Türkiye-Libya mutabakatına BM’de altılı cephe: Kıbrıs, Yunanistan, AB ve üç Arap ülkesi aynı çizgide
Kıbrıs Cumhuriyeti, Yunanistan, Avrupa Birliği, Mısır, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye-Libya deniz yetki alanları mutabakatına karşı Birleşmiş Milletler’de ortak açıklama yaptı. Altı taraf, Libya Temsilciler Meclisi’nin mutabakatı onaylamasının anlaşmaya hukuki geçerlilik kazandırmadığını savunarak, düzenlemenin üçüncü ülkelerin deniz yetki haklarını ihlal ettiğini ileri sürdü.
Türkiye-Libya mutabakatına BM’de altılı cephe: Kıbrıs, Yunanistan, AB ve üç Arap ülkesi aynı çizgide
Kıbrıs Cumhuriyeti, Yunanistan, Avrupa Birliği, Mısır, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye-Libya deniz yetki alanları mutabakatına karşı Birleşmiş Milletler’de ortak açıklama yaptı. Altı taraf, Libya Temsilciler Meclisi’nin mutabakatı onaylamasının anlaşmaya hukuki geçerlilik kazandırmadığını savunarak, düzenlemenin üçüncü ülkelerin deniz yetki haklarını ihlal ettiğini ileri sürdü.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıs Cumhuriyeti, Türkiye ile Libya arasındaki 2019 tarihli deniz yetki alanları mutabakatına karşı oluşturulan ortak diplomatik cephede yer aldı.
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis tarafından Birleşmiş Milletler’de sunulan ortak açıklamaya Kıbrıs Cumhuriyeti, Yunanistan, Avrupa Birliği, Mısır, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri imza attı.
“ONAY, MUTABAKATI GEÇERLİ HALE GETİRMİYOR”
Ortak açıklamada, Libya Temsilciler Meclisi’nin mutabakatı onaylamasının anlaşmanın hukuki statüsünü değiştirmediği savunuldu.
Altı taraf, söz konusu mutabakatın uluslararası hukuka aykırı olduğunu, diğer kıyı devletlerinin haklarını dikkate almadığını ve üçüncü ülkeler üzerinde hukuki sonuç doğuramayacağını ileri sürdü.
Açıklamada, deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasının Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi ve uluslararası teamül hukuku temelinde yapılması gerektiği vurgulandı.
BÖLGESEL İSTİKRAR UYARISI
Ortak metinde, Türkiye-Libya mutabakatının uygulanmasının Doğu Akdeniz’de güvenlik ve istikrar üzerinde olumsuz sonuçlar yaratabileceği savunuldu.
Altı taraf, ikili anlaşmaların diğer kıyı devletlerinin haklarını göz ardı ederek uygulanmasının uluslararası hukuk düzenini zayıflatabileceği uyarısında bulundu.
















