Türk mallarına yönelik müdahalesinin yasa dışı olduğu iddiasını da reddetti.
Kararda, Kıbrıs Cumhuriyeti hukukunda “olağanüstü durum” olarak tanımlanan koşulların sürdüğü ve bu nedenle Vasi’nin yetkileri çerçevesinde yapılan müdahalenin yasal olduğu ifade edildi.
İstinaf Mahkemesi, davayı bütünüyle reddederken davacıları Kıbrıs Cumhuriyeti lehine dava masraflarını ödemeye de mahkum etti.
Dosya, Kıbrıslı Türk mallarının Güney’deki yönetimi, mülkiyet hakkı, Vasi’nin yetkileri ve 1974 sonrası mülkiyet rejimi açısından kritik kararlardan biri olarak değerlendiriliyor.














