Cansu Nazlı’dan YYK atamasına tepki: “Basın özgürlüğü adına bu yüz karasına oy birliği sağlandı”
Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri ve Basın-Sen Avukatı Cansu N. Nazlı, Yayın Yüksek Kurulu üyeliğine Oğuz Karakartal’ın oy birliğiyle atanmasına tepki gösterdi. Nazlı, Karakartal’ın, Basın-Sen Başkanı ve gazeteci Ali Kişmir’in 10 yıl hapis istemiyle yargılandığı davada iddia makamının bilirkişi tanığı olduğunu hatırlatarak, “İfade özgürlüğü ve basın özgürlüğü adına bu yüz karasına oy birliği sağlayan tüm vekillerin bu halka hesap vermesi gerekir” ifadelerini kullandı.
Cansu Nazlı’dan YYK atamasına tepki: “Basın özgürlüğü adına bu yüz karasına oy birliği sağlandı”
Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri ve Basın-Sen Avukatı Cansu N. Nazlı, Yayın Yüksek Kurulu üyeliğine Oğuz Karakartal’ın oy birliğiyle atanmasına tepki gösterdi. Nazlı, Karakartal’ın, Basın-Sen Başkanı ve gazeteci Ali Kişmir’in 10 yıl hapis istemiyle yargılandığı davada iddia makamının bilirkişi tanığı olduğunu hatırlatarak, “İfade özgürlüğü ve basın özgürlüğü adına bu yüz karasına oy birliği sağlayan tüm vekillerin bu halka hesap vermesi gerekir” ifadelerini kullandı.
Bugün Kıbrıs
Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri ve Basın-Sen Avukatı Cansu N. Nazlı, Meclis Genel Kurulu’nda Yayın Yüksek Kurulu (YYK) üyelerinin oy birliğiyle atanmasına tepki gösterdi. Nazlı, yaz tatili öncesi yasama gündemli son toplantısını 29 Haziran’da yapan Meclis’te “apar topar geçirilen çok sayıda dayatma yasayla birlikte” YYK üyelerinin de oy birliğiyle atandığını belirtti.
Nazlı, Meclis Genel Kurulu’nun oy birliğiyle atadığı YYK üyeleri arasında yer alan Oğuz Karakartal’ın, Basın-Sen Başkanı ve gazeteci Ali Kişmir’in yazdığı bir yazı nedeniyle 10 yıl hapis istemiyle yargılandığı davada, iddia makamı tarafından bilirkişi raporu ve mahkemedeki şahadeti için başvurulan kişi olduğunu kaydetti.
“BİR GAZETECİNİN 10 YIL HAPİS CEZASI ALMASI İÇİN ŞAHADETİNE BAŞVURULAN KİŞİ YYK ÜYESİ YAPILDI”
Cansu N. Nazlı, Oğuz Karakartal’ın YYK üyeliğine atanmasını, basın ve ifade özgürlüğü açısından kabul edilemez olarak değerlendirdi. Nazlı, açıklamasında şu ifadeye yer verdi:
“Oğuz Karakartal, Basın-Sen Başkanı Gazeteci Ali Kişmir’in yazdığı bir yazıdan dolayı 10 yıl hapis istemiyle yargılandığı davada, bir gazetecinin yazı yazarak suç işlediğinin ispatı için Polis ve Savcılık makamı tarafından bilirkişi raporuna ve Mahkemede şahadetine başvurulan kişidir.”
Nazlı, hükümet partileri ile ana muhalefetin bu atamada birlikte hareket ettiğini belirterek, Karakartal’ın YYK üyeliğine atanmasını “mükafatlandırma” olarak niteledi:
“Evet, rejim partileri hükümetiyle ana muhalefetiyle ele ele vermiş ve bir gazetecinin 10 yıl hapis cezası alması öngörülen suçu işlediğini ispat etmek için şahadetine başvurulan kişiyi mükafatlandırırcasına YYK üyeliğine oy birliğiyle atamıştır!”
“CTP’NİN MECLİS’TEKİ VARLIĞI DEMOKRASİ İLLÜZYONU YARATIYOR”
Nazlı, CTP’nin Meclis’teki varlığına ilişkin eleştirilerini de yineledi. “İşbirlikçi hükümetin meşruiyetini tamamen kaybettiği” bir durumda CTP’nin Meclis’teki varlığının “demokrasi illüzyonu” yarattığını belirten Nazlı, partinin istifa ederek sokak mücadelesine güç vermesinin halkın yararına olacağını defalarca dile getirdiklerini kaydetti.
YYK üyelerinin oy birliğiyle atanmasının bu eleştiriyi daha da görünür hale getirdiğini belirten Nazlı, açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı:
“Ancak oy birliği ile atanan Yayın Yüksek Kurulu üyelerine bakıldığı zaman CTP’nin Meclisteki varlığının demokrasi illüzyonu yaratması ötesinde ne denli bir gaflet olduğunu da görüyoruz.”
“BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ ÇİĞNEMEK PAHASINA CTP OY BİRLİĞİNİ BOZMADI”
Nazlı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğünün saldırı ve tehdit altında olduğu bir dönemde, gazeteci Ali Kişmir’in yazdığı yazı nedeniyle 10 yıl hapis istemiyle yargılandığını hatırlattı. Bu yargılama devam ederken, yazının suç teşkil ettiği yönünde mahkemede iddia makamı tanığı olarak yer alan kişinin YYK üyeliğine atanmasına tepki gösterdi.
Cansu N. Nazlı, Meclis’teki tüm vekillerin bu atamadaki sorumluluğuna işaret ederek şu ifadeleri kullandı:
“İfade özgürlüğü ve basın özgürlüğü adına bu yüz karasına oy birliği sağlayan tüm vekillerin, başta mesleklerini icra ederken hapse gönderilmek istenen gazeteciler olmak üzere bu halka hesap vermesi gerekir!”
Nazlı, masumiyet karinesi adı altında gazetecilere hapis cezası öngören yasa tasarısının komiteden oy birliğiyle Genel Kurul’a taşınmasını ve “sahte diplomadan yargılanması gereken UBP’li vekilin Avrupa Parlamentosu temsilcisi olarak seçilmesine ortak olunmasını” da eleştirdi. Nazlı, CTP’nin bu başlıklarda da oy birliğini bozmadığını belirtti:
“Rejimin devamı için burada da basın ve ifade özgürlüğünü çiğnemek pahasına CTP oy birliğini bozmadı!”
“TEK BAŞINIZA HÜKÜMETE GELDİĞİNİZİ DÜŞÜNMEK BİLE İSTEMEYİK”
Cansu N. Nazlı, açıklamasının sonunda CTP’ye yönelik eleştirisini sert sözlerle sürdürdü. Meclis’te temsil edilen tek muhalefet konumunda bulunulmasına rağmen izlenen tutumu eleştiren Nazlı, şu ifadeyle açıklamasını tamamladı:
“Kimse kusura bakmasın da, Meclis’te temsil edilen tek muhalefetken böyleyseniz, tek başınıza hükümete geldiğinizi düşünmek bile istemeyik!”













