Akansoy’dan Hristodulidis’e İsrail tepkisi: “Provokatif hamlelerinizi görüyoruz”
CTP Grup Başkan Vekili Asım Akansoy, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Hristodulidis’in resmi davetiyle Kıbrıs’ın güneyine gerçekleştirdiği ziyaret üzerinden İsrail’le geliştirilen stratejik ve askeri ilişkileri eleştirdi. Akansoy, Hristodulidis’e, “Provokatif hamlelerinizi görüyoruz. ‘Büyük devlet oyunları’ yerine çözüme odaklanmalı ve ‘tüm tarafların kazandığı’ bir adıma ortak olmalısınız” çağrısı yaptı.
Akansoy’dan Hristodulidis’e İsrail tepkisi: “Provokatif hamlelerinizi görüyoruz”
CTP Grup Başkan Vekili Asım Akansoy, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Hristodulidis’in resmi davetiyle Kıbrıs’ın güneyine gerçekleştirdiği ziyaret üzerinden İsrail’le geliştirilen stratejik ve askeri ilişkileri eleştirdi. Akansoy, Hristodulidis’e, “Provokatif hamlelerinizi görüyoruz. ‘Büyük devlet oyunları’ yerine çözüme odaklanmalı ve ‘tüm tarafların kazandığı’ bir adıma ortak olmalısınız” çağrısı yaptı.
Bugün Kıbrıs
CTP Grup Başkan Vekili Asım Akansoy, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Hristodulidis’in resmi daveti üzerine Kıbrıs’ın güneyine gerçekleştirdiği ziyareti ve İsrail’le geliştirilen ilişkileri değerlendirdi.
Kıbrıs’ta çözümden, barıştan, iki toplumun ortak geleceğinden ve güven tesisinden söz eden Hristodulidis’in İsrail’le ilişkilerini diplomatik diyaloğun ötesine taşıyarak kapsamlı bir stratejik ortaklığa dönüştürdüğünü belirten Akansoy, bu politikanın sorgulanması gerektiğini söyledi.
“MESELE SIRADAN BİR DIŞ POLİTİKA TERCİHİ DEĞİL”
Akansoy, Gazze ve Batı Şeria’daki can kayıpları ve insani yıkıma dikkat çekerek, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından çıkarılan tutuklama kararını, Uluslararası Adalet Divanı’ndaki süreci ve Herzog hakkındaki uluslararası suç duyurularını hatırlattı.
Akansoy, “İsrail’in Gazze’de ve Batı Şeria’da yol açtığı 74 bini aşkın can kaybı ve ağır insani yıkım sürerken; Başbakanı Netanyahu hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından savaş suçları nedeniyle çıkarılmış tarihi bir tutuklama kararı dururken, İsrail devleti Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’nda soykırımla yargılanırken ve Herzog uluslararası arenada suç duyurularının hedefi haline gelmişken yapıyorsa, burada meselenin sıradan bir dış politika tercihi olmadığını anlamamız gerekmektedir” dedi.
Hristodulidis’in İsrail yönetimiyle kurduğu ilişkiyi “tehlikeli” olarak nitelendiren Akansoy, bunun İsrail’i Kıbrıs’ın güneyine yalnızca ekonomik ve siyasi bir güç olarak çekmediğini, Kıbrıs’ı da Doğu Akdeniz’deki jeopolitik hesapların içine sürüklediğini belirtti.
“KIBRIS’I BARIŞIN KÖPRÜSÜ YAPMAK İLE GÜÇ MÜCADELESİNİN PARÇASI YAPMAK AYNI SİYASET DEĞİLDİR”
İsrail’le ilişkilerin stratejik ve askeri ortaklık düzeyine taşınmasını ve bunun Yunanistan’la birlikte üçlü bir yapı içerisinde yürütülmesini eleştiren Akansoy, “Kıbrıs’ı barışın köprüsü yapmak ile Doğu Akdeniz’deki güç mücadelesinin bir parçası haline getirmek aynı siyaset değildir” dedi.
Akansoy, Hristodulidis’in bir yandan Kıbrıslı Türklerle çözüm aradığını söylerken diğer yandan bölgesel güvenlik politikalarını güç dengeleri üzerine kurduğunu belirterek, “Kıbrıslı Türklere ortak bir gelecekten söz ediyor ama aynı anda onları kuşatan jeopolitik ittifakları büyütüyor. Güven tesis etmekten bahsediyor fakat güvenlik politikalarını, karşılıklı güven üzerine değil, bölgesel güç dengeleri üzerine kurguluyor” ifadelerini kullandı.
Akansoy, bu yaklaşımı “çözüm söylemi arkasına gizlenmiş bir güç biriktirme siyaseti” olarak nitelendirdi ve bunun çözüm yerine karşılıklı aşırı milliyetçiliği yükselteceğini, askeri önlemleri beraberinde getireceğini söyledi.
Buna karşın Kıbrıslı Türklerin bölgesel gerilimlerin ve olası provokasyonların parçası olmadan hareket etmesi gerektiğini belirten Akansoy, “Ancak bu gerilim ortamına girmeden yol almak, olası bölgesel veya yerel provokasyonların, oyunların parçası olmamak bizim için en akılcı olandır, ki biz de bunu biliyoruz” dedi.
“PROVOKATİF HAMLELERİNİZİ GÖRÜYORUZ”
Hristodulidis’e doğrudan seslenen Akansoy, Kıbrıs sorununun çözümüne odaklanılması ve tarafların güvenlik kaygılarının karşılıklı olarak dikkate alınması gerektiğini söyledi:
“Provokatif hamlelerinizi görüyoruz. ‘Büyük devlet oyunları’ yerine çözüme odaklanmalı ve ‘tüm tarafların kazandığı’ bir adıma ortak olmalısınız. Kıbrıs sorununun çözümü konusunda gerçekten samimiyseniz, yalnızca masaya oturmak yetmez. Sizin olduğu gibi, karşı tarafın da kaygılarını anlamak ve güvenlik algısını hesaba katmak zorundasınız.”
Akansoy, Kıbrıs’ın İsrail’in bölgesel güvenlik stratejisinin parçası haline getirilmesinin Kıbrıslı Türklerle Türkiye’de güven yaratmayacağını belirterek, “Kıbrıs’ı İsrail’in bölgesel güvenlik stratejisinin bir parçası haline getirerek, 1960 Antlaşması’nın garantör ülkelerinden biri olan Türkiye’yi ve kurucu ortağınız Kıbrıslı Türkleri rahatsız edecek bir denklem üzerinden Kıbrıs’ta güven inşa edemezsiniz” dedi.
“KIBRIS’IN GELECEĞİ BU HESAPLARA KURBAN EDİLEMEZ”
Akansoy, Kıbrıs’ın geleceğinin Gazze’deki savaş, Doğu Akdeniz’deki enerji rekabeti ve bölgesel güç mücadelelerinin parçası haline getirilemeyeceğini belirterek, “Kıbrıs’ın geleceği; Uluslararası Ceza Mahkemesi’nce aranan çocuk katili Netanyahu hükümetinin bölgesel hesaplarına, basit bölge denklemlerine, Gazze’deki savaşa, Doğu Akdeniz’deki enerji rekabetine veya bölgesel güç mücadelelerine kurban edilemez, bunların bir yan ürünü haline getirilemez!” ifadelerini kullandı.
Açıklamasının sonunda Hristodulidis’e, “Çözüm için güven mi üretecek, yoksa jeopolitik güç mü biriktireceksiniz? İkisini aynı anda yürütmek mümkün değildir. Tarihe, bir katil ile stratejik ortak olan kişi olarak mı, yoksa sözüne güvenilen, samimi bir çözüm siyasetçisi olarak mı geçmek istediğiniz kararını siz vereceksiniz” diye seslenen Akansoy, Kıbrıs’ın ihtiyacının daha fazla silah ve bölgesel ittifak değil, BM parametreleri çerçevesinde siyasi eşitliğe dayalı çözüm ve barış olduğunu belirtti.















