Demetriades: “Yüksek Mahkeme’nin kayıplar kararı başka dosyaların da önünü açabilir”
Hukukçu Achilleas Demetriades, Kıbrıs Cumhuriyeti Yüksek Mahkemesi’nin Turunçlu’dan 1974’te kaybolan iki kişi hakkında verdiği kararın benzer koşullardaki diğer kayıp dosyalarını da etkileyebileceğini söyledi. Demetriades, bazı vakalarda Kıbrıs Cumhuriyeti ile Türkiye açısından “paralel sorumluluk” doğabileceğini belirterek kayıplar için Hakikat Komisyonu kurulması çağrısı yaptı.
Demetriades: “Yüksek Mahkeme’nin kayıplar kararı başka dosyaların da önünü açabilir”
Hukukçu Achilleas Demetriades, Kıbrıs Cumhuriyeti Yüksek Mahkemesi’nin Turunçlu’dan 1974’te kaybolan iki kişi hakkında verdiği kararın benzer koşullardaki diğer kayıp dosyalarını da etkileyebileceğini söyledi. Demetriades, bazı vakalarda Kıbrıs Cumhuriyeti ile Türkiye açısından “paralel sorumluluk” doğabileceğini belirterek kayıplar için Hakikat Komisyonu kurulması çağrısı yaptı.
Bugün Kıbrıs
Hukukçu Achilleas Demetriades, Yüksek Mahkeme’nin 4 Eylül’de verdiği ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. ve 3. maddelerini ihlal ettiğine hükmettiği kararın, başka kayıp dosyaları açısından da önemli sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Karar, Turunçlu’dan (Strongylos) iki erkeğin 15 Ağustos 1974’te kaybolmasıyla ilgili dosyada verildi. Mahkeme, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin olayla ilgili etkili soruşturma yükümlülüğünü yerine getirmediğine hükmetti.
KIBRISLI TÜRKLERİN İFADELERİ ALINMADI
Demetriades’in KİPE’ye yaptığı açıklamaya göre dosyanın diğer birçok kayıp vakasından farkı, mahkemeye sunulan bilgilere göre iki kişinin bölgede yaşayan bazı Kıbrıslı Türkler tarafından kaçırılmış olabileceğine ilişkin unsurlar bulunmasıydı.
Demetriades, söz konusu kişilerden bazılarının daha sonra Kıbrıs Cumhuriyeti kontrolündeki bölgelere geçtiğine dair bilgiler bulunmasına rağmen haklarında etkili soruşturma yapılmadığını söyledi.
Demetriades, kararın önemini, “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin koşullar altında etkili araştırma yapma yükümlülüğünü yerine getirmediğinin” tespit edilmesi olarak değerlendirdi.
“PARALEL SORUMLULUK” GÜNDEME GELEBİLİR
Demetriades, benzer olaylarda “paralel sorumluluk” kavramının gündeme gelebileceğini de söyledi.
Hukukçuya göre Kıbrıs Cumhuriyeti’nin olası failler konusunda etkili araştırma yapmaması bir sorumluluk yaratırken, kaybolmanın Türkiye’nin kontrolündeki bölgede gerçekleşmiş olması nedeniyle Türkiye açısından da sorumluluk söz konusu olabilir.
Demetriades ayrıca kaybolmanın hukuki açıdan devam eden bir ihlal olduğunu savundu. Bir kişinin akıbeti bilinmediği ve etkili soruşturma yapılmadığı sürece devletin yükümlülüğünün zaman geçmesiyle ortadan kalkmadığını belirtti.
HAKİKAT KOMİSYONU ÇAĞRISI
Demetriades, kayıplar meselesinin yalnızca hukuki değil, öncelikle insani bir konu olduğunu belirterek Hakikat Komisyonu kurulmasını önerdi.
Böyle bir mekanizmanın ailelerin yakınlarının başına ne geldiğini öğrenmesine yardımcı olabileceğini ve aynı zamanda Kıbrıs sorununda güven artırıcı bir adım oluşturabileceğini söyledi.
Kayıp Şahıslar Komitesi’nin listesinde 1.510 Kıbrıslı Rum ve 492 Kıbrıslı Türk olmak üzere toplam 2 bin 2 kişi bulunuyor. Haziran 2026’ya kadar 1.069 kişinin kalıntıları kimliklendirilerek ailelerine teslim edildi.
Demetriades ayrıca Kıbrıs Cumhuriyeti’nin BM’nin Zorla Kaybedilmeye Karşı Sözleşmesi’ni 2007’de imzalamasına rağmen bugüne kadar onaylamamasını da sorguladı.















