İncirli: “Mülkiyet meselesinin çözüm yeri bireysel davalar değil, siyasi çözüm sürecidir”
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Kıbrıs Rum liderliğinin Avrupa Tutuklama Emri’ni mülkiyet meselesi üzerinden kullanmasının Kıbrıs’ta kalıcı barış arayışlarına ve çözüm sürecine zarar verdiğini belirtti. İncirli, “Mülkiyet, Kıbrıs sorununun temel başlıklarından biridir ve kapsamlı çözüm müzakerelerinin ayrılmaz bir parçasıdır” dedi.
İncirli: “Mülkiyet meselesinin çözüm yeri bireysel davalar değil, siyasi çözüm sürecidir”
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Kıbrıs Rum liderliğinin Avrupa Tutuklama Emri’ni mülkiyet meselesi üzerinden kullanmasının Kıbrıs’ta kalıcı barış arayışlarına ve çözüm sürecine zarar verdiğini belirtti. İncirli, “Mülkiyet, Kıbrıs sorununun temel başlıklarından biridir ve kapsamlı çözüm müzakerelerinin ayrılmaz bir parçasıdır” dedi.
Bugün Kıbrıs
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, mülkiyet meselesinin bireysel davalarla değil, siyasi çözüm süreciyle ele alınması gerektiğini belirtti. İncirli, Kıbrıs Rum liderliğinin Avrupa Tutuklama Emri’ni kötüye kullanarak mülkiyet meselesini ceza mahkemelerine taşıma ısrarının adalet sağlama amacı taşımadığını kaydetti.
İncirli, bu yaklaşımın hukuku siyasi hedeflere ulaşmak için bir araç haline getirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Kıbrıs Rum liderliğinin, Avrupa Tutuklama Emri’ni kötüye kullanarak mülkiyet meselesini ceza mahkemelerine taşıma ısrarı, adalet sağlama amacı taşımadığı gibi hukuku siyasi hedeflere ulaşmak için bir silah ve araç haline getirmektedir.”
“FRANSA’DAKİ TUTUKLAMA ULUSLARARASI HUKUKUN KÖTÜYE KULLANILMA ÇABALARININ SON ÖRNEĞİDİR”
İncirli, Fransa’da Kıbrıs’ın kuzeyindeki taşınmaz işlemleri nedeniyle bir emlak danışmanının tutuklanması ve iade süreçlerinin başlatılmasını da değerlendirdi. Yaşananların uluslararası hukuk sisteminin saygınlığına, Kıbrıs’ta kalıcı barış arayışlarına ve yürütülen çözüm sürecine zarar verdiğini ifade etti.
İncirli, açıklamasında şu sözlere yer verdi:
“Fransa’da, Kuzey Kıbrıs’taki taşınmaz işlemleri nedeniyle bir emlak danışmanının tutuklanması ve iade süreçlerinin başlatılması, uluslararası hukukun kötüye kullanılma çabalarının en son örneğini oluşturmaktadır. Yaşananların, uluslararası hukuk sisteminin saygınlığına, Kıbrıs’ta kalıcı barış arayışlarına ve yürütülmekte olan çözüm sürecine büyük zarar verdiği artık anlaşılmalıdır.”
“MÜLKİYET KAPSAMLI ÇÖZÜM MÜZAKERELERİNİN AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR”
Mülkiyetin Kıbrıs sorununun temel başlıklarından biri olduğuna dikkat çeken İncirli, bu konunun kapsamlı çözüm müzakerelerinden ayrı düşünülemeyeceğini belirtti. Siyasi nitelikteki bir sorunun bireysel tutuklamalar ve davalar yoluyla çözülebileceği düşüncesinin gerçekçi, adil ve doğru olmadığını kaydetti.
İncirli, kapsamlı çözüme ulaşılana kadar mülkiyet sorununun uluslararası hukukun bir parçası olan Taşınmaz Mal Komisyonu nezdinde ele alınmasının doğru yaklaşım olduğunu belirterek şöyle dedi:
“Mülkiyet, Kıbrıs sorununun temel başlıklarından biridir ve kapsamlı çözüm müzakerelerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle, siyasi nitelikteki bir sorunun bireysel tutuklamalar ve davalarla çözülebileceği düşüncesi gerçekçi olmadığı gibi adil ve doğru da değildir. Doğru olan yaklaşım, kapsamlı çözüme ulaşılana kadar mülkiyet sorununun, uluslararası hukukun bir parçası olan Taşınmaz Mal Komisyonu nezdinde ele alınmasıdır.”
“BU TÜR ADIMLAR ÇÖZÜM SÜRECİNE ZARAR VERİR”
İncirli, toplumlar arasındaki güven duygusunu zedeleyen yaklaşımların herhangi bir sorunu çözmekten uzak olduğunu belirtti. Bu adımların yalnızca çözümsüzlüğe hizmet ettiğini ifade eden İncirli, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin yeniden ivme kazandırmaya çalıştığı çözüm sürecine ve Kıbrıs’ta ihtiyaç duyulan güven ortamına zarar verildiğini kaydetti.
İncirli, Kıbrıs Rum liderliğine, hukuki süreçleri siyasi gerilimi tırmandıracak araçlar olarak kullanmak yerine kapsamlı çözüme hizmet edecek bir anlayışla hareket etme çağrısı yaptı:
“Toplumlar arasındaki güven duygusunu zedeleyen bu yaklaşımlar, herhangi bir konudaki sorunu çözmekten çok uzaktır ve yalnızca çözümsüzlüğe hizmet etmektedir. Bu tür adımlar, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin yeniden ivme kazandırmaya çalıştığı çözüm sürecine ve Kıbrıs’ta ihtiyaç duyulan güven ortamına zarar vermektedir. Kıbrıs Rum liderliğini, hukuki süreçleri siyasi gerilimi tırmandıracak araçlar olarak kullanmak yerine, kapsamlı çözüme hizmet edecek bir anlayışla hareket etmeye ve çözüme odaklanmaya davet ediyoruz.”
“KIBRISLI TÜRKLERİN ÇÖZÜM İRADESİ NET VE ORTADADIR”
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Kıbrıslı Türklerin çözüm iradesinin net olduğunu vurguladı. İncirli, bu iradenin defalarca kanıtlandığını belirterek, Kıbrıs sorununun adil ve kalıcı biçimde çözülmesi gerektiğini kaydetti.
İncirli, aynı yapıcı tutum ve iradenin Kıbrıslı Rumlardan da beklendiğini ifade ederek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Kıbrıslı Türklerin çözüm iradesi net ve ortadadır. Bu iradeyi defalarca kanıtlamış bir halk olarak, artık Kıbrıs sorununun adil ve kalıcı bir şekilde çözülmesini istiyor, aynı yapıcı tutum ve iradeyi Kıbrıslı Rumlardan da bekliyoruz.”













