Fransa ve Almanya’dan AB’de veto kullanımını sınırlama hamlesi: Kıbrıs 11 ülke arasında yok
Fransa ve Almanya’nın öncülüğündeki 11 AB ülkesi, dış politika ve güvenlik konularında tek bir üye devletin kararları veto ederek bloke etmesini zorlaştıracak yeni bir model önerdi. “Yapıcı çekimserlik” ve nitelikli çoğunluk yöntemlerinin daha fazla kullanılmasını isteyen girişime Kıbrıs Cumhuriyeti katılmadı.
Fransa ve Almanya’dan AB’de veto kullanımını sınırlama hamlesi: Kıbrıs 11 ülke arasında yok
Fransa ve Almanya’nın öncülüğündeki 11 AB ülkesi, dış politika ve güvenlik konularında tek bir üye devletin kararları veto ederek bloke etmesini zorlaştıracak yeni bir model önerdi. “Yapıcı çekimserlik” ve nitelikli çoğunluk yöntemlerinin daha fazla kullanılmasını isteyen girişime Kıbrıs Cumhuriyeti katılmadı.
Bugün Kıbrıs
Avrupa Birliği’nde dış politika kararlarında uygulanan oybirliği ve veto sistemi yeniden tartışmaya açıldı.
Kathimerini’nin haberine göre Fransa ve Almanya, bir yandan oybirliğiyle alınan kararların bazı alanlarda nitelikli çoğunlukla değiştirilmesini, diğer yandan ise karara karşı çıkan devletlerin süreci tamamen bloke etmek yerine “yapıcı çekimserlik” yöntemini kullanmasını istiyor.
Paris ve Berlin’in destek aradığı girişime şu aşamada yalnızca 11 AB ülkesi imza attı.
İmzacılar Avusturya, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Lüksemburg, Hollanda, Romanya, İspanya ve İsveç.
Kıbrıs Cumhuriyeti imzacılar arasında yer almıyor.
TEK ÜLKENİN KARARI BLOKE ETMESİ ZORLAŞTIRILMAK İSTENİYOR
11 ülkenin AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’a sunduğu önerilerin odağında, Ortak Dış ve Güvenlik Politikası kararlarının tek bir üye devlet tarafından bloke edilmesinin önüne geçilmesi bulunuyor.
Girişim, veto hakkını doğrudan kaldıran bir AB antlaşması değişikliği öngörmüyor.
Bunun yerine mevcut antlaşmalar içerisindeki mekanizmaların daha etkin kullanılması isteniyor.
Bunlardan biri “yapıcı çekimserlik”.
Bu yöntemde bir üye devlet alınacak karara katılmasa bile karşı oy kullanarak diğer ülkeleri bloke etmek yerine çekimser kalabiliyor. Böylece karar AB adına kabul edilebiliyor ancak çekimser kalan ülke belirli koşullarda kararı uygulamak zorunda kalmıyor.
NİTELİKLİ ÇOĞUNLUK SEÇENEĞİ DE MASADA
İkinci yöntem ise AB antlaşmalarının zaten izin verdiği belirli dış politika alanlarında nitelikli çoğunluk sisteminin daha yaygın kullanılması.
11 ülke ayrıca üye devletlerin bir dış politika kararını, konuyla doğrudan ilgisi olmayan başka ulusal anlaşmazlıkları gerekçe göstererek bloke etmemesi gerektiğini savunuyor.
Bir ülkenin “hayati ulusal çıkar” gerekçesiyle itiraz etmesi halinde de bu gerekçenin ayrıntılı biçimde ortaya konulması isteniyor.
Mevcut AB sisteminde dış politika ve güvenlik alanındaki birçok temel karar için 27 üye devletin tamamının onayı gerekiyor.
KÜÇÜK ÜLKELER AÇISINDAN KRİTİK TARTIŞMA
Veto sisteminin değiştirilmesi özellikle nüfusu küçük AB ülkeleri açısından kritik önem taşıyor.
Mevcut oybirliği kuralı, küçük ve büyük bütün üye devletlere belirli dış politika başlıklarında kararı tek başına engelleme imkânı veriyor.
Nitelikli çoğunluğa geçilmesi halinde ise üye devlet sayısının yanı sıra nüfus ağırlığı da karar mekanizmasında rol oynuyor.
Fransa ve Almanya’nın girişimi bu nedenle AB içerisinde güçlü itirazlarla karşılaşıyor.
Kathimerini, Paris ve Berlin’in yeni karar modeli için şimdilik yalnız 11 ülkenin desteğini alabildiğine dikkat çekiyor.















