Serdaroğlu: “Asgari ücreti bin dolar yapan hükümet değil, enflasyondur”
Hür-İş Federasyonu ve Kamu-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu, 16 Temmuz Perşembe günü toplanacak Asgari Ücret Saptama Komisyonu öncesinde hükümet ile işveren tarafının birlikte hareket ettiğini belirtti. Serdaroğlu, düşük ücret politikası, enflasyon, küçük esnafın durumu, vergi düzeni ve emeklilik sistemi üzerinden hükümete ve Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası’na sert eleştiriler yöneltti.
Serdaroğlu: “Asgari ücreti bin dolar yapan hükümet değil, enflasyondur”
Hür-İş Federasyonu ve Kamu-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu, 16 Temmuz Perşembe günü toplanacak Asgari Ücret Saptama Komisyonu öncesinde hükümet ile işveren tarafının birlikte hareket ettiğini belirtti. Serdaroğlu, düşük ücret politikası, enflasyon, küçük esnafın durumu, vergi düzeni ve emeklilik sistemi üzerinden hükümete ve Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası’na sert eleştiriler yöneltti.
Bugün Kıbrıs
Hür-İş Federasyonu ve Kamu-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu, Kanal Sim’de Serhat İncirli’nin konuğu olarak katıldığı programda, Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nun perşembe günü gerçekleştireceği toplantı öncesinde UBP-DP-YDP Hükümeti ile Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası’nın tutumunu değerlendirdi.
Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun’un açıklamalarına işaret eden Serdaroğlu, hükümet ile işveren tarafının bir kez daha birlikte hareket ettiğini belirterek, “Hükümetle işveren her zamanki gibi nikahı kıydılar. Yanlış bir iş yapıyorlar. Üstelik kendi ayaklarına da kurşun sıkıyorlar ama bunun farkında değiller” dedi.
Asgari ücret kararının açıklanmasının gecikmesini de eleştiren Serdaroğlu, gecikmenin yalnızca ilgili bakanın yurt dışında bulunmasına bağlanamayacağını belirtti. Kararın açıklanacağı tarihin bilinçli biçimde seçildiğini savunan Serdaroğlu, “Birçok etken var. İtiraz sürelerini daraltmak, tepkileri azaltmak, insanların sesini kısmak için zamanlama yapılıyor” ifadelerini kullandı.
İşveren tarafında da ciddi bir huzursuzluk bulunduğunu kaydeden Serdaroğlu, Ali Başman gibi isimlerin görevlerinden ayrılmasını bu huzursuzluğun önemli bir göstergesi olarak değerlendirdi ve işverenlerin kendi içlerinde ciddi görüş ayrılıkları bulunduğunu söyledi.
“ASGARİ ÜCRETİ HÜKÜMET DEĞİL, ENFLASYON BİN DOLAR YAPTI”
Metin Arhun’un işçilik maliyetlerine ilişkin açıklamalarına da yanıt veren Serdaroğlu, hükümetin sık sık dile getirdiği “Asgari ücreti bin dolar yaptık” söylemine karşı çıktı.
Serdaroğlu, “Asgari ücreti bin dolar yapan Ünal Üstel de değildir, Fikri Ataoğlu da değildir, Erhan Arıklı da değildir. Bunu yapan hayat pahalılığıdır, enflasyondur, hükümetin beceriksizliğidir” sözleriyle, hükümetin enflasyonu durduracak herhangi bir ekonomik tedbir almadığını savundu.
Metin Arhun’un İşverenler Sendikası’nın bakış açısıyla hareket ettiğini belirten Serdaroğlu, işveren tarafının temel hedefinin düşük ücret politikası olduğunu kaydetti:
“İstedikleri şey düşük ücret politikasıdır. Asgari ücreti Pakistan seviyesine çekmek istiyorlar. Yabancıları çalıştırdıkları gibi yerli çalışanı da düşük ücretle çalıştırmak istiyorlar.”
Elektriğe yapılan yüzde 22’lik zam ile tüp gaz fiyatlarındaki artışları örnek gösteren Serdaroğlu, hükümetin aldığı kararlarla enflasyonu daha da artırdığını belirtti.
Serdaroğlu, “Ocaktan mayısa kadar tüp gaza üç kez zam yaptılar. 500 liradan 814 liraya çıkardılar. Sonra biraz indirince indirim yapmış olmuyorlar. Önce yükseltip sonra küçük bir geri çekilmeyle algı oluşturmaya çalışıyorlar. Bütün bunlar hayat pahalılığı oranıyla oynayabilmek için yapılıyor” dedi.
“HERKES ZARAR EDİYORSA MİLLİ GELİR NASIL YÜKSELİYOR?”
Kamu çalışanlarının maaşlarının sürekli hedef gösterildiğini ancak devlet gelirlerinin neden artmadığının sorgulanmadığını belirten Serdaroğlu, enflasyon yükselirken büyük sermayenin servetinin arttığını, buna rağmen devletin yeterli vergiyi toplayamadığını söyledi.
Serdaroğlu, “Kamudaki maaşlar arttı, Maliye battı diyorlar. Peki maliyenin gelirleri neden artmıyor? Enflasyon yükselirken büyük sermayenin serveti büyüyor ama devlet vergisini neden toplayamıyor? Herkes zarar gösteriyorsa milli gelir nasıl yükseliyor?” diye sordu.
Metin Arhun’a çağrıda bulunan Serdaroğlu, ülkedeki işletmelerin sürekli zarar açıkladığı yönündeki söylemlerin ekonomik verilerle çeliştiğini belirtti:
“Bize de anlatsınlar. Bir seminer düzenlesinler, biz de öğrenelim. Eğer herkes zarar ediyorsa dünyanın en zenginleri bu ülkeden nasıl çıkıyor?”
Maaş artışlarının seçim kazandırdığı yönündeki görüşlere de karşı çıkan Serdaroğlu, hükümetin geçmişte yüzde 56,76 oranında maaş artışı yapmasına rağmen seçimlerde başarı elde edemediğini hatırlattı.
Serdaroğlu, “Hükümet geçmişte yüzde 56,76 oranında maaş zammı yaptı ama yine de seçimi kazanamadı. Belediye seçimlerinde başarısız oldular, yeni belediye kazanamadılar. Tek adaylı seçimde bile başarılı olamadılar. Eğer maaş artışı seçim kazandırıyor olsaydı bugün Ersin Tatar seçimi kazanmış olurdu” dedi.
“KÜÇÜK ESNAFIN SIRTINDAN BÜYÜKLERİ KORUYORLAR”
İşveren temsilcilerinin küçük esnafı örnek göstererek düşük asgari ücreti savunmasına tepki gösteren Serdaroğlu, bu yaklaşımın kendi içinde çelişkili olduğunu belirtti.
Serdaroğlu, “Karpaz’daki, Yeşilyurt’taki küçük esnaf 54 bin lirayı ödeyemez diyorsunuz ama dönüp hükümetle birlikte 52 bin liraya evet diyorsunuz. 54 bini ödeyemeyen 52 bini de ödeyemez” ifadelerini kullandı.
İşveren tarafının küçük esnafı öne çıkarmasına rağmen asıl amacın büyük işletmelerin çıkarlarını korumak olduğunu savunan Serdaroğlu, 15’in üzerinde çalışanı bulunan büyük işletmelerin sigorta primi avantajı elde ettiğini, bunun bedelinin ise küçük esnafa ödetildiğini kaydetti.
“SOSYAL DEVLET ANLAYIŞI SÖYLEMDE KALDI”
Emeklilik sistemine de değinen Serdaroğlu, asgari ücret üzerinden yatırımı yapılan çalışanların emekli olduktan sonra asgari ücretin altında maaş almak zorunda kaldığını belirtti.
Bu nedenle insanların 60 yaşından sonra da çalışmak, ikinci veya üçüncü bir iş yapmak zorunda kaldığını kaydeden Serdaroğlu, “İnsanlar emekli olduktan sonra da 60 yaşından sonra çalışmaya devam ediyor. İkinci, üçüncü işi yapmak zorunda kalıyor. Çünkü hükümet zamanında sistemi kuramadı. Devletçilik oynadılar” dedi.
Sosyal devlet anlayışının yalnızca söylemde kalmaması gerektiğini vurgulayan Serdaroğlu, milli gelir hesaplamalarında emeklilerin ve düşük ücretlilerin yaşam koşullarının da dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Serdaroğlu, “Milli gelir hesaplanırken bunlar da dikkate alınmalı. Gerçekten sosyal devlet olacaksanız sosyal devlet gibi davranacaksınız. En son yapılması gerekeni en başta yapmaya çalışmayacaksınız” ifadelerini kullandı.













