3 milyon Epstein belgesi: Kraliyetlerden devlet adamlarına, ünlülerden diplomasi elitine skandallar zinciri

ABD Adalet Bakanlığı’nın kamuoyuna açtığı 3 milyonu aşkın Epstein belgesi, küresel siyaset ve iş dünyasını sarsarken; Donald Trump, Tom Barrack, Bill Clinton ve Hillary Clinton gibi yüksek profilli isimler etrafındaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. İngiltere’de Peter Mandelson istifa ederken, Prince Andrew hakkında yeni mağdur iddiaları gündeme geldi.

ABD Adalet Bakanlığı dev dosyayı açtı. Yaklaşık 3 milyon sayfalık yeni Epstein dosyası kamuya açıldı — e-postalar, görüntüler, yazışmalar ve binlerce belge içeriyor.

Belgeler eski ve geçerli siyasetçiler, devlet adamları, kraliyet üyeleri ve tanınmış isimler içeriyor; uluslararası kamuoyu tartışmalı isimleri ve ilişkileri konuşuyor.

Birleşik Krallık’tan Lord Peter Mandelson, dosyalar sonrası İşçi Partisi üyeliğinden istifa etti; İngiltere polisi de olası suç iddialarını inceliyor.

Yeni iddialar eski Prens Andrew hakkında ikinci bir mağdurun ortaya çıkmasıyla yeniden sahnede. Birçok uluslararası medya bu konuya geniş yer veriyor.

Times of India gibi ajanslar, dosyalarda Kabe örtüsü Kiswa parçalarının Epstein’a gönderildiğine dair belgeler olduğunu aktarıyor — uluslararası tepkiler büyüyor.

Norveç elitleri, kraliyet üyeleri ve önde gelen isimler üzerine ayrıntılar gündeme taşındı; Financial Times gibi gazeteler bu bağlantıları analiz ediyor.

BARRACK DA DOSYALARDA
ABD Adalet Bakanlığı’nın kamuoyuna açtığı milyonlarca sayfalık arşivde, yatırımcı ve iş insanı, şimdiki ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın ismi de yer aldı. Belgelerde, Barrack ile Jeffrey Epstein arasındaki temaslara ilişkin e-posta kayıtları ve sosyal çevre kesişimlerine dair dokümanlar bulunduğu bildirildi.
Uluslararası basında yer alan haberlere göre, söz konusu belgeler Barrack’ın Epstein’la aynı davet ve organizasyon çevrelerinde bulunduğunu, bazı yazışmalarda adının geçtiğini gösteriyor. Ancak belgelerde adının geçmesi, şu aşamada herhangi bir suç isnadı anlamına gelmiyor. Barrack hakkında Epstein bağlantılı açılmış bir ceza davası bulunmuyor.
Barrack, özellikle Trump dönemindeki siyasi ve finansal etkisi nedeniyle yüksek profilli bir figür olarak biliniyor. Dosyaların yayımlanması, iş dünyası ile siyasi elitler arasındaki temas ağlarını yeniden kamuoyu gündemine taşıdı. Epstein dosyalarındaki isimlerin hukuki sorumlulukları ise ancak resmi soruşturma ve yargı süreçleriyle netleşebilecek.

TRUMP’TAN SERT YANIT
ABD Adalet Bakanlığı’nın kamuoyuna açtığı milyonlarca sayfalık Epstein arşivinde, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın ismi de çeşitli belge ve yazışmalarda yer aldı. Belgeler, Epstein’ın sosyal ve siyasi çevresine dair temas kayıtlarını içeriyor.

Uluslararası basında yer alan haberlere göre, Trump’ın adı bazı e-posta trafiği ve temas listelerinde geçiyor. Ancak belgelerde ismin yer alması, tek başına herhangi bir suç isnadı anlamına gelmiyor. Dosyalarda Trump’a yönelik doğrudan bir suçlama ya da yeni bir ceza soruşturması bulunduğuna dair resmi bir açıklama yapılmadı.

Trump ise yayımlanan belgeler sonrası yaptığı açıklamada, Jeffrey Epstein ile “yakın bir ilişkisi olmadığını” savundu ve adaya hiç gitmediğini belirtti. Hakkındaki iddiaları siyasi saiklerle gündeme getirilen bir karalama kampanyası olarak nitelendirdi.

Epstein dosyalarının açılması, ABD’de başkanlık seçim atmosferinin yeniden ısındığı bir döneme denk geldi. Bu nedenle dosyalarda adı geçen siyasetçiler etrafındaki tartışmalar, yalnızca hukuki değil aynı zamanda siyasi bir boyut da kazandı. Belgelerin içeriği ve olası sonuçları ise önümüzdeki süreçte yapılacak resmi değerlendirmelerle netleşecek.

BILL VE HILLARY CLINTON ÇİFTİ İFADE VERECEK
Dünya, ABD Adalet Bakanlığı’nın Epstein soruşturması kapsamında paylaştığı 3 milyonu aşkın belgeyi konuşurken, dosyalarda ismi geçen Bill Clinton aylar sonra ifade vermeyi kabul etti. Bill ve Hillary Clinton çifti, Epstein soruşturması kapsamında Temsilciler Meclisi’nde ifade verecek.

Bu adım, Clintonlar ile Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi James Comer arasında yaşanan gergin yazışmaların ardından geldi. Comer, pazartesi günü yaptığı açıklamada, komitenin celplerinin yerine getirilmesi için her iki Clinton’ın da komite önünde yeminli ifade vermesinde ısrar edeceğini söylemişti.

Clintonların sözcüsü Angel Urena ise sosyal medyada Comer’a yanıt vererek, “Onlar iyi niyetle müzakere etti. Siz etmediniz. Yemin altında bildiklerini size anlattılar ama siz bunu umursamıyorsunuz. Ancak eski başkan ve eski dışişleri bakanı orada olacak. Herkes için geçerli olacak bir emsal oluşturmayı sabırsızlıkla bekliyorlar” dedi.

“KONGREYİ KÜÇÜMSEME” SUÇLAMALARI
Temsilciler Meclisi, bu hafta Clintonlar hakkında cezai “Kongre’yi küçümseme” suçlamaları için oylamaya gitmeye hazırlanıyordu. Suçlamaların kabul edilmesi halinde, Clinton çifti ciddi para cezasıyla ve mahkumiyet durumunda hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilirdi.

Clinton çifti aylar boyunca Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu komite önünde ifade vermeyi reddetmiş; celplerin hukuken “geçersiz”ve “uygulanamaz” olduğunu savunmuştu. Clintonlar ayrıca Comer’ı, Donald Trump’ın siyasi rakiplerine yönelik misilleme kampanyasının bir parçası olarak kendilerini hedef almakla suçlamıştı.

Komitenin 21 Demokrat üyesinden dokuzu, Epstein soruşturmasında tam şeffaflık sağlanması gerektiğini savunarak Bill Clinton’a yönelik suçlamalarda Cumhuriyetçilere destek verdi. Üç Demokrat üye de Hillary Clinton’a yönelik suçlamaları destekledi.

Bill Clinton’ın Epstein ile olan ilişkisi, 2019 yılında New York’ta tutuklu bulunduğu cezaevinde intihar eden Epstein’in dosyasına ilişkin hesaplaşma çağrılarının artmasıyla birlikte Cumhuriyetçilerin yeniden odak noktası haline geldi. Epstein, ölümünden önce insan ticareti suçlamalarıyla yargılanıyordu.

EPSTEIN’İN JETİYLE SEYAHATLER, DAVETLER
Clinton’ın ekibiyle birlikte Epstein’ın özel jetiyle en az 16 kez uçtuğu, bu seyahatlerde genellikle Epstein ile Maxwell’in onlara eşlik ettiği ve uçuşların bazılarının birden fazla durağı olan kapsamlı uluslararası seyahatler olduğu ortaya çıktı.

E-postalarda Clinton’ın ekibindeki çalışanların isimlerinin karartıldığı, alıcı veya gönderici kısımlarında yalnızca “WJC” ibaresinin görüldüğüne işaret edilen haberde, bu ifadenin Clinton’ın başkanlık sonrası ofisi “William J. Clinton’ın” olarak değerlendirildiği belirtildi.

azışmaların büyük bölümünün eski başkanın seyahat ve yemek düzenlemeleri ile son dakika davetlerine ilişkin olduğu ve bazı yazışmalarda müstehcen ifadelerin yer aldığı görüldü.

Maxwell, Nisan 2003’teki bir e-postada, Clinton’ın ofisi olduğu düşünülen bir e-posta adresine, “Yemeğe geliyor olmana sevindim. JE, Clinton’ın da gelmek isteyip istemeyeceğini soruyor. Bana haber ver.” mesajını gönderdi.

Aralık 2001’deki başka bir e-postada ise Clinton’ın ekibinin, İskoçya seyahati sırasındaki bir golf organizasyonunu ayarlamak için Maxwell’den Prens Andrew’un telefon numarasını istediği dikkati çekti.

Ayrıca, Maxwell’in Clinton’ın bir çalışanına gönderdiği e-postada, kendisini “yakışıklı” bulduğunu belirterek cinsel içerikli ifadeler kullandığı görüldü.

Öte yandan, belgelerde Maxwell’in doğrudan Clinton’a e-posta gönderdiğine ya da Clinton’ın Maxwell’e yazdığına ilişkin bir kanıta yer verilmedi.

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

array(4) { ["reklam_linki"]=> string(31) "https://guvensigortakibris.com/" ["reklam_gorseli"]=> string(63) "https://bugunkibris.com/wp-content/uploads/2024/11/mavi-gif.gif" ["hangi_pragraflar_arasina_geldin"]=> string(1) "2" ["reklami_yayinla"]=> bool(true) }