Meclis’te kararnameler, kırsal kesim arsaları ve altyapı tartışması

CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli’nin eleştirilerine yanıt veren bakanların konuşmaları, Genel Kurul’da üç başlıkta yoğunlaştı: yasa gücünde kararnameler, kırsal kesim arsalarının dağıtım yöntemi ve altyapı eksikleri. CTP milletvekilleri sorularla hükümeti sıkıştırırken, bakanlar uygulamaları savundu.

Bugün Kıbrıs

Genel Kurul’daki tartışmada üç ana konu öne çıktı. İlk olarak, Anayasa Mahkemesi’nin yasa gücünde kararnamelere ilişkin son kararı üzerinden hükümetin bu kararı nasıl uygulayacağı sorgulandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, karara uyacaklarını söylerken, CTP milletvekilleri kararın yalnızca 90 günlük süreyle sınırlı okunamayacağını, esas meselenin Meclis iradesinin korunması olduğunu vurguladı.

İkinci başlık kırsal kesim arsaları oldu. İçişleri Bakanı Dursun Oğuz’un son dağıtılan belgelerin yeni tahsis değil, daha önce hak sahipliği alanlara verilen parsel belgeleri olduğunu açıklaması üzerine muhalefet, bu sürecin törenlerle sunuluş biçimini eleştirdi. Tartışma, hak sahipliği belgesi ile parsel belgesi ayrımı üzerinden sürdü.

Üçüncü başlık ise altyapı sorunları oldu. Özellikle Sınırüstü örneği üzerinden yıllardır tamamlanmayan yol, su ve elektrik yatırımları gündeme gelirken, Dursun Oğuz bu yıl içinde 400-450 milyon TL’lik altyapı yatırımı planlandığını söyledi. Muhalefet ise geçmiş gecikmelerin yarattığı mağduriyetlere dikkat çekti.

HASİPOĞLU: “ANAYASA MAHKEMESİ’NİN YORUMUNA UYACAĞIZ”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli’nin Anayasa Mahkemesi kararı ve yasa gücünde kararnamelerle ilgili eleştirilerine yanıt verirken, anayasanın ülkenin omurgası olduğunu söyledi. Hasipoğlu, “Anayasa bu ülkenin omurgasıdır. Anayasaya hepimiz tabiyiz. Hukuk devleti referansı, demokrasi ve anayasanın üstünlüğü ve bağlayıcılığı çok önemlidir” dedi.

Hasipoğlu, Anayasa Mahkemesi kararını okuduklarını belirterek, yasa gücünde kararnamelerin 90 gün sonunda yürürlükten kalkacağına ilişkin son yorumun artık bağlayıcı olduğunu savundu. Hasipoğlu, geçmişte farklı yorumlar bulunduğunu ifade ederek, dönemin milletvekili olan Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Meclis tutanaklarında yer alan görüşüne işaret etti.

Hasipoğlu, Erhürman’ın geçmişte, anayasa koyucunun 90 gün sonunda yürürlükten kalkmayı açıkça yazmadığı için kararnamelerin kendiliğinden kalkmayacağı yönünde yorum yaptığını aktardı. Ancak mevcut Anayasa Mahkemesi kararının farklı olduğunu belirten Hasipoğlu, “Şimdiki yorum, Anayasa Mahkemesi’nin yorumudur. Bu andan itibaren hepimiz bu yorumu benimsemek durumundayız” dedi.

ÖZDENEFE’DEN 1992 KARARI HATIRLATMASI
Hasipoğlu’nun Meclis tutanakları ve geçmiş yorumlara atıf yapması üzerine CTP milletvekili Fazilet Özdenefe söz alarak, 1992 tarihli Anayasa Mahkemesi kararını hatırlattı. Özdenefe, 1992’de oy çokluğuyla alınan kararda yasa gücünde kararnamelerin 90 gün sonra yürürlükten kalkmayacağı yönünde bir içtihat bulunduğunu, ancak 2026’daki son kararla bu içtihadın oy birliğiyle değiştirildiğini söyledi.

Özdenefe, tartışmanın yalnızca geçmişte kimin ne söylediği üzerinden yürütülemeyeceğini vurgulayarak, Anayasa Mahkemesi’nin yeni kararının hükümetlere çok açık bir mesaj verdiğini belirtti. Özdenefe, kararın özünün yasa gücünde kararname yetkisinin istisnai bir yetki olduğu, hükümetlerin bu yetkiyi istismar etmemesi ve Meclis iradesinin devreye girmesi gerektiği olduğunu söyledi.

Özdenefe, Hasipoğlu’na dönerek şu değerlendirmede bulundu: “Bizim esas anlamaya çalıştığımız, okuyup okumadığınız değil, ne yapacağınızdır. Anayasa Mahkemesi size diyor ki, çok istisnai bir yetkidir bu yasa gücünde kararname çıkarmak. Çok özel koşullarda, anayasanın belirttiği koşullarda olması lazım. Derhal Meclis iradesinin ortaya konması lazım.”

BARÇIN’DAN SORU: “90 GÜN SONRA KENDİLİĞİNDEN KALKACAK MI?”
CTP milletvekili Devrim Barçın da Hasipoğlu’na doğrudan soru yöneltti. Barçın, son Anayasa Mahkemesi görüşüne göre hükümetin bundan sonraki uygulamasının ne olacağını sordu.

Barçın, “Yürürlüğe konulan yasa gücünde kararnameler 90 gün sonra kendiliğinden kalkacak mı?” diye sordu. Hasipoğlu, sürecin Anayasa Mahkemesi kararlarına saygılı şekilde devam edeceğini belirtti.

Barçın ise hükümetin hafta sonu çıkardığı yasa gücünde kararnamelerin anayasaya aykırı biçimde 90 gün sonrasında da yürürlükte kalacak şekilde düzenlendiğini savunarak, “O yüzden size darbeci diyorum zaten” dedi.

Hasipoğlu, buna karşılık 90 gün sonrasına ilişkin bu şekilde bir yasa gücünde kararname çıkmadığını ileri sürdü. Daha sonra Özdenefe’nin soruları üzerine Hasipoğlu, yasa gücünde kararnamelerle ilgili düzenlemelerin Meclis gündemine geleceğini söyledi ve “Yasa gücünde kararname olanlarla ilgili hepsinin yasası Meclis’in gündemine gelecektir. Eğer yasa gücünde kararname olacaksa bile mutlaka meselenin yasası da gelecektir” dedi.

KIRSAL KESİM ARSALARI TARTIŞMASI: “HEPSİNİN ALTYAPISI TAMAMLANACAK”
Hasipoğlu, kırsal kesim arsalarıyla ilgili ayrıntılı yanıtı İçişleri Bakanı Dursun Oğuz’un vereceğini belirtse de, hükümetin icraat yaptığını savundu. Hasipoğlu, Ulusal Birlik Partisi hükümetleri döneminde sosyal konutlar verildiğini, kırsal kesim arsalarının da gençlere verilmeye devam edeceğini ileri sürdü.

Hasipoğlu, son olarak 345 arsanın gençlere dağıtıldığını belirterek, “Hepsinin de altyapısı tamamlanacaktır” dedi. Bunun üzerine CTP milletvekilleri, dağıtılan belgelerin niteliği, altyapı durumu ve yasal zorunluluklar konusunda itirazlarda bulundu.

CTP milletvekili Asım Akansoy, daha önce dağıtılanların hak sahipliği belgesi olduğunu hatırlatarak, şu uyarıyı yaptı: “Şu anda verilenlerin altyapısı yapılmış halde verilmesi gerektiği yasa hükmüdür.”

Fazilet Özdenefe de verilen belgelerin mevzuata uygun kırsal kesim arazisi devri anlamına gelip gelmediğini sorguladı ve hak sahipliği belgesi ile parsel belgesi arasındaki farkın netleştirilmesini istedi.

ÇOLAKOĞLU: “PARSEL BELLİ Mİ, ALTYAPI VAR MI?”
CTP milletvekili Şifa Çolakoğlu, geçmiş Cumhurbaşkanlığı seçimi döneminde de benzer belgelerin törenlerle dağıtıldığını hatırlatarak, yurttaşların ellerindeki belgelerde pafta, parsel ve arazi bilgisinin yer almadığını söyledi. Çolakoğlu, aynı durumun yeniden yaşanıp yaşanmadığını sordu.

Çolakoğlu, “Yine bu şekilde mi dağıttınız, ne şekilde dağıttınız? Altyapısı var mıdır, yok mudur? Arazi belli midir?” diye sordu. Hasipoğlu ise tüm parsellerin belirlenmiş şekilde dağıtıldığını ileri sürdü ve ayrıntılı yanıtı Dursun Oğuz’un vereceğini söyledi.

OĞUZ: “SEÇİM DÖNEMİ DEĞİL, SÜREKLİ DAĞITIYORUZ”
İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, kırsal kesim arsalarıyla ilgili eleştirilere yanıt verirken, hükümetin yalnızca seçim dönemlerinde dağıtım yaptığı eleştirisini reddetti. Oğuz, “Yok, biz sürekli dağıtıyoruz. Sorun orada” dedi.

Oğuz, kırsaldaki gençlerin kendi bölgelerinde kalması ve konuta erişebilmesi için kırsal kesim arsalarının ihtiyaç olduğunu savundu. Dağıtımların parti ayrımıyla yapılmadığını ileri süren Oğuz, “Bu partilidir, Ulusal Birlik Partilidir, Yeniden Doğuşçudur, Demokrattır diye bir şey yok artık. Yasa herkese eşittir” dedi.

Oğuz, hak sahipliği belgesinin önce komiteden geçen kişilere verildiğini, ardından parselasyon çalışmasının tamamlandığını, tapuya işlendiğini ve parsel belgesi verildiğini anlattı. Son dağıtılan belgelerin de daha önce hak sahipliği belgesi verilen kişilere ait parsel belgeleri olduğunu söyledi.

FİDE KÜRŞAT’TAN SINIRÜSTÜ SORUSU: “14 YILDIR ALTYAPI BEKLENİR Mİ?”
CTP milletvekili Fide Kürşat, Sınırüstü köyünde 2012’de dağıtılan kırsal kesim arsalarının yıllarca altyapısız kaldığını belirterek Bakan Oğuz’a soru yöneltti. Kürşat, yurttaşların uzun yıllar su, elektrik ve yol sorunu yaşadığını söyledi.

Kürşat, “Düşünün, 2012’den 2026’ya kadar bu insanlar altyapısız bir şekilde bekledi. İnsan hayatında 14 yıl çok büyük bir zamandır” dedi.

Oğuz ise Sınırüstü’nde elektriğin 2013 yılında Kıb-Tek’e yatırıldığını, ancak yerleşim olmadığı için sürecin uzadığını ileri sürdü. Oğuz, yaklaşık 350 arsanın dağıtıldığı bölgede şu anda 70-80 civarında hane bulunduğunu belirterek, yeni uygulamada altyapının daha verimli kullanılabilmesi için etap etap dağıtım yaptıklarını söyledi.

Oğuz, Sınırüstü’nde su ve elektrik çalışmalarının tamamlandığını, yol ve asfaltın ise 2026 yılı planına alındığını belirtti. Oğuz, “2026’nın içerisindeki ihalede Sınırüstü’nün asfaltı var” dedi.

“400-450 MİLYON TL ALTYAPI YATIRIMI YAPACAĞIZ”
Oğuz, geçmişten dağıtılmış ancak altyapısı tamamlanmamış kırsal kesim arsaları bulunduğunu kabul etti. Bu eksikliklerin giderilmesi için ihalelere çıkıldığını belirten Oğuz, şu anda 5-6 köyde altyapı ihalesinin devam ettiğini söyledi.

Oğuz, 2026 yılı içerisinde yaklaşık 400-450 milyon TL altyapı yatırımı yapılacağını ileri sürdü. Bu yatırımların su, elektrik, stabilize yol ve asfalt gibi başlıklara ayrıldığını belirten Oğuz, bazı bölgelerde tüm altyapının birlikte, bazı bölgelerde ise ihtiyaç sırasına göre yapılacağını söyledi.

ŞEHİRDEKİ GENÇLER İÇİN SOSYAL KONUT PLANI
Oğuz, yalnızca kırsaldaki gençlerin değil, şehirlerde yaşayan gençlerin de konut sorunu yaşadığını kabul etti. Lefkoşa’daki gençlerin “Ben niye alamıyorum?” diyerek eşitlik temelinde şikayet ettiğini belirten Oğuz, sosyal konut projeleri üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Oğuz, Alayköy’de ÇED raporlarının tamamlandığını ve müracaat tarihinin açıklanacağını, Mağusa-Maraş, Dipkarpaz, Girne, Çamlıbel, Arapköy, Bahçeli, Esentepe, Vadili, Akdoğan, Düzova, Cihangir, Dikmen, Alayköy ve Haspolat gibi bölgelerde rezerv ve dikey konut seçeneklerinin değerlendirildiğini aktardı.

Oğuz, bazı köylerde rezerv arazi bulunmadığını, bu nedenle dikey büyüme ve sosyal konut modellerinin gündeme geldiğini söyledi.

ÖZDENEFE: “345’İN KAÇI YENİ HAK SAHİBİ?”
Fazilet Özdenefe, son dağıtılan 345 belgenin ne kadarının yeni hak sahipliği, ne kadarının daha önce hak sahipliği verilen kişilere ait parsel belgesi olduğunu sordu.

Oğuz, verilen belgelerin tamamının daha önce hak sahibi olduğu belirlenen kişilere ait olduğunu söyledi. Oğuz, önce hak sahipliği belgesi verildiğini, ardından parselasyon tamamlanınca aynı kişilere parsel bilgisi içeren belge verildiğini belirtti.

Oğuz’un bu açıklaması üzerine tartışma daha da büyüdü.

ÖZUSLU: “AYNI KİŞİLERE İKİ DEFA KAĞIT VERDİNİZ, ŞOV YAPTINIZ”
CTP milletvekili Sami Özuslu, Oğuz’un açıklamasının ardından hükümeti törenler üzerinden eleştirdi. Özuslu, son dağıtımın yeni bir arsa dağıtımı değil, daha önce hak sahipliği belgesi verilen kişilere parsel belgesi verilmesi anlamına geldiğini belirtti.

Özuslu, “Yani aslında aynı kişilere iki defa kağıt verdiniz devlet adına ve şov yaptınız” dedi.

Özuslu, kırsal kesim arsalarının hak edenlere verilmesine karşı olmadıklarını, ancak bunun siyasi propaganda malzemesi haline getirilmesini eleştirdiklerini söyledi. Özuslu, hükümetin her köyde törenler düzenleyip yurttaşları kameralar karşısına çıkarmasının “şov” olduğunu belirterek, “Mademki rutin ve hak edilene veriliyor diyorsunuz, bu insanların zaten hakkıdır. Bunu propaganda haline getirmeyin” dedi.

Oğuz ise törenleri savundu ve hükümetin gençler için bir şey yapmadığı eleştirilerine karşı yaptıklarını görünür kılmak istediklerini ileri sürdü.

AKANSOY’DAN İKİ SORU: “HAK SAHİPLİĞİ BELGESİ ARAZİ SAYISINDAN FAZLA MI?”
CTP milletvekili Asım Akansoy, bazı bölgelerde verilen hak sahipliği belgelerinin mevcut arazi sayısından fazla olduğunu belirterek, bunun insanları karşı karşıya getirmemesi için dikkatli olunması gerektiğini söyledi.

Akansoy ayrıca, 1983’ten itibaren devletin dağıttığı kırsal arazi sayısının ve bu arazilerden kaçının inşaat ruhsatı alarak konuta dönüştüğünün açıklanmasını istedi.

Oğuz, geçmişe dönük çalışmada kırsal kesim arsalarının yaklaşık yüzde 30’unun konuta dönüştüğünü, yüzde 70’lik kısmın ise atıl kaldığını söyledi. Oğuz, bu nedenle geçmişte dağıtılmış ancak kullanılmamış haklarla ilgili iptal ve yeniden değerlendirme çalışmalarının yeniden gündeme gelebileceğini belirtti.

BİRAY HAMZAOĞULLARI’NDAN SINIRÜSTÜ VE YEŞİLKÖY SORULARI
CTP milletvekili Biray Hamzaoğulları, Sınırüstü’ndeki arsa dağıtımı sırasında 1974 öncesinden kalan su borularının patlatıldığını belirterek, bu boruların tamir edilip edilmediğini sordu. Hamzaoğulları ayrıca Yeşilköy’de bugüne kadar kırsal kesim arsası dağıtılmadığını belirterek, Bakan Oğuz’dan bu konuda bilgi istedi.

Oğuz, Sınırüstü’nde su borularıyla ilgili geçmişte Su Dairesi’nin çalışma yaptığını, ayrıntılı bilginin ilgili bakanlık tarafından verilebileceğini söyledi. Yeşilköy konusunda ise rezerv arazi araştırmalarının sürdüğünü belirtti. Ziyamet’te de benzer sorun bulunduğunu aktaran Oğuz, Derince’de daha geniş rezerv alanı bulunduğunu, Kaleburnu, Avtepe ve Kuruova gibi bölgelerde ise mülkiyet ve rezerv arazi sorunları bulunduğunu söyledi.

OĞUZ: “ARSA MALİYETİ 10-12 BİN STERLİN, 3 BİN 500 STERLİNE VERİYORUZ”
Dursun Oğuz, kırsal kesim arsalarının maliyetine de değindi. Bir arsanın devlete maliyetinin yaklaşık 10 bin ile 12 bin sterlin arasında olduğunu, buna karşın gençlere 3 bin 500 sterlin karşılığında verildiğini söyledi.

Oğuz, bu uygulamanın devletin yurttaşına desteği olduğunu savundu. Ayrıca yeni dağıtılan kırsal kesim arsalarında gençlerden 6 ay içinde proje hazırlamaları, 6 ay içinde de karkas aşamasına gelmeleri beklendiğini belirtti. Bu aşamanın ardından düşük faizli kredi imkanlarının gündeme gelebileceğini söyledi.

DAUSEN

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi