Toros: “CTP’nin yolu, siyasi eşitlik temelinde çözüm ve dünyayla bütünleşmedir”
CTP milletvekili Fikri Toros, Doğu Akdeniz’de yeni bir jeopolitik düzen şekillenirken Kıbrıs sorununun çözümsüz kalmasının sürdürülemez hale geldiğini söyledi. Toros, Kıbrıslı Türklerin geleceğinin uluslararası hukuk, siyasi eşitlik ve dünyayla bütünleşme temelinde kurulabileceğini vurguladı.
Toros: “CTP’nin yolu, siyasi eşitlik temelinde çözüm ve dünyayla bütünleşmedir”
CTP milletvekili Fikri Toros, Doğu Akdeniz’de yeni bir jeopolitik düzen şekillenirken Kıbrıs sorununun çözümsüz kalmasının sürdürülemez hale geldiğini söyledi. Toros, Kıbrıslı Türklerin geleceğinin uluslararası hukuk, siyasi eşitlik ve dünyayla bütünleşme temelinde kurulabileceğini vurguladı.
Bugün Kıbrıs
CTP milletvekili Fikri Toros, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Doğu Akdeniz, Orta Doğu ve Avrupa’daki jeopolitik gelişmeler ışığında Kıbrıs sorununun geldiği noktayı değerlendirdi. Dünyanın çok kutuplu ve sert rekabetin yaşandığı yeni bir döneme girdiğini belirten Toros, Kıbrıs’ın bu yeni jeopolitik denklemin merkezinde bulunduğunu söyledi.
Toros, “Kıbrıs’ın merkezinde bulunduğu Doğu Akdeniz bölgesi, dünya genelinde uzun yıllardır alışık olduğumuz fakat bu kez farklı dinamikler barındıran bir güç rekabetine tanık olmaktadır” dedi. Enerji güvenliği, ticaret koridorları, göç hareketleri ve büyük güçler arasındaki nüfuz mücadelesinin bölgeyi doğrudan etkilediğini belirten Toros, Kıbrıs sorununun artık yalnızca iki toplum arasındaki siyasi bir mesele olmaktan çıktığını ifade etti.
“KIBRIS TARİHSEL BİR KIRILMA NOKTASINDA”
Doğu Akdeniz’in enerji yolları, güvenlik dengeleri ve stratejik rekabet açısından kritik bir bölge haline geldiğini söyleyen Toros, Kıbrıs’ın Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın kesişim noktasında bulunduğunu vurguladı.
Toros, “Kıbrıs’ımız tarihsel bir kırılma noktasındadır” diyerek, bölgede yaşanan dönüşümün Kıbrıs’ın geleceğini doğrudan etkileyeceğini söyledi.
“TÜRKİYE OLMADAN AVRUPA GÜVENLİK MİMARİSİ EKSİK KALIR”
Avrupa Birliği’nin son dönemde savunma ve güvenlik alanında yeni mekanizmalar geliştirdiğine dikkat çeken Toros, Avrupa güvenlik mimarisinin Türkiye olmadan tamamlanamayacağını belirtti.
“Avrupa güvenlik ve savunma mekanizmaları ancak Türkiye’nin de entegre edilmesiyle amacına ulaşabilecektir” diyen Toros, NATO’nun ikinci büyük askeri gücüne sahip Türkiye’nin Karadeniz’den Doğu Akdeniz’e uzanan geniş coğrafyada önemli bir aktör olduğunu söyledi.
Toros, Avrupa’nın oluşturmakta olduğu yeni savunma mimarisi içerisinde Türkiye’nin kurumsal ve yapıcı biçimde yer almasının yalnızca Türkiye açısından değil, Avrupa güvenliği açısından da stratejik bir gereklilik olduğunu ifade etti.
“İÇE KAPANIK ANLAYIŞ SÜRDÜRÜLEMEZ”
Kıbrıslı Türklerin mevcut uluslararası gelişmeler karşısında içine kapanık bir siyaset anlayışıyla hareket etmemesi gerektiğini belirten Toros, statükonun sürdürülebilir olmadığını söyledi.
“Jeopolitik dönüşüm çağlarında edilgen kalan toplumlar başkalarının stratejilerine mahkûm olurlar” diyen Toros, Kıbrıslı Türklerin uluslararası sistemle buluşmasını sağlayacak yeni bir strateji geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Toros, “Kıbrıslı Türkler olarak bizim hâlâ içe kapanık, statükoya teslim olmuş ve dünyadan kopuk bir anlayışla hareket etmemiz ne sürdürülebilirdir ne de kabul edilebilir” dedi.
“ÖNÜMÜZDE İKİ SEÇENEK VAR”
Konuşmasında Kıbrıslı Türklerin önünde iki yol bulunduğunu söyleyen Toros, bunlardan birinin gelişmeleri uzaktan izleyen edilgen bir yapı olarak kalmak, diğerinin ise uluslararası sistemle bütünleşen vizyoner bir strateji geliştirmek olduğunu belirtti.
“Ya ortak yurdumuzla ilgili gelişmeleri uzaktan izleyen, edilgen ve kırılgan bir yapı olarak günümüzü geçirmeye devam edeceğiz ya da Kıbrıs Türk halkını uluslararası sistemle buluşturacak vizyoner, katılımcı bir strateji geliştireceğiz” diyen Toros, CTP’nin ikinci seçeneği savunduğunu ifade etti.
“KIBRISLI TÜRKLER DENKLEMLERİN DIŞINDA BIRAKILIYOR”
Doğu Akdeniz’de yeni bir güvenlik mimarisi oluşturulduğunu belirten Toros, enerji koridorları, bölgesel ittifaklar, askeri iş birlikleri ve güvenlik politikalarının yeniden şekillendiğini söyledi.
Bu süreçte Kıbrıs sorununun çözümsüz kalmasının ciddi riskler yarattığını vurgulayan Toros, “Kıbrıs sorununun çözümlenmemiş olması, dolayısıyla Kıbrıs’ın müdahil olduğu tüm denklemlerde Kıbrıslı Türklerle Türkiye’nin dışlanmakta olması, bölgesel güvenlik açısından sürdürülemez bir risk alanı yaratmaktadır” dedi.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin yeni girişimlerinin bu açıdan önemli olduğunu belirten Toros, tarafların kapsamlı çözüm yönünde eş zamanlı siyasi irade ortaya koyması gerektiğini söyledi.
“ULUSLARARASI HUKUKTAN KOPUK BİR GELECEK KABUL EDİLEMEZ”
Toros, Kıbrıslı Türklerin geleceğinin uluslararası hukukla uyumlu bir zeminde şekillendirilmesi gerektiğini belirterek, Avrupa Birliği ile ilişkilerin güçlendirilmesi, uluslararası finansal standartlara uyum sağlanması ve demokratik kurumların güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Kıbrıs Türk halkının geleceği, uluslararası hukuktan kopuk bir zemine asla terk edilemez” diyen Toros, uluslararası toplumla bütünleşen, güven veren ve çözüm perspektifini canlı tutan bir siyasi anlayışa ihtiyaç bulunduğunu söyledi.
Konuşmasının sonunda Doğu Akdeniz’de yaşanan dönüşümün aynı zamanda önemli fırsatlar yarattığını belirten Toros, Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumların ortak geleceklerini yeniden tanımlayabilecek tarihi bir döneme girildiğini ifade etti.
Toros, “Jeopolitik kırılma dönemleri aynı zamanda büyük fırsat dönemleridir” diyerek, Kıbrıs sorununun çözümünün yalnızca Kıbrıs için değil, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’da barış ve istikrar açısından da önemli olduğunu vurguladı.













