“Aşil Kalkanı” sonrası Ankara-Atina hattında tansiyon yükseldi
Yunanistan’ın İsrail’den temin edeceği hava ve füze savunma sistemlerinden oluşan “Aşil Kalkanı” projesinin ardından Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerilim yeniden yükseldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ege adalarının silahlandırılmasına son verilmesini isterken, Türkiye’nin Atina’ya gönderdiği diplomatik notada “gri bölgeler” tezini yeniden gündeme getirdiği bildirildi.
“Aşil Kalkanı” sonrası Ankara-Atina hattında tansiyon yükseldi
Yunanistan’ın İsrail’den temin edeceği hava ve füze savunma sistemlerinden oluşan “Aşil Kalkanı” projesinin ardından Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerilim yeniden yükseldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ege adalarının silahlandırılmasına son verilmesini isterken, Türkiye’nin Atina’ya gönderdiği diplomatik notada “gri bölgeler” tezini yeniden gündeme getirdiği bildirildi.
Bugün Kıbrıs
Yunanistan ile İsrail arasında imzalanan “Aşil Kalkanı” anlaşması, Ankara-Atina hattında yeni bir gerilim başlığına dönüştü.
Kathimerini’nin haberine göre Atina yönetimi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ege adalarının silahlandırılması ve Meis’e ilişkin açıklamalarının ardından Türk-Yunan ilişkilerinin yeniden sert bir döneme girebileceğini değerlendiriyor.
ERDOĞAN’DAN SİLAHLANDIRMA UYARISI
Erdoğan, Kırgızistan’da düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtlarken Yunanistan’a, silahsızlandırılmış statüdeki adaların askerîleştirilmesine son vermesi çağrısında bulundu.
Türkiye’nin hiçbir ülkenin toprağında gözü olmadığını söyleyen Erdoğan, buna karşılık Türkiye’nin haklarının ihlal edilmesine izin verilmeyeceğini belirtti.
Erdoğan, Yunanistan’ın Türkiye’nin sakin ve sağduyulu yaklaşımını zayıflık olarak değerlendirmesinin “ciddi bir hata” olacağını ifade etti.
Yunanistan’ın Ege adalarını silahlandırmayı sürdürmesi durumunda Türkiye’nin nasıl bir tutum izleyeceği sorulan Erdoğan, “Gereken neyse onu yapmak” yönünde karşılık verdi.
MEİS’İ İŞARET EDEN AÇIKLAMA
Erdoğan’ın, Antalya’nın Kaş ilçesi ile karşı kıyısında bulunan Meis arasındaki mesafeye dikkat çekerek, “Kaş’tan sesimizi yükseltsek Yunanistan’dan duyulur” anlamına gelen sözler kullanması Atina’da Meis’e yönelik dolaylı bir mesaj olarak yorumlandı.
Kathimerini, Erdoğan’ın açıklamalarının 2023 öncesinde kullanılan “Bir gece ansızın gelebiliriz” söylemini hatırlattığını yazdı. Haberde, son açıklamaların önceki döneme kıyasla daha ölçülü bir dille yapılmasına rağmen mesajın içeriğinin değişmediği değerlendirmesine yer verildi.
TÜRKİYE’DEN YUNANİSTAN’A DİPLOMATİK NOTA
Habere göre Türkiye, Yunanistan’ın sanayi alanında hazırladığı yeni özel mekânsal plan ile Ege’de yenilenebilir enerji faaliyetlerini kapsayan düzenlemeler nedeniyle Atina’ya diplomatik nota gönderdi.
Notada, Ege’deki mevcut statüyü değiştirecek herhangi bir faaliyete izin verilmeyeceğinin belirtildiği aktarıldı.
Türkiye’nin ayrıca, Yunanistan’ın egemenliğinin uluslararası anlaşmalarla devredilmediğini savunduğu bazı ada, adacık ve kayalıklar konusunda fiilî durum oluşturulmasını kabul etmeyeceğini bildirdiği kaydedildi.
Bu ifadeler, Ankara’nın kamuoyunda “gri bölgeler” olarak bilinen egemenliği tartışmalı coğrafi oluşumlar konusundaki tezlerini yeniden diplomatik gündeme taşıdığı şeklinde değerlendirildi.
TÜRK ARAŞTIRMA GEMİSİ MEİS’İN GÜNEYİNDE
Gerilimin yükseldiği dönemde TÜBİTAK Marmara araştırma gemisinin Meis’in güneyinde faaliyete başlaması da Atina’nın izlediği gelişmeler arasında yer aldı.
Geminin, Türkiye’nin “Fethiye-Kaş Ulusal Deniz Parkı” olarak ilan ettiği bölgede çalıştığı bildirildi. Kathimerini, geminin bölgedeki varlığının tek başına gerilimi açıklamak için yeterli olmadığını ancak Ankara’nın son dönemde attığı adımların bir parçası olarak değerlendirildiğini belirtti.
Türkiye’nin ayrıca, Ankara’nın kendi kıta sahanlığı içerisinde gördüğü bölgelerden geçirilmesi planlanan deniz altı elektrik kablosu konusunda Atina ile koordinasyon talep ettiği aktarıldı.
EGE’DE 11 İHLAL İDDİASI
Yunan makamlarının verilerine dayandırılan haberde, çarşamba günü Ege’de toplam 11 hava sahası ihlali kaydedildiği öne sürüldü.
İhlallerin altısının CN-235 tipi deniz karakol uçağı, beşinin ise insansız hava araçları tarafından gerçekleştirildiği iddia edildi. Bu iddialara ilişkin Türkiye tarafından yapılmış güncel bir açıklamaya haberde yer verilmedi.
“AŞİL KALKANI” ANKARA’YI NEDEN RAHATSIZ EDİYOR?
Yunanistan’ın İsrail ile imzaladığı “Aşil Kalkanı” anlaşması, ülkenin hava savunma kapasitesini yeniden yapılandırmayı amaçlıyor. Sistemle Yunan hava sahasının uçak, balistik füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı çok katmanlı şekilde korunması planlanıyor.
Yaklaşık 3 milyar euroyu aşacağı belirtilen projenin Temmuz 2029’a kadar tamamlanması öngörülüyor. Anlaşma kapsamında İsrail yapımı radarlar ile hava ve füze savunma sistemlerinin Yunanistan’a konuşlandırılması planlanıyor.
Kathimerini’ye göre Ankara’nın temel itirazlarından biri, İsrail yapımı radar ve silah sistemlerinin Ege adalarına yerleştirilme olasılığı. Türkiye, silahsızlandırılmış statüde olduğunu savunduğu adalara yeni askerî sistemlerin konuşlandırılmasına karşı çıkıyor.
Yunanistan ise adaların savunulmasının egemenlik hakkı olduğunu ve Türkiye’den kaynaklandığını ileri sürdüğü güvenlik tehdidi nedeniyle savunma önlemlerinin gerekli olduğunu savunuyor.
TÜRKİYE-İSRAİL GERİLİMİ DE ETKİLİ
“Aşil Kalkanı” tartışması, Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin sertleştiği bir döneme denk geldi.
Yunanistan’ın İsrail ile askerî iş birliğini artırması ve bu iş birliğine Kıbrıs Cumhuriyeti’nin de dâhil edilmesi Ankara tarafından yakından izleniyor. Kathimerini, Türkiye’nin tepkisinin yalnızca Ege’deki askerî dengeyle değil, Yunanistan-Kıbrıs Cumhuriyeti-İsrail ekseninde gelişen savunma iş birliğiyle de bağlantılı olduğunu yazdı.
ATİNA KONUYU AVRUPA BİRLİĞİ’NE TAŞIDI
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis, İrlanda’da gerçekleştirilen Avrupa Birliği dışişleri bakanları gayriresmî toplantısında Ege ve Doğu Akdeniz’deki gelişmeler hakkında mevkidaşlarını bilgilendirdi.
Yerapetritis, Yunanistan’ın egemenliği ve egemenlik hakları konusunda herhangi bir geri adım atmayacağını söyledi. Olası bir saldırganlık karşısında Avrupa Birliği ülkelerinin dayanışma göstereceğine inandığını belirtti.
Atina yönetimi, anlaşmazlıkların uluslararası hukuk ve barışçıl yöntemlerle çözülmesini savunduğunu bildirirken, Türkiye de Ege’deki sorunların karşılıklı diyalog yoluyla ve Türkiye’nin hakları gözetilerek ele alınmasını istiyor.
KALIN’IN ATİNA ZİYARETİNDE ÜLTİMATOM VERİLMEDİ
MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın önceki hafta gerçekleştirdiği Atina ziyareti de gerilimin arka planındaki önemli temaslardan biri oldu.
Kalın’ın Yunanistan Ulusal İstihbarat Teşkilatı Başkanı Themistoklis Demiris ile görüştüğü, ardından iki ismin Başbakan Kyriakos Mitsotakis tarafından kabul edildiği bildirildi.
Kathimerini’nin aktardığına göre görüşmede Türk-Yunan ilişkileri ve organize suçlarla mücadele ele alındı. Kalın’ın Atina’ya herhangi bir ültimatom veya baskı mesajı götürmediği, görüşmelerde daha yatıştırıcı bir tutum sergilediği belirtildi.
Buna karşın Erdoğan’ın açıklamaları, diplomatik nota, Ege’deki askerî hareketlilik ve “Aşil Kalkanı” projesi, Türk-Yunan ilişkilerinde 2023 sonrasında oluşan görece sakin dönemin korunup korunamayacağı sorusunu yeniden gündeme getirdi.















