Darbenin 52’nci yılı: Kıbrıs’ı savaşa ve bölünmeye sürükleyen 15 Temmuz
Kıbrıs’ta anayasal düzeni hedef alan, Yunanistan’daki Albaylar Cuntası tarafından planlanan ve EOKA-B’nin katılımıyla gerçekleştirilen 15 Temmuz 1974 darbesinin üzerinden 52 yıl geçti. Cumhurbaşkanı Makarios’u devirerek adayı Yunanistan’a bağlamayı amaçlayan darbe, beş gün sonra Türkiye’nin adaya askeri harekat düzenlemesine uzanan süreci başlattı.
Darbenin 52’nci yılı: Kıbrıs’ı savaşa ve bölünmeye sürükleyen 15 Temmuz
Kıbrıs’ta anayasal düzeni hedef alan, Yunanistan’daki Albaylar Cuntası tarafından planlanan ve EOKA-B’nin katılımıyla gerçekleştirilen 15 Temmuz 1974 darbesinin üzerinden 52 yıl geçti. Cumhurbaşkanı Makarios’u devirerek adayı Yunanistan’a bağlamayı amaçlayan darbe, beş gün sonra Türkiye’nin adaya askeri harekat düzenlemesine uzanan süreci başlattı.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıs, 15 Temmuz 1974’te gerçekleştirilen darbenin 52’nci yılında, demokrasi ve anayasal düzeni savunurken yaşamını yitirenleri anıyor.
Darbenin başladığı saat olan 08.20’de Kıbrıs’ın güneyindeki kentlerde sirenler çaldı. Kıbrıs Cumhuriyeti yönetimi, kilise ve siyasi partilerin katılımıyla düzenlenen törenlerde darbe sırasında hayatını kaybedenler anıldı. Kıbrıs Cumhuriyeti Meclisi de darbenin yıl dönümü nedeniyle özel oturumla toplandı.
DARBE ATİNA’DA PLANLANDI
15 Temmuz 1974 darbesi, Yunanistan’daki askeri cuntanın liderlerinden Dimitrios İoannidis’in talimatıyla, Yunan subayların kontrolündeki Kıbrıs Millî Muhafız Ordusu birlikleri ve EOKA-B mensupları tarafından gerçekleştirildi.
Darbeci birlikler sabah saatlerinde Lefkoşa’daki stratejik noktaları ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı hedef aldı. Sarayın tank ve ağır silahlarla ateş altına alınmasının ardından Cumhurbaşkanı Başpiskopos Makarios binadan kaçmayı başardı.
Darbeciler, Atina’ya operasyonun başladığını “Aleksandros hastaneye girdi” şeklindeki şifreli mesajla bildirdi. Ardından Makarios’un öldürüldüğünü ileri sürdü ve EOKA-B’nin önde gelen isimlerinden Nikos Sampson’u cumhurbaşkanı ilan etti.
HEDEF ENOSİS’Tİ
Darbenin temel amacı, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin anayasal yapısını ortadan kaldırmak ve adanın Yunanistan’a bağlanmasını ifade eden Enosis’i gerçekleştirmekti.
Makarios, darbeden kurtulmasının ardından Baf’a geçti; daha sonra İngiliz üsleri üzerinden adadan ayrıldı. 19 Temmuz 1974’te Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde yaptığı konuşmada, Yunanistan’daki cuntanın Kıbrıs’a müdahalesini “işgal” olarak nitelendirdi.
TÜRKİYE BEŞ GÜN SONRA HAREKAT BAŞLATTI
Darbeden beş gün sonra, 20 Temmuz 1974 sabahı Türkiye Kıbrıs’a denizden ve havadan askeri harekat başlattı. Ankara, müdahalenin 1960 Garanti Antlaşması’ndan doğan haklara ve Kıbrıslı Türklerin güvenliğini sağlama gerekçesine dayandığını açıkladı.
Türkiye ve Kıbrıslı Türk tarafı operasyonu “Kıbrıs Barış Harekatı” olarak tanımlarken, Kıbrıs Cumhuriyeti, Yunanistan ve uluslararası kaynakların önemli bölümü gelişmeleri “Türk işgali” olarak adlandırıyor.
İlk harekatın ardından ateşkes ilan edildi; ancak Cenevre’deki görüşmelerin sonuçsuz kalması üzerine Türkiye 14 Ağustos’ta ikinci askeri operasyonu başlattı. Çatışmaların sonunda ada fiilen bölündü ve bugünkü ateşkes hattı ortaya çıktı.
DARBE VE HAREKATIN AĞIR BEDELİ
1974’te yaşanan darbe, toplumlar arası çatışmalar ve askerî operasyonlar; binlerce insanın yaşamını yitirmesine veya kaybolmasına, Kıbrıslı Rumların kuzeyden güneye, Kıbrıslı Türklerin ise güneyden kuzeye kitlesel biçimde göç etmesine yol açtı.
Ada, üzerinden 52 yıl geçmesine rağmen Birleşmiş Milletler denetimindeki ara bölgeyle ayrılmış durumda. Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüm bulunması amacıyla yürütülen müzakereler ise bugüne kadar sonuç vermedi.
15 Temmuz darbesi sadece seçilmiş bir yönetimi devirmeye yönelik askeri bir müdahale değil, Kıbrıs’ı savaşa, zorunlu göçlere ve yarım yüzyılı aşan bölünmüşlüğe sürükleyen sürecin başlangıcı olarak tarihe geçti.













