Bakan’a istifa çağrısı, hükümete laik eğitim ve anayasa hatırlatması
KTÖS ve KTOEÖS, Disiplin Tüzüğü toplantısı çıkışında hükümete laik eğitim ve anayasa hatırlatması yaptı. “Bu mesele bir kıyafet değil, çocuk hakları ve pedagojik güvenlik meselesidir. Tiyatroyu bırakın, istifa edin” diyerek Eğitim Bakanı'na istifa çağrısı yapan sendikalar, laiklikten taviz verilmeyeceğini bir kez daha vurguladı.
Bakan’a istifa çağrısı, hükümete laik eğitim ve anayasa hatırlatması
KTÖS ve KTOEÖS, Disiplin Tüzüğü toplantısı çıkışında hükümete laik eğitim ve anayasa hatırlatması yaptı. “Bu mesele bir kıyafet değil, çocuk hakları ve pedagojik güvenlik meselesidir. Tiyatroyu bırakın, istifa edin” diyerek Eğitim Bakanı'na istifa çağrısı yapan sendikalar, laiklikten taviz verilmeyeceğini bir kez daha vurguladı.
Bugün Kıbrıs
Disiplin Tüzüğü’ne dair tartışmaların gölgesinde bugün Cumhuriyet Meclisi’nde gerçekleştirilen görüşmede, öğretmen sendikaları KTÖS ve KTOEÖS masadan ayrıldı. Görüşme sonrası basına açıklama yapan sendika yetkilileri, laik ve bilimsel eğitimin pazarlık konusu yapılamayacağını vurguladı, Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nu istifaya çağırdı. Açıklamalarda çocuğun yüksek yararı, pedagojik güvenlik, siyasi dayatmalar ve toplumsal gerilim ana başlıklar olarak öne çıktı.
MAVİŞ: “ÇOCUKLAR İDEOLOJİK SEMBOLLERLE TANIMLANAMAZ”
KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, konuşmasında meselenin yalnızca bir kıyafet düzenlemesi değil, çocukların yönlendirilmesini önlemekle ilgili hak temelli bir konu olduğunu belirtti. Maviş, çocukların henüz karar verme yaşında olmadığını, başörtüsü gibi sembollerin pedagojik ve siyasal bir yönlendirme aracı olarak kullanılmasının çocuk hakları açısından kabul edilemez olduğunu söyledi:
“On iki yaşındaki bir çocuk başörtüsünü kendi tercihiyle mi takıyor, yoksa aile veya cemaat yönlendirmesiyle mi? Bu çocuklar ne oy kullanabilir, ne evlenebilir, ne de ehliyet alabilir. O halde bu ‘özgürlük’ iddiası samimi değildir.”
Devlet okullarının kamusal alan ve tarafsızlık ilkesi çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Maviş, laikliğin inançsızlık değil, tüm inançlara eşit mesafede durmak olduğunu hatırlattı:
“Laik eğitim dini sembollere sınır koymayı gerektirir. AİHM de bunu söylüyor. Bu çocuk kapanmaz, bu toplum buna izin vermez.”
EYLEM: “SORUNU YARATANLAR, UZLAŞIYLA ÇÖZEMEZ”
KTOEÖS Başkanı Selma Eylem, hükümetin tüzük değişikliğiyle toplumu kutuplaştırdığını, öğretmenleri hedef haline getirdiğini ve bu politik hamlenin gerisinde AKP zihniyeti ile elçilik etkisi olduğunu ifade etti. “Disiplin Tüzüğü bahanesiyle eğitimde gerici bir dönüşüm hedefleniyor” diyen Eylem, laikliğe ve öğretmen emeğine yapılan bu saldırıya karşı kararlılıkla mücadele edeceklerini söyledi.
“Bu toplumda yaratılmak istenen dönüşümün farkındayız. Eğitimde laik yapıyı ortadan kaldırmayı hedefleyen bu müdahaleye karşı sonuna kadar direneceğiz.”
Eylem ayrıca, 40’ı aşkın örgütün imzasıyla hazırlanan metni Başbakan’a sunduklarını ve anayasa, Milli Eğitim Yasası ve Atatürk ilke ve devrimleri çerçevesinde tavırlarını net biçimde ortaya koyduklarını vurguladı:
“Mesele yalnızca öğretmenlerin değil, tüm toplumun meselesidir. Bugün alınacak karar ya toplumu huzura kavuşturacak ya da gerilimin sorumlusu olacaklar.”
GÖKÇEBEL: “BU TOPLUMUN SİNİR UÇLARIYLA OYNAMAYIN”
KTOEÖS Genel Sekreteri Tahir Gökçebel, konuşmasında meseleye yalnızca pedagojik değil, toplumsal mühendislik boyutuyla yaklaştı. Tartışmaların gerisinde dış kaynaklı siyasi projeler olduğunu ve bu adımların toplumun hassasiyetleriyle oynadığını ifade etti:
“Ortaokullarda başörtüsü tartışmasını açan zihniyet, yarın dokuz yaşındaki bir çocuğun evliliğini mi gündeme getirecek?”
Gökçebel, geçmişte yaşanmış ilerici kazanımların geriye götürülmesine izin verilmeyeceğini ifade ederek, bu sürecin yalnızca laik eğitim değil, toplumun tüm değerleriyle bir hesaplaşma olduğunu belirtti:
“Bu toplum aydın, bilinçli ve mücadeleci bir toplumdur. Sinir uçlarıyla oynamayın. Bu bir dini mesele değil, ideolojik bir saldırıdır.”
BAYBORA: “TAVŞANA KAÇ, TAZIYA TUT POLİTİKASI UYGULANIYOR”
KTÖS Başkanı Mustafa Baybora, hükümetin süreç boyunca çelişkili bir tutum sergilediğini belirterek, önce tüzüğü değiştirip sonra geri çeken, ardından görüşme önerip çalıştaydan söz eden Eğitim Bakanı’na güven kalmadığını ifade etti:
“Eğitim Bakanı’nın politikası net: Tavşana kaç, tazıya tut. Uzlaştırma görüntüsüyle çözüm değil, erteleme hedefleniyor.”
Baybora, toplantıda herhangi bir somut öneri gelmediğini, sadece çalıştaydan söz edildiğini belirtti. Barolar Birliği ve öğretmen sendikalarının sunduğu çözüm önerilerinin bilimsel ve anayasal temele dayandığını, hükümetin ise bu önerilere karşılık net bir duruş ortaya koyamadığını vurguladı.
“Toplumun ilerici yüzü olarak biz kararlıyız. Laik yaşamdan ödün vermeyeceğiz.”
SENDİKALARIN ORTAK ÇAĞRISI: BAKAN İSTİFA ETMELİ, HÜKÜMET NET OLMALI
Toplantıdan ayrılan KTÖS ve KTOEÖS, basın açıklamalarında Eğitim Bakanı’nın derhal istifa etmesi gerektiğini belirtti. Toplumun kutuplaşmasına, öğretmenlerin hedef gösterilmesine ve çocukların istismar edilmesine karşı hükümetin açık ve net bir karar alması çağrısında bulundular.
Örgüt temsilcileri, sendikaların yalnız olmadığını, 50’ye yakın örgütün desteğiyle bu mücadelenin toplumsal bir uzlaşının sesi haline geldiğini ve gereken olursa yeni eylem planlarının gündeme alınacağını duyurdu.