Fatma Ünal davasında YÖDAK kayıtları mahkemede: Adı hem mezun hem aktif öğrenci listesinde

UBP Girne Kadın Kolları eski Başkanı Fatma Ünal’ın 16 suçtan yargılandığı “sahte diploma” davasında YÖDAK kayıtları mahkemeye emare olarak sunuldu. Üniversitenin YÖDAK’a gönderdiği listelerde Ünal’ın hem Eğitim Yönetimi ve Denetimi yüksek lisans programından mezunlar arasında hem de 2019-2020 döneminin aktif öğrencileri arasında yer aldığı aktarıldı. Mali Suçlarla Mücadele Şube Amiri Başmüfettiş İzzet Çiftgül ise üniversite çalışanlarının neden sanık değil tanık yapıldığına ilişkin savunmanın sorularını yanıtladı ve tanıklarla “pazarlık” yapıldığı iddiasını reddetti. Dava 10 Eylül Perşembe günü saat 09.30’a ertelendi.

Bugün Kıbrıs

Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’ndeki (KSTÜ) “sahte diploma” soruşturması kapsamında 16 ayrı suçtan yargılanan UBP Girne Kadın Kolları eski Başkanı Fatma Ünal’ın Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davasında tanıkların dinlenmesine devam edildi. 8 Eylül’deki duruşmada YÖDAK kayıtları mahkemeye emare olarak sunulurken, Mali Suçlarla Mücadele Şube Amiri Başmüfettiş İzzet Çiftgül de üniversite çalışanlarının neden sanık değil tanık yapıldığına ilişkin savunmanın sorularını yanıtladı.

YÖDAK’A GÖNDERİLEN 17 EVRAK MAHKEMEDE
Özgür Gazete’den Pınar Barut’un Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi önünden yaptığı canlı yayında aktardığına göre, 8 Eylül’deki duruşmada savcılık üç tanık daha dinletti. Bunlar arasında YÖDAK Başkanı Prof. Dr. Aykut Hocanın ile Mali Suçlarla Mücadele Şube Amiri Başmüfettiş İzzet Çiftgül de yer aldı. YÖDAK’ın üniversiteye ilişkin elinde bulunan 17 evraktan oluşan belge grubu mahkemeye emare olarak sunuldu.

Belgeler arasında KSTÜ’nün kuruluş sürecinde YÖDAK’a sunduğu evraklar, kuruluş tüzüğü taslağı, mütevelli heyeti, akademik kadro, fakülte ve programlara ilişkin kayıtlar yer aldı.

YÖDAK Başkanı Prof. Dr. Aykut Hocanın da üniversitelerin izinlendirilme ve program açma süreçlerine ilişkin mahkemeye bilgi verdi.

ÜNAL’IN ADI MEZUNLAR LİSTESİNDE
Duruşmada öne çıkan belgelerden biri, YÖDAK’ın 23 Aralık 2024’te KSTÜ’den Eğitim Yönetimi ve Denetimi Yüksek Lisans Programı mezunlarının listesini istemesinin ardından üniversitenin gönderdiği kayıtlar oldu.

Mahkemede aktarıldığına göre üniversitenin YÖDAK’a resmi olarak gönderdiği bu listede Fatma Ünal’ın adı ve kimlik bilgileri, Eğitim Yönetimi ve Denetimi Yüksek Lisans Programı mezunları arasında yer aldı.

YÖDAK’ın talep ettiği bir başka kayıt ise üniversitenin aktif öğrenci listesi oldu. Mahkemede, KSTÜ’nün 18 Nisan 2024’te YÖDAK’a gönderdiği 2019-2020 dönemine ait aktif öğrenci listesinde de Fatma Ünal’ın adının bulunduğu aktarıldı. Her iki belge de mahkemeye emare olarak sunuldu.

HUKUK FAKÜLTESİNİN ÖĞRENCİSİ VE AKADEMİSYENİ OLMADIĞI AKTARILDI
Duruşmada KSTÜ’nün Hukuk Fakültesi de gündeme geldi. Savunmanın bir önceki celsede Ünal’ın aslında hukuk okumak istediği, bu nedenle Ziya Öztürkler’e lisans diploması ve kimlik bilgilerini gönderdiği yönündeki savunmasına karşılık YÖDAK kayıtları ele alındı.

Mahkemede verilen bilgiye göre KSTÜ kuruluş döneminde Hukuk Fakültesi için YÖDAK’tan izin aldı ancak Türkiye Yükseköğretim Kurulu (YÖK) fakültenin programlarını kılavuzuna almadı. Bu nedenle fakülteye öğrenci kaydı yapılmadığı ve akademik kadro oluşturulmadığı aktarıldı. Hukuk Fakültesi izninin 2025 yılında YÖDAK tarafından iptal edildiği de mahkemeye bildirildi.

SAVUNMA ÜNİVERSİTENİN TÜZEL KİŞİLİĞİNİ TARTIŞMAYA AÇTI
Savunma, KSTÜ’nün kuruluş tüzüğünün Resmi Gazete’de yayımlanmaması nedeniyle üniversitenin tüzel kişiliğinin oluşmadığını ileri sürdü.

YÖDAK Başkanı Hocanın ise bu görüşe katılmadı. Üniversitenin gerekli başvuruları yaptığını, belgelerinin YÖDAK tarafından incelendiğini ve kuruluş tüzüğünün Eğitim Bakanlığı’na gönderildiğini belirten Hocanın, Bakanlar Kurulu aşamasında Resmi Gazete’de yayımlanmamasının YÖDAK’ın sorumluluğunda olmadığını kaydetti.

Hocanın ayrıca Yüksek İdare Mahkemesi’nin bir kararına atıfta bulunarak kuruluş tüzüğünün Resmi Gazete’de yayımlanmamasının tek başına tüzel kişiliği ortadan kaldırmayacağı görüşünü mahkemeye aktardı.

POLİS, ÜNİVERSİTE ÇALIŞANLARININ NEDEN TANIK OLDUĞUNU AÇIKLADI
Duruşmanın dikkat çeken bölümlerinden biri de Mali Suçlarla Mücadele Şube Amiri Başmüfettiş İzzet Çiftgül’ün tanıklığı oldu.

Savunma, önceki celselerde Serdal Gündüz’ün talimatıyla Ünal’ın ders seçimi, not girişleri, transkript, geçici diploma ve diploma işlemlerini gerçekleştirdiği ileri sürülen üniversite çalışanlarının neden sanık yapılmadığını sorgulamıştı.

Çiftgül, KSTÜ soruşturmasının başlangıçta mali usulsüzlük ve yolsuzluk soruşturması olarak başladığını, alınan ifadeler sonrasında sahte diploma ve sahte evrak boyutunun ortaya çıktığını anlattı.

Çiftgül’e göre söz konusu çalışanlardan ilk ifadeler alındığı sırada Fatma Ünal’a ilişkin bu dava henüz ortaya çıkmamıştı. Polis, çalışanların Serdal Gündüz’ün talimatları doğrultusunda işlem yaptığını tespit etti ancak dolandırma niyeti olup olmadığının ispatlanması gerektiğini söyledi.

“BÜYÜK BALIĞI YAKALAMAK İÇİN KÜÇÜK BALIKLARI BIRAKMA YÖNTEMİNİ UYGULADIK”
Çiftgül, soruşturmanın ilerleyen aşamasında konunun Başsavcılıkla değerlendirildiğini belirtti. Daha önceki bir davaya da atıfta bulunan Çiftgül, “Büyük balığı yakalamak için küçük balıkları bırakma yöntemini uyguladık” dedi ve söz konusu kişilerin “kral tanık” yapılmasını kendisinin Başsavcılığa önerdiğini, Başsavcılığın da bunu uygun bulduğunu anlattı.

Savunma ise polis ile tanıklar arasında ifadeler karşılığında pazarlık yapıldığını ileri sürdü.

Çiftgül bu iddiayı kesin biçimde reddederek, “Böyle bir pazarlık söz konusu değil” dedi. Polis ayrıca bu davada tanık olarak kullanılan bazı kişilerin başka dosyalarda sanık konumunda bulunmasının mümkün olduğunu, bu konudaki karar yetkisinin Başsavcılıkta olduğunu anlattı.

ÜNAL’IN 4 TEMMUZ 2024’TEKİ İLK İFADESİ DE YENİDEN GÜNDEME GELDİ
Çiftgül’ün tanıklığı sırasında Ünal’ın 4 Temmuz 2024’te polise verdiği ilk ifade de mahkemede yeniden gündeme geldi.

Ünal’ın o tarihte diploma, tez ve üniversiteyle herhangi bir ilişkisi bulunmadığını söylediği aktarılmıştı. Daha önce mahkemeye sunulan ilk ifadede Ünal’ın, “Okula hiç gitmedim. Kayıt olmadım. Ne tez yazdım ne de derslere girdim. Okulun yerini dahi bilmem. Bu okulla hiçbir alakam olmadı. Konumum nedeniyle adımı karıştırdılar. Bana tezgah kuruldu” dediği açıklanmıştı.

DAVANIN ÖNCEKİ AŞAMALARINDA NELER YAŞANDI?
Davanın önceki celselerinde, savunmanın emarelere erişim talepleri ve itham süreci öne çıktı. 27 Mart’ta yapılması beklenen itham gerçekleşmedi. Savunma, USB’ler, hard diskler ve tanık ifadeleri dahil dava dosyasındaki belgelerin kendilerine teslim edilmesini istedi. Dava 29 Nisan’a ertelendi.

29 Nisan’daki celsede savunma, ilk tahkikat sırasında sunulan emarelerin yanı sıra tanık ifadelerine ve 6 terabaytlık hard diske erişmek istediğini bildirdi. Mahkeme savunmanın hazırlanması için süre verdi.

22 HAZİRAN’DA 16 SUÇTAN İTHAM EDİLDİ
22 Haziran’da Ünal hakkındaki 16 ayrı suçlama okunarak esas yargılama başladı. İddia makamı, suçlamaların ağırlığı ve kaçma ihtimali gerekçesiyle Ünal’ın tutuklu yargılanmasını talep etti. Savunma ise Ünal’ın o güne kadar teminat koşullarının tümüne uyduğunu belirterek talebe itiraz etti.

Mahkeme heyeti daha sonra Ünal’ın tutuksuz yargılanmasına devam edilmesine karar verdi ve mevcut koşullara ek teminat şartı getirdi.

AĞUSTOS’TA TANIKLAR DİNLENMEYE BAŞLADI
Adli tatilin ardından esas duruşmalar 17 Ağustos’ta başladı. Savcılığın ilk tanıklarından KSTÜ Kurucu Genel Sekreteri ve Direktör Vekili Mehmet Altuntaş, üniversitedeki incelemelerde usulsüz not girişleri tespit edildiğini anlattı.

Altuntaş, Ünal’ın kayıtlarının geçmiş dönemlere çekildiğini ve bazı derslerin başarılı olarak sisteme işlendiğini belirtti. Savunmanın tespitleri kendisinin bizzat yapıp yapmadığı yönündeki sorusuna Altuntaş, incelemelerin ilgili ekip tarafından gerçekleştirildiği yanıtını verdi. Mahkeme duruşmayı 20 Ağustos’a bıraktı.

SERDAL GÜNDÜZ: “İLK SAHTE DİPLOMA F.Ü.’YE VERİLMİŞTİR”
1 Eylül’de KSTÜ’nün eski genel sekreteri ve ortağı Serdal Gündüz savcılık tanığı olarak dinlendi. Gündüz, sahte diploma sürecinin Fatma Ünal ile başladığını ileri sürerek “İlk sahte diploma F.Ü.’ye verilmiştir” dedi.

Gündüz, Ünal’ın gerçek kayıt tarihinin 9 Eylül 2021 olduğunu, ancak akademik yıl sona erdiği için kayıt tarihinin geriye çekildiğini öne sürdü. Ünal’ın diplomayı hiçbir yerde kullanmayacağını söylediğini de iddia eden Gündüz, daha sonra doktora programına kayıt için tezli yüksek lisans diplomasına ihtiyaç duyulması üzerine tezli yüksek lisans işlemlerinin yapıldığını anlattı.

Gündüz, diploma ve transkript işlemlerine ilişkin mahkemede, “Bunların hepsi usulsüzdür. Hazırladığımız her şey sahte ve usulsüzdür” dedi.

Gündüz aynı celsede eski avukatı Doğa Zeki hakkında da iddialarda bulundu ve kendisini avukatlıktan azlettiğini açıkladı.

DAVA 10 EYLÜL’DE DEVAM EDECEK
7 ve 8 Eylül’de arka arkaya yapılan duruşmaların ardından mahkeme, davayı 10 Eylül Perşembe günü saat 09.30’a erteledi. Savcılığın tanıklarının dinlenmesine bir sonraki celsede devam edilmesi bekleniyor.

Fatma Ünal hakkındaki yargılama henüz sonuçlanmadı ve hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmuyor.

 

DAUSEN

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

Çatalköy Belediyesi

Çatalköy Belediyesi